4 Şubat 2016 Perşembe

Müşterisi olduğu sürece sömürü devam edecektir...

Allah akıllarını kullanmayanların üzerine pislik yağdırırım demiş ve bu pislikleri başımıza getirdi.
Yani bütün çalışan kadınlar potansiyel ahlaksızdır, bunu söylüyor doku başkanı.
Kötülüklere şartlanmış zarar verici beyinler ve kişilik bozukluklarına tedavileri şart olan kişiler kategorisine girer böyle söylemleri dağıtan ve uygulayanlar. 
Düzelmeleri veya düzeltilmesi gerekli. Bir kadının veya erkeğin niyeti kötü olduktan sonra bunu her yerde yapar.
Ben çalışmak zorundayım, çalışmadığımı farz edelim. Bana ve çocuklarıma kim bakacak devlet mi?
Çalışmasam fak, fok fonundan mı yararlandıracak. Dokusu bozuk adamı sosyal doku başkanı yapmışlar.
Onlar cariye adayları nikaha gerek yok. Dediği lafa bak. Bu beyni çökmüşler bir nevi paralı asker. Kamuoyunu meşgul etmek için maaşlı çalışanlar. 
Ortaya bir şey atıp halkı gündemden uzaklaştırma operasyonu bunlar.
Asgari ücrete bakın, ev kiralarına bakın. Sizin gibi dalavere ile halkı kandırarak, cennette arsa satarak, sömürerek kolay para kazanamıyor bu millet.
Çalışan kadın maaşıyla evine, eşine, çocuklarına, anasına, babasına katkıda bulunuyor. 
Kadınların ekonomik özgürlüğe sahip olması kendilerini rahatsız ettiği için kin kusuyorlar. 
Ayrıca emeklilik hakkı elde etmeleri ayrı bir avantaj sağlıyor ailesi için. Kimseye el açmamanın neresi fuhuş.
Kadın bakanlar için geçerli değil bunlar demek ki hepside tepkisiz. Duymadık, görmedik, bilmiyoruz ayaklarındalar.
Hatırlatalım ki, annende bir kadın. Senin seni doğuran varlığa saygın yok. Varlığına ne denirse az.
Kız çocuğumuz oynarken aman etek giyme açılır bir tarafın derken, oğlumuza, “Göster amcaya pipini” deriz. Erkek varlık amacı çünkü. 
Yani size göre kadın bir mal, istediğin gibi sahip ol. Namus kavramı size göre sadece dilde düşüncededir.


Ülkemizde kadın-erkek nüfus oranı birbirine bu kadar yakın olmasına rağmen, toplumumuzda kadınlara yönelik bakış açısı neden bu denli kötü?
Güçlü durması için ezmesi, güzel görünmek için aşağılaması mı gerekiyor, istediğiniz bu mu? 
Gelecekteki amaçlarına uygun ve kendilerini sorgulamayacak olan bir halk yaratmaya çalışıyorlar. Bütün eğitim kurumlarını, bu yönde yönetiyorlar, 
bu amaç ile eğitim sistemleri oluşturuyorlar ve eğitim veriyorlar.
Bugün erkekleri suçlasam da kadınların tembel kesimi, kendini göstermeye üşenen kesimi, kendini aciz gören ve söz söylemeyen kesimi de bugün bazı kadınların mağduriyetlerini yaratıyor. Üretim gücünü elinde bulundurup üretime katılmayan çok fazla kadın var. Tamamen bir erkeğin, eşinin, abisinin, babasının ekonomisiyle yaşayıp, daha sonrada sosyal medya ve mecralarda kadınları savunmak yakışmıyor ve bir işe yaramıyor.

Atamızın kurduğu laik cumhuriyette kapalı olmak kolay. Çünkü araba kullanıp, makyaj da sınır olmayan, altta daracık kot, üste türbanla, hiçbir özgürlüğünüz sınırlanmıyor bunu laik düzene borçlusunuz. Birde sizin isteyip savunduğunuz düzene geçilsin bakalım, bu yaptıklarınızın sadece birini bile yapabiliyor musunuz. O zaman kadının adı olmayacak, hiç bir hukuk kuralı sizlere işlemeyecek, daha bu günden doğurduğunuz kız evlatlarınıza öz babalarının sarkıntılık yapmasını meşru sayan bir zihniyet var. Bu bir anne için ne demek, ne kadar acı bir durum. 
Bayanlar aklınızı başınıza alın ve atamızın biz kadınlara sunduğu özgürlükten vazgeçmeyin. Bu imam kafalı erkekler, sanırım çalışan eşlerinin namuslarından şüpheye düşmüş. Ve aynı dertten acı çeken cemaatte imamdan topluca yardım desteği istemiş olmalı. Zavallı imam ne yapsın? Aldığı parayı hak etmeli. 

İnsanlar ihtiyaçları gereği sahiplendikleri düşünceleri ile birlikte, yanlış olan şeytani düşünceleri de, menfaatlerine uygun doğrular olarak üretebilir sahiplenebilir ve bunları da diğer insanlara, çeşitli yöntemler ile doğru olarak kabul ettirebilirler ve bu yanlışları insanlar doğru olarak benimsemiş olarak yaşayabilirler. 
Ben sizlere oy veren kişilere kızıyorum. Onlar da suçlu sizin kadar.
Her dinde, hırsızlık, katillik, şerefsizlik, annesine bacısına kötü gözle bakmama, çocuk yaştakilere sapıkça sarkmama, vatana ihanet etmeme gibi bir takım kesin kurallar vardır. Maşallah bunlarda tüm değerler yok olmuş. Her türlü pislik mevcut. Toplumun ahlaki kurallarını bozmak için programlanmışlar. 
Gıdaları para, seks, petrol. Allah bunlara akıl vermemiş. Kendi ailelerinden düşündüklerini yansıtıyorlar. Ailelerinde hiç çalışan kadınları yok mu?
Mutlaka vardır. Onlar öyle mi? Bir atasözümüz vardır. Kör yer içer kendinden pay biçer. 
İslam dini şiddet ve kötülüğe karşıdır. Bunlar ise şiddeti, baskıyı öne çıkarıyor.
Mecburen çalışan kadına kötü gözle bakan iş yerinde mevki sahibi olan veya patron olan pisliklere ne demeli.  
Önce kadınlarımızın kendilerine saygılı olmaları lazım. Toplumumuzda bir çok kadınımız saygının hak olduğunu bile bilmiyor.
Kadınlar erkekleri böyle yetiştirir, böylesine şımartırlar-sa olacağı bu. Hala kocam dayak attı ama o haklıydı diyen kadınlarımız var.
Bu rejimde kadının adı yok. Kadın erkek eşitliği ya da zulüm görmemesi demokratik laik toplumlarda olur.

Hep düşünmüşümdür. Bu insanlar hem camiye gidip hemde onca günahı nasıl işlerler diye. Meğerse kıbleleri tersmiş. 
Gülüyorum ağlanacak halimize. Kıblesini şaşırdı diye bir söz vardır.

HÜLYA ÇAKICI

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder