21 Ocak 2016 Perşembe

Ne istersen yap, hiç kimseye zarar vermediğin sürece...

Küçük bir çocuk resim çiziyordu. 
Öğretmeni yanına yaklaştı ve ne çizdiğini sordu.
Tanrının resmini çiziyorum.
İyi ama Tanrının neye benzediğini kimse görmedi ki.
Çocuk güldü, Birazdan görecekler.



Aslında küçük bir çocuktan bile örnek alabiliriz.
Hayal gücünü hiçbir şeyin kısıtlanmasına izin vermiyor.
Öğretmeninin bile. Sınırsız, özgür, yaratıcı bence harikulade bir beyin.
Kısıtlamalar, ezmeler olmasa geleceğin dahilerinden biri.
 
Tıpkı bu çocuğun zihni gibi sınırsız, özgür ve yaratıcı düşünelim.
Bu Dünya'da kayda değer başarıları, yalnızca sınırsız düşünmeyi öğrenenler elde etmiştir.
Hayal kur, kurduğun hayali uygulamaya çalış. 
Peki kurduğun hayal, senin gücünün çok çok üstündeyse onu nasıl elde edeceksin. 
Elbete elde edemeyeceksin.  Buda sende büyük bir yıkıma sebep olacak
Ama gücünün yettiği şeyi istersen öz güvenin artacak ve kazanan taraf olacaksın
 
Hepimizin değişmeyen ve değişmeyecek olan tek bir amacımız var. Para ve ün.
Kimse,  bu benim için önemli değil  demesin. Her insanın bilinçaltında bu var.
Ama hayatımızı bir para denemesi olarak kullanmayalım.
Yine bunun için olduğumuzdan farklı görünmeye çalışmayalım.
Çünkü, farklı görünme çabaları en büyük güvensizliktir.
Neyseniz o. 
Eksiklerinizi, ne istediğinizi belirleyin ve bunu kendi kişiliğinizle uygulayın.
Onun, bunun, şunun onayını alacağım diye uğraşmayın. 
Onay istediğiniz kişiler kim. Bilmem şu mevkinin sahibi vs.
Size onay verecek bilgi ve beceriye mevki, kıdem, ün sahibi olduğu için mi karar verdiniz.
Sallayın ya. 
Kim bilir o nasıl geldi oraya ve nasıl duruyor. Nasıl düşecek.
Kendi olan kazanır nokta. Başkası olan kaybeder.
Anlık görünen kazanımlar, adından da belli işte. ANLIK.
Deniz her gün biraz daha geri çekilirken, sığ alanlar kalabalıklaşıyor.
Denize ulaşmak için sığlardan  geçmek lazım bir hamle yapıp
Egonun devreye girdiği bir dolu yerde  Şunu diyebilmeliyiz.

Egocum seni seviyorum. Beni koruduğunu da biliyorum. 
Yahu gel şunu bir de şöyle deneyelim diyerek-ten yargılardan, yanılgılardan kurtulabiliriz sanki  
Belki bir sürü şey değiştiririz, bazen yanılgılar da güzeldir.
Su gibi olacaksın. Her kalıba uyup, dilediğinde kalıptan taşabilecek, donup kalabilecek, 
buhar olup uçabileceksin. Akarsu gibi berrak, şeffaf ve her zaman taze duracaksın.
Nasıl mı? Kafalar harman yeri gibi oldu değil mi?
Egonu, egomu yendiğimiz zaman tabiki de.
O zaman sıradaki yağmur hepimize gelsin.
Yıkasın ne varsa. 
Ne kir kalsın, ne de kalplerde kin ve fesatlık  
 
Bir Vikan nasihatı şöyle der. Ne istersen yap, hiç kimseye zarar vermediğin sürece.
(VİKA= kendi içinde çeşitli kollara ayrılan, doğa tabanlı, çağdaş bir pagan dinidir.
Vika inanışına sahip olanlar, kendilerini VİKAN olarak adlandırır.)
İnsan kendi gücünün farkına vardıkça, başkalarına olan bağımlılığını da azaltır...
 
HÜLYA ÇAKICI

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder