9 Nisan 2016 Cumartesi

Hayat dediğin bir kapıdan giriş, bir kapıdan çıkıştır!


Bir zamanlar, bütün duyguların üzerinde yaşadığı bir ada varmış! Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri, Aşk da dahil.
Bir gün, adanın batmakta olduğu, duygulara haber verilmiş. Bunun üzerine hepsi adayı terk etmek için sandallarını hazırlamışlar. Aşk, adada en sona kalan duygu olmuş. Çünkü mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş. Ada neredeyse battığı zaman, Aşk yardım istemeye karar vermiş. Zenginlik, çok büyük bir teknenin içinde, geçmekteymiş. Aşk, "Zenginlik, beni de yanına alır mısın?" diye sormuş. Zenginlik, "Hayır, alamam. Teknem de çok fazla altın ve gümüş var, senin için yer yok." demiş. Aşk, çok güzel bir yelkenlinin içindeki Kibir'den yardım istemiş. "Kibir, lütfen bana yardım et!" Kibir "Sana yardım edemem, Aşk. Sırılsıklamsın ve yelkenimi mahvedebilirsin." diye cevap vermiş. Üzüntü yakınlardaymış ve Aşk yardım istemiş "Üzüntü, seninle geleyim." Üzüntü "Of Aşk, o kadar üzgünüm ki, yalnız kalmaya ihtiyacım var." Mutluluk da Aşık'ın yanından geçmiş, ama o kadar mutluymuş ki Aşık'ın çağrısını duymamış. Aşk, birden bir ses duymuş, "Gel Aşk! Seni yanıma alacağım." Bu Aşk'tan daha yaşlıca birisiymiş. Aşk o kadar şanslı ve mutlu hissetmiş ki, onu yanına alanın kim olduğunu öğrenmeyi akıl edememiş. Yeni bir kara parçasına vardıklarında, Aşık'a yardım eden yoluna devam etmiş. Ona ne kadar çok şey borçlu olduğunu fark eden Aşk, Bilgi'ye sormuş, "Bana yardım eden kimdi?" Bilgi "O, Zamandı" diye cevap vermiş. "Zaman mı? Neden bana yardım etti ki?" diye sormuş Aşk.
Bilgi gülümsemiş,''Çünkü sadece Zaman, Aşık'ın ne kadar büyük olduğunu anlayabilir!''

Geçen zaman hayatımı çaldı, çalmaya da devam ediyor. En mutlu anımda zaman dursun. Zaman'la yarışılamayacağını, Zaman'la yaşayarak, Zaman'la öğrendim! 
Zaman her türlü geçiyor da! Zamanla olanların etkisi geçmiyor. Bazen de zaman içimizi delip geçiyor. 
En değerli kendimiziz. Başkasına fazla değer verip, verdiğin değeri görmüyorsan gördüğün değeri ver ki, herkes de yerini bilsin.
Sahibi için kulu incitme ey gönül. Üzüntü bir kere açık buldu mu yüreğin de, oradan işler iliğine.
Hayat dediğin bir kapıdan giriş bir kapıdan çıkıştır. Bazen ektiğimizi gani gani alırız. Bazen dolu vurur ektiğimiz suya gider. Bazen sıcak kavurur ektiğimiz kurur. Buna da sabır gerekir. 
Karşılıklı olduktan sonra huzur, mutluluk, anlayış olur. Basittir kadını da, erkeği de anlamak aslında. Bununla beraber anlaşılamayan ve anlatma çabasına giren Kadın ve Erkek kaos gibidir.
Aşktan konuşmaktan bile sıkılır, utanır olduk. Küçük mutluluklar istedik, yaşayamaz olduk. AŞK tek bir kadınla/erkekle mükemmeli yaşayabilmektir. Kadın da erkek de ilgi ve değer verildiğini görmek ister. 
Aşk nasiptir, hesap değil, adayıştır, arayış değil. Adanmışsan ve yanmışsan bu uğurda, aşk seni bulmaya gelir. Her sorunun bir cevabı var. Her cevaba da bir soru çıkar. İlişkinin yükünü tek başına taşımak bıktırıcı. Olmayacak duaya amin demek yorucu. Zamanla içi uzaklaşır insanın. Sevmek gelmez içinden. Bazı şeylerin affı, fedakarlığı, dönüşümü, alternatifi yoktur. Bazen de beklemenin yorgunluk derecesi bekletene bağlıdır. Sabırlı olmak lazım. Dünya sevince güzel. Biri olmadan birinin ne önemi var.

HÜLYA ÇAKICI

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder