7 Şubat 2016 Pazar

İşin çok zor çok Türkiye

Suriyeli sığınmacılar nüfusa orantılı bir şekilde dağıtılmalı'
Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ensar Nişancı, Türkiye'nin sığınmacı sorununa yeni bir vizyonla bakılması gerektiğini söyledi. Prof. Nişancı, nüfusun şehirlere orantılı bir şekilde dağıtılmasının artık bir zorunluluk olduğunu belirterek, Kilis, Gaziantep, Şanlıurfa ve İstanbul'daki yoğunluğa karşın, kuzey illerinde sığınmacı nüfusunun yok denecek kadar az olduğunu söyledi.
Türkiye'de yaşayan 2,5 milyona yakın sığınmacı için hem ülkenin iç mekanizmalarını hem de göç edenlerin kültürlerini ve sorunlarını birlikte düşünecek büyük bir akla ihtiyaç olduğunu söyleyen Prof. Nişancı, "Söz gelimi, Türkiye'ye gelen göçmenler içerisinde eğitim çağında olan çocuklar var. Eğitim alamıyorlar. İş beklentisinde olan insanlar var. Bu insanlara bir şekilde iş temininin yapılması gerekiyor. Bu insanları artık ne kadar konteynırlarda tutabilirsiniz? AFAD'ın yapmış olduğu o çadırkentlerde ne kadar muhafaza edebilirsiniz? Bu nedenle bunlara ilişkin orta vadeli programların yapılması bir aciliyet noktası haline gelmiştir" diye konuştu.
'KUZEY İLLERİNDE YOK DENECEK KADAR AZ'
Bugüne kadar Türkiye'ye göç eden sığınmacıların, ülkenin belirli yerlerine yoğunlaştığını aktaran Prof. Dr. Nişancı, Kilis, Gaziantep, Şanlıurfa ve İstanbul'da aşırı bir yoğunluk olduğunu, bunun yanında kuzey illerde sığınmacı nüfusunun yok denecek kadar az olduğunu söyledi. Prof. Dr. Nişancı, nüfusun orantılı bir şekilde dağıtılmasının artık elzem bir ihtiyaç olduğunu belirtti.
Prof. Dr. Nişancı, "Sığınmacıların güvenliğe ilişkin kaygıları ortadan kalktı. Fakat bir süre sonra bu hayat tehlikesini aşan sığınmacılar, artık sosyal haklarına da sahip olmak istiyorlar. Kendilerine bir hayat kurmak istiyorlar. Dolayısıyla sosyal hak talepleri doğmaya başlıyor. Eğitim ihtiyaçlarını karşılamak istiyorlar, istihdam ihtiyaçlarını karşılamak istiyorlar. Siyasal ihtiyaçları belki şu anda erken ama onların da en azından uzun vadede bir sorun olarak karşılarına çıkıp, onları da karşılamak isteyeceklerini düşünmemiz gerekiyor" dedi.
'KISMİ VATANDAŞLIK İSTİYORLAR'
Prof. Dr. Ensar Nişancı son olarak şunları kaydetti:
"Türkiye'de bir süre kalan sığınmacıların, bir süre sonra Avrupa'ya yöneldiklerini görüyoruz. Avrupa'ya gidişlerindeki temel amaçları, sivil ihtiyaçlarını karşılamak değil. Aksine sosyal ihtiyaçlarını, yani istihdam, eğitim, istikrarlı bir sağlık hizmeti gibi ihtiyaçlarını gidermek istiyorlar. Sosyal olarak tanınmak istiyorlar. En azından kısmi vatandaşlık istiyorlar. Yoksa bunlar için halihazırdaki misafir statüleri artık sıkıcı olmaya başlamıştır. Bu nedenle Türkiye'nin sığınmacı sorununa yeni bir vizyonla, yeni bir gözlükle bakma ihtiyacı ve vakti gelmiştir."
Alıntı 

İşin çok zor çok Türkiye :(
Yardım etmek başka bir şey, Ülkenin dört bir yanına Suriyelileri salıp, kaynaştırma yapmak başka bir şey. Hiç bir kayıt işlemi yapılmadan neden tüm Ülkeye yayılmalarına izin verildi/veriliyor? Ne zaman geri gidecekler/gidecekler mi? 
Zamanında Turgut Özal Irak için aynı senaryoyu yazmış ve bir çok Irak'lı kürde vatandaşlık ve oy hakkı verilmişti. Tarihin tekerrür etmesine izin verilmemeli.
 
Aynı şeyleri yaşamamak için
Bir fikir söyleyebilirim;
Türkiye, Suriye topraklarında tüm sığınmacıların yaşayacağı bir kent kurulmasına öncülük etmeli ve Batılıların bu işe desteğini sağlamalıdır.
Ülkesini satan, ülkesi için savaşmayan her şeye layıktır. Kazık kadar adamlar. Niye barındıracağız? İki gün sonra bizi sırtımızdan vururlar, geçmişte yaptıkları gibi. Din kardeşliği falan hikaye.
 
Yine bir fikir daha söyleyebilirim; 
Doğuya kürt bölgelerine yerleşsinler. Nüfus karışsın. Yoksa tek kürt bölgesi yapılırsa özerklik ister, ayaklanma çıkarır, savaş çıkarırlar. Van, Kars, Şırnak, Cizre, Hakkari, Diyarbakır, Bitlis. Madem burada yaşamak istiyorlar, yok öyle beleşe yaşamak askere alın maaş verin. Gönderin Diyarbakır'a Sur'a, Cizre'ye savaşsınlar. Türkiye'de millet karnını zor doyuruyor.
 
Bir fikir daha ekleyebilirim;
ABD-Avrupa vs. sayıyla alıyorsa, biz de öyle yapabiliriz. Hiç bir mecburiyetimiz yok onlara bakmak adına. 
Bunun sonuçları yani bu kadar gereksiz (kelimeler burada yetersiz benim için anladınız siz onu) Suriyeli bize çok pahalıya mal olacak. Evlatlarımıza bırakacak bir Türkiye kalmayacak belki de.
 
Çevremiz de mülteci falan görmek istemiyoruz. Bu kadar net. Zaten karınca gibi etrafta dolaşıp neler yapmıyorlar. Bir arkadaşıma şöyle bir teklifle gelmiş. Suriyeli namuslu? bayanın birisi, yalnızsın ev işlerini yapar, istediğinde de yatarım seninle 2000 lira yeter bunun için demiş. Beni takip etmişler, yalnız olduğumu öğrenip böyle bir teklifle geldiler. Kadının yanında 3 erkek pis pis bakayordu bana bunları konuşurken. İnan korktum dedi. Evden çıkıp ailesinin memleketine gitti korkudan. Haklı.
Düşünün, takip ediliyorsunuz aylarca ve size tehdit gibi bir teklifle geliyorlar. Çok Üzgünüm ama pislikler demek istiyorum. Tek kelime ile. Kendi vatanına hayrı olmayan asalaklar hepsi de. Dertleri beleş hayat. Vatanına ihanet eden bu ülkeye neler yapmaz. Bu insanlarda ne gurur var, ne vatanseverlik. Burada bir cafe açtılar. Bakıyorum Suriye'li gençlerle dolu, hallerinden memnun hepsi. İnanın bana, Türkiye ve Avrupa Birliği zorla bunları toplasa savaşmak için hepsi yine kaçar başka ülkelere.
 
Bir fikir daha vereyim; (istedikten sonra çok üretilir ve yapılabilir, uygulanabilir hepsi de)
İktidarın en çok oy aldığı illere yerleştirilsin din kardeşlerimiz :(
Suriyelilere günlük 20 TL vererek Türkiye'ye göçe AKP özendirdi. Esat'ı devireceğiz diye. O nedenle diğer illeri rahatsız etmesinler. Hem bir güzel dayak yer terbiye olurlar. Karadeniz insanı onlara pabucunu ters giydirir emin olun. Arkalarına bile bakmadan kaçarlar. Yarı yarıya Karadenizli olduğum için çok iyi biliyorum. Gözümün önüne halleri geldi bir an :) Onları davet edenler kasıtlı olarak hemşehrilileri ile araları bozulmasın diye o bölgeyi doldurmuyorlar. Sadece o bölgede biraz serpiştirme Suriyeli var. Onlar da zengin ya da eğitimli, görgülü olanlardan.
Esad ile arası iyi olan Rusya, İran ve Suriye'nin fitili ateşleyen Arap Ülkeleri Suudi Arabistan, Katar ve hatta kendi milletlerinden olan diğer Arap ülkelerine gönderilsinler. Türkiye'nin Araplaştırılmasına hiç gerek yok. 
 
Bir fikir daha ekleyebilirim; biraz acımasız ama bize kim acıyor. 
Suriye'lilerin hepsi sınırda kamplarda bekletilsin. Uluslararası yardım kuruluşları yardım etsin.
Can güvenliklerinin olması yeter de artar bile. Neden sahiplenmemiz gerekiyor? Neden? Neden?
 
Ürdün kralı halkımın refahı için daha fazla mülteci kabul etmiyeceğim diyor. Avrupalıların geri göndermek için yapmadıkları kalmadı.
Kimse ülkesinin düzenini ve halkının güvenliğini, huzurunu bozmak istemiyor.
Hangi Ülke bombalıyorsa oraya gitsinler. Madem vatandaşla işleri yok. Attıkları bombaların artıklarına baksınlar. 
 
Neredeyse 79 milyon vatandaşı olan Türkiye bütün sorunlarını halletti. Sıra Suriye'nin korkak vatandaşına geldi. Memlekette hiç işsiz yok, aç açık yok, gariban yok sanki. Milyarlarca dolar para harcandı elalem için. O paralarla hastaneler, evsiz vatandaşa ev, okullar vs. yapılırdı. 
Yakında vatandaşlık da verilir, sosyal araplaşmayı tamamladık sayelerinde. Etnik olarak da araplaşmayı sağlamış oluruz.
Evet bu konuda bencilim. Önce kendimi, Ülkemi ve vatandaşlarımızı düşünüyorum. 
Büyük Devlet, Ülke vatandaşlarının çıkarlarını her durumda koruyabilmekle olunur.
Başkalarının çıkarlarını? korumakla olunmaz.
 
HÜLYA ÇAKICI 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder