2 Ocak 2016 Cumartesi

NANKÖRLÜĞÜ KEDİDE DEĞİL, İNSANDA TANIDIM...

Kimi insan odaya girdiğinde odayı aydınlatır, kimi insan da çıktığında.
Hepimiz bu sözün doğruluğunu defalarca yaşamışızdır.
Hani bazı insanlar vardır, onlarla ilk kez karşılaşmamıza rağmen anında kendilerinden hoşlanırız.

Bulundukları ortama neşe, canlılık, sıcaklık getiren insanlar.
Çevresindekileri rahatlatan insanlar.
Bu tip insanların yanında kendimizi rahat hissederiz, maske takmaya ve savunmada olmaya gerek duymayız...
Bu insanlar yaşama dostça, sevgiyle bakar ve etrafımdaki insanlarında böyle bakmalarına sebep olurlar...
Yaşamlarını bir serüven gibi çocuksu bir neşeyle ve haz alarak sürdüren insanlardır bunlar...
Hareketleri rahat ve doğaldır, etrafına yaydıkları enerji güçlüdür. Ve her daim gençtirler.
Bir insanın fiziksel çöküntüsünün nedeni, ruhsal çöküntüdür.




Hayata hepimiz bahsettiğim bu insanlar gibi başlarız aslında.
Sonradan şekillenir, şekillendirilir davranışlarımız.
Çoğunlukla başkaları tarafından olur bu.
Çekemezler sizin huzurunuzu, neşenizi. bakış açınızı.
İçten içe kinlenirler size. 
Ellerinden geleni yaparlar çaktırmadan kötülüğünüz için.
Niçin mi? 
Çirkinlerdir çünkü.
Yürekleri çirkindir. Bakışları çirkindir. Hayatları çirkin ve eksiktir.
Sevgisizdirler. 
Sizin sevilmeniz onların kinini kazanmanıza sebep olur.
Başarılı olmanız korkmalarına sebep olur.
Bilgili olmanız,  bilgisizliklerinin fark edileceği endişesi yaşamalarına sebep olur.
Önce işlerinden korkarlar. Ya benim yerime geçerse!!!
Sonra güzelliğinizden, zerafetinizden, giyiminizden, pozitifliğinizden korkarlar.
Çünkü yanınızda sönük, süpük bir şeydirler.
Hep yüzünüze gülerek eleştirirler iğneli sözlerle sizi.
Çok akıllılardır ya.
Siz dinlersiniz, haklısınız dersiniz içten içe aptalın önde gideni diye düşünerek.
Bir gram bile dinlemezsiniz aslında.
Zehirdir bu insanlar. 
Zehir ancak akıtılırsa hayat bulur.
Bu zamana kadar akıtamamışlarsa zehirlerini, şimdiden sonra çok zordur.
Bilirsiniz bunu. 
Onların kendilerini ne sanmak istiyorlarsa ondan sanması için hı hı der geçersiniz.
Umurunuzda bile değillerdir.
Bunun farkına varacak kadar zekide değillerdir.
Yetmez ama onlara komikliklerine devam etmelidirler.
Dünyadaki tek akıllı onalar ya. 
Bizler kimiz onların yanında, lütfen yani...
Olsun beklersiniz. Sizde oynarsınız. Oyunun sonunu merak edersiniz.
Aslında yenilen siz olacaksınız bilirsiniz. 
Çünkü yalan sizin kelime dağarcığınızda yoktur. Ucunda ne olursa olsun.
Ama bu insanlar, yalanla beslenir hayat bulurlar.
Üretim yoktur, sıfırdır.
Üreten kişiyi yok etmesi gerekir ki cahilliği anlaşılmasın.
Ne kadar yardımınız, iyiliğiniz dokunmuş olursa olsun...
 KÖTÜ KÖTÜDÜR... İYİ İYİDİR...


Mutlu ve iyi insanların konuşmalarında nasıl sevgilerini hissedebiliyorsak,
Mutsuz ve kötü yürekli (niyetli) insanların konuşmalarından da sevgisizliği ve zehirli sözcükleri hissederiz...

HÜLYA ÇAKICI

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder