28 Mart 2016 Pazartesi

Çocukları çocuk, gençleri genç olarak görmek istiyoruz.!


Herodot, 2500 yıl önce Barışta oğullar babalarını gömer, savaşta ise babalar oğullarını gömer! demiş.
Asker devlet demek, hükumet demek, millet demektir. Eğer Askerin ülken de şehit ediliyorsa ve senin askerini şehit edenler şehirler de elini kolunu sallayarak dolaşıyor ise ellerini kafan da birleştirip bir düşünmenin zamanı gelmiş de geçiyor demektir!
Bir ananın oğlunu, bir kadının eşini, çocukların babalarını kim geri verecek. Benim askerim, polisim orada savaşırken, oradaki halk ne yaptı peki? O hendekler kazılırken neden o hainlere karşı çıkmadı, neden savaşmadı? Neden toprağını bırakıp kaçtı? Bunun hesabını  sormak gerekir. 
Kaçanla savaşan ayrımı ne zamana kaldı? Kuyular, tüneller kazılırken devlet görmüyor desek, peki oradaki halk ne yapıyordu?

22 yaşındaki bir gencin terörist öldürme tecrübesi ne olabilir ki? Yazık bu çocuklara. 
Kendi torunu tabutta, dedesi tabutun önünde duran askerin gözyaşlarını siliyor. Şehitlerimizi yalnız bırakanlar utansın!
Çocukları çocuk olarak, gençleri genç olarak görmek istiyoruz. Çoğulculukların yaşayabilecekleri bir dünya da yaşam hakkına sahip bir birey olarak, onları da gülerek, oynayarak, öğrenerek görmek istiyoruz! Onları koruyarak, arkalarında olarak yetişmelerine fırsat, alan ve mekan sağlayarak! Çocuklarımızı koruyalım. Toplum da olan her şey için sorumluluk taşıyoruz! Çabamız insan yetiştirmek olsun! Öldürmek değil!
Don Kişot'un yel değirmenlerine savaş açması gibi bir şey oldu artık. Teröre kaç ülke destek veriyorken arada çözüm süreci diye bir şey vardı. Türkiye için çok tehlikeli bir süreçti. Tavşana kaç tazıya tut denmemeliydi. Jetler vuruyor kaç zamandır neden bitmedi. Daha kaç bin şehit verilecek. Her gün onlarca terörist etkisiz hale getirildi deniyor. Ama bir iki terörist cenazesi gösterildi. Her gün üçer beşer şehit haberi alıyoruz. Cenazeleri defin ediliyor. Fakat teröristlerin cenazeleri gösterilmiyor.

Terör dün vardı. Bugün var. Maalesef yarınlarda da olacak. Terör tüm dünya da bitmeyecek bir bela. 
Bu teröre lanet trafik canavarı gibi bir şey. Sanki bizden değil? O suçlu biz değiliz? Hepimiz sorumluyuz ve bazılarımız kurban. Ambulans vaktinde geldi. Kan ihtiyacı yok. Çünkü her yer kan.

Teröristin yuvalanıp silah/mühimmatını rahatça yerleştirdiği ve karış karış bildiği bir bölgeye güvenlik güçlerini neden sokarlar? Uyarını yap. Süre ver. Çıkan çıkar. Çıkmayan da sonucuna katlanır. 
Hava ve tank bombardımanıyla gir. Tamamen temizlendiğinden emin olduktan sonra sok oraya askerini/polisini. Sonuçta taş üstünde taş kalmayacağa belliyken niye boş yere vatan evlatlarını şehit ettiriyorsunuz bölge de. Teröristlerin olduğu bina, sokak, mahalleden siviller boşaltılıp top ateşiyle fazla yaklaşmadan müdahale edilebilirse kayıplar azalacaktır.
TSK'nın çelik miğfer konusunda ısrar etmesi lazım, HÜKUMET para yok diye tekliflerine olumsuz cevap vermiş. 
Operasyon tamamen teröristlerin istediği şekilde ilerliyor olan askerimize/polisimize/şehitlerimizin yakınlarına oluyor.

Artık diyecek kelime/cümle/söz  kalmadı. Sonunda buna da yani her gün gelen şehit haberlerini de alıştı bu milleti. 
Askerimiz/polisimiz can verirken, sanki her şey güllük gülistanlıkmış gibi durumumuz.
Hükumet yönetim çizgisini bu şekilde devam ettirir, halk da sessiz kalırsa şehitlerimiz haklarını kesinlikle helal etmeyeceklerdir hiçbirimize.
İstediğin gibi yaşa bir gün öleceksin. Kimi seversen sev bir gün ayrılacaksın. Ne yaparsan yap bir gün hesabını vereceksin.!

HÜLYA ÇAKICI 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder