25 Şubat 2016 Perşembe

ANAYASA MAHKEMESİ özetle HAK İHLALİ dedi!!!


Yargılama henüz bitmiş değil. Bu sadece tutuksuz yargılama ile olan karar ki mahkeme haklıdır. Her birey aksi ispatlanıncaya kadar suçsuzdur.
Her şeyden önce, düşünce özgürlüğü ruhun yaşamasıdır.
Bu hak ihlali keyfi olarak yapıldı.
Bu hak ihlali bazıları mutlu olsun diye yapıldı.
Bu hak ihlali hak ve özgürlüklere yapıldı.
Bu hak ihlali konuşan, yazan ve çalışan beyinlere yapıldı.
Bu hak ihlali vs.......
Adalet Kör de, Topal da olsa gün gelir herkes gerçekler ile hesaplaşır. Bir gün!
Hakkını bir şekil de arayamayan ve tutuklu olanların darısı başlarına.
Yakında Anayasa Mahkemesi üyelerini de değiştirirler. Fazla umutlanmayalım :(
Bu kararda insan hakları mahkemesinin de büyük bir etkisi var. Basın özgürlüğü bizler için. Olması gereken oldu. Bazı zihniyetlerin zorlanması gerekiyormuş. Halbuki mantığı ellerine alıp düşünseler hukukun bir gün onlara da/herkese lazım olacağını görürler.
Can Dündar ve Erdem Gül, İnsan hakları mahkemesine başvurdular. İnsan Hakları Mahkemesi de Türkiye'deki Mahkemeye serbest bırakılmaları yönünde paylaşım da bulundu.
Peki içeride geçen günlerin hesabını kim verecek?
Bu sonucu ilk günden halk biliyor. İçeri girmelerini isteyenler ve bu kararı verenler bilmiyor mu?
Tabi ki biliyorlardı. Amaç gözdağı vermek, yıldırmak, bezdirmekti.
Yazdıkları ortada zaten. Dünyanın bildiği şeyler. Devletin yaptığı yanlışlıkları, kamu oyuna duyuran gazetecilerin içeriye atılması!
Gazeteci sadece dikte edilen şeyleri yazan değildir. Araştıran, bulan, halkın haber alma hakkı doğrultusunda ulaştığı gerçekleri yazandır. Onların özgürlüğü demek halkın özgürlüğü demektir.
Suçsuz olup, boş yere yatanların yerlerini tez zamanda gerçek suçlular alır umarım.
Anayasa mahkemesinde döneceği belliydi diyor hukukçular.
Peki tutuklama kararı isteyen savcı ve tutuklama kararı veren hakim hukukçu değil miydi?
Nasıl hukukçu bunlar o zaman?
Kimin hukukunu uyguladılar?
Hukuk nasıl bu kadar farklı yorumlanıyor?
Anayasa Mahkemesinin öğrendiği, uyguladığı hukuku alt mahkemedeki hakimler bilmiyor mu?
İnsan hayatı ile bu kadar oynamaya kimsenin hakkı yoktur.
Hiç kimse, hiç bir şeyinden güven duymamalı yargının bağımsız olmadığı ülkelerde. Bir mahkeme kararı ile her şeyini yitirebilir çünkü!
Sonuç da kaçmasınlar diye tutuklandılar değil mi? Bakalım kaçacaklar mı? :(
Bu karar iyi gibi gözükse de 3 ret 12 kabul oyu çıkması şaşırtıcı. Son yılların adaletin de boyle bir sonuç çıkmadı. Bakalım bu karar ne için verildi?
Yedi haziran seçimlerinden önce de Tuncay Özkan'ı böyle bıraktılar. Seçim yatırımı olmuştu o zaman. Öyle bir şey olmaz umarım. Malum her girip çıkan yandaş oluyor. Allahın bir hikmeti olsa gerek. Her ne kadar istemesek, sevsek, saysakta zamanla göreceğiz.

HÜLYA ÇAKICI

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder