2 Mart 2016 Çarşamba

HÜKUMETİN ÜRETTİĞİ BAKTERİ! Diyarbakır'da savaş istiyormuş?


HDP'liler Diyarbakır'da savaş istiyoruz diye bağırdı. Selahattin Demirtaş'ın çağrısı ile Sur'a yürümek isteyen HDP'li bir grup Kürtçe: "Barış değil savaş istiyoruz" sloganı attı.
Buyurun savaşalım.

VAY BE NE KADAR ÇOK VATAN HAİNİ BESLEMİŞİZ. HÜKUMETİN ÜRETTİĞİ BAKTERİLER BUNLAR İŞTE...
Atana değil, bu naraları attıranlara bakacaksın.
Askerlerimize, polislerimize, memurlarımıza hain ve sinsi saldırı dışında ne yaptınız?
Siz kim, savaşçı olmak kim? Tamam hadi savaşalım desek bir delik bulursunuz istiflenmeye.
Kafasının içi saman, dışı da teneke kaplı şahıs. Bugün kürt dediğin Suriyeli'ye Avrupa sınır da hayvan muamelesi yapıyor.
Diyarbakır'daki insanları Avrupa'nın düşündüğünümü sanıyorsun.
Avrupa'lılar Diyarbakır'ı alsa, önce Diyarbakır'daki Kürtleri yok ederler. TÜRKİYE'NE SAHİP ÇIK. Hiç bir ülke senin gözünün yaşına bakmaz. BUNDAN BAŞKA TÜRKİYE YOK.

Savaş istiyorsanız!
Diyarbakır, Sur ve Yenişehir, Bismil, Silvan, Şırnak'ın Cizre, İdil, Silopi, Mardin'in Nusaybin İlçeleri'nde neden savaşmayıp kaçtınız?
Yaverliğini yaptıkları Avrupalılar mültecileri insan yerine koymuyorlar. Bunlar da savaştan bahsediyorlar. Sonra da çıkıp meclis kürsüsün de ağlıyorlar.

Gerçekten hainsiniz, nankörsünüz. Askerimizi, polisimizi şehit ederek anaların, babaların ciğerini yaktınız. Doğmamış bebekleri babasız, gencecik kadınları eşsiz bıraktınız.

Türk milletini boş sanıyorlar anlaşılan.  Millet bir ayaklanırsa sizi kimse kurtaramaz.
Dedikleri gibi çıkıp savaşma cesaretini gösterebilseler?
Gösteremezler yemez çünkü.
Onun yerine gizli tüneller, sığınaklar kazıp, uyurken veya arkadan vurmayı tercih ederler. Kalleşlik kanların da var. Yüzüne yüz kurban, dönünce hançer. Savaşsalar bile iki gün sonra katliam var!! diye ağlamaya, zırlamaya başlarlar.
Amaçları Türkiye'de iç savaş çıkarmak.   Birleşmiş Milletlere (BM) Türkiye'yi böldürmek.
Onları oraya toplayanları hala neden mecliste tutuyorlar?
Yanlış siyasetle gelinen nokta da bizi adam yerine koymuyorlar mı?
Sandığınız gibi değiliz. Bu Ülke de rahat rahat geviş getiriyorsanız, Türk Ulusunun gücündendir. Bizi korumayan, bize saygı göstermeyen, bir sistemin altın da duruyorsak bayrağımıza, milletimize saygımızdan, sevgimizdendir. Ülkenin son yıllarda sergilediği sonuçlara bakıp, bu millet öldü? diye düşünmesin kimse! Bu topraklar kanla kazanıldı.

Zamanın da Çiller başlarım onların dokunulmazlığına Alın dokunulmazlıklarını demişti.
Onaylamadığımız bir çok eski politikacı ve X kişilerin, gün geliyor ne kadar haklı olduğunu görüyorum ve üzülüyorum.
Hadi biz daha çömezdik hayatta, hiç mi düşünmedi o zamanın muhalefeti?/halkı?
Kadın bal gibi de geleceği görmüş.
Şunu görüyorum herkes ve kendi ailem de dahil buna.
Tuttuğu parti ne derse o? Neden?
Bana DENİZ BAYKAL (her şeyi) ve KILIÇDAROĞLU'nun konuşmalarının çoğu ters geliyor.
Deniz Baykal'ı onaylarsak zaten hepten ülke olarak tepe taklak gideriz. Kılıçdaroğlu başından beri pasif ve elini masaya vuramayan, etki ve tepki altında kalan bir politikacı.
MHP koltuk sevdalısı. AKP yanlısı kişilerin ele geçirdiği kukla parti.
Şimdiki gibi olmasa bile o zamanın sorunlarına göre partiler yanlış kararlar vermiş/verir/verecek. Normal bu hayatta böyle değil mi? Hangimiz her kararımıza doğru diyebiliriz?
Neden ben X partiyi tutuyorum diye gibi her dediğini onaylayıp, doğru bulayım. Düşünemiyor muyum?/kör müyüm?/aptal mıyım?
İşte bunu anlamıyorum.
Erbakan'ın söyleşi ve ders notlarına denk geliyorum arada.
Vay diyorum. (Birileri bana turizm de iş verene kadar sözleşmeli öğretim görevlisi olarak, yazı yazarak vs. çalışıyorum:) Neyse buradan duyurulmuştur :))
Örneğin, Erbakan X bir üniversitemiz de siyaset üzerine konuşacak. Kürsüye çıktığın da, daha konuşmaya başlamadan ARANIZ DA ERBAKAN'CI OLAN VARSA DIŞARI ÇIKSIN LÜTFEN diyor. Bire bir tarafsız bir tartışma ve konuşma olmasını istiyorum. Hepimize faydası dokunup, benim de, sizlerin de gelişmemize, yanlışlarımızı düzeltebilmemize olanak sağlasın diyor.
Yazısını okuduktan sonra video kayıtlarını da izledim.
Bu nedir? On Numara beş yıldız bir davranıştır. Kimsenin kolay kolay talep etmeyeceği bir ileri görüşlülük. Ben bunu Şu an da bile, görünen köy kılavuz istemez iken, aileme anlatsam. Bir de azar yerim üstüne. Ne saçmalıyorsun, dinci mi oldun sen diye.
Körü körüne particilikle bu günlere geldi Türkiye.
Yazılarım da ve hayatım da, önce gerçeği öğren sonra karar ver mantığı kullandım hep.
Ha Erbakan'ın bir sözünü beğendim veya Çiller'in bir sözünü beğendim diye CHP'yi bırakacak değilim.
Demem o ki aynı parti, ırk, din, dil vs. olması insanların arkalarından gitmelerini gerektirmez. Yanlış davranış sergilediklerin de önce kendi partilileri dur bakalım demeli.
İşte bu durum tam budur. HDP gaz veriyor, diğerleri gaza geliyor. Hop dur bakalım orada, biz asırlardır bu ülkenin ekmeğini yiyoruz ve bu ülkenin vatandaşıyız diyemiyorlar.

Devletin terörle mücadele kanunları nerede? Çöpe mi attınız?
Kanunlar? Nerede?
Savcılar nerede?
Valiler nerede?
İç İşleri Bakanlığı nerede?
Halkı isyana teşvik edenlere karşı gerekli işlemler neden yapılmıyor?

Bu sorunu halk değil siyasiler çözer. Selahaddin Demirtaş nasıl savaş çağrısı  yapıyor ise, isterse susun ve oturun da diyebilir. Neden demiyor?
Hükümet bu işe el atmalı. Halk değil.
Allah orada görev yapan askerimize, polisimize güç, kuvvet ve sabır versin.

Bunları gerçekler olduğu için yazdım. Ama şu da var. HDP savaş istemez.
Bu bir oyun olup, AYM UNUTTURULMAK İSTENİYOR olmasın.
90 yıllık enkaz yarı yarıya tuttu. Halkın yarısı AYM üzerine oynanan oyunu gördü ve diğer yüzde yirmibeşinde görmesini sağladı.
Burada ise yıllardır verilen şehitlerimizin üzerine ve toprağımızın üzerine oynanıyor.
Bu defa halk yüzde yüz dönüp Diyarbakır tarafına bakarsa AYM tarih olur. Bakmayın gerçek oyunu görün. İstiyorlarsa da savaş canla başla halk gider, savaşır.
LAFLARI BANA KOCAMAN BİR TIIINNN SESİ İLE GELDİ.
GERÇEĞE ODAKLANIN.
GERÇEK AYM.
AYM'DE SAYIN CUMHURBAŞKANI HAKKINDA ÜÇ TANE DOSYA VE AÇILMIŞ DAVA VAR.

HÜLYA ÇAKICI

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder