13 Nisan 2016 Çarşamba

Pozitif iletişim. İşte hayatın şifresi.


İngiltere'deki Barrowford İlköğretim Okulu'nun müdürü Rachel Tomlinson'un her öğrencisine test sonuçlarıyla birlikte aşağıdaki mektubu da gönderiyormuş.

Sevgili.....
Ekte KS2 testlerinin sonuçlarını bulabilirsin. Bu zorlu hafta boyunca olağanüstü bir çaba gösterdiğin ve elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığın için seninle gurur duyuyoruz.
Ancak bu testlerin her zaman, her birinizi özel ve kendine özgü kılan şeylerin tümünü değerlendirebileceğinden endişe ediyoruz. Bu testleri hazırlayan ve sonuçlarını değerlendiren kişiler, hiçbirinizi, öğretmenlerinizin sizi tanıdığı gibi, benim sizi tanıdığımı sandığım gibi ve tabii ki ailelerinizin sizi tanıdığı gibi tanımıyor. Pek çoğunuzun iki dil birden konuştuğunu bilmiyorlar. Bir müzik aleti çalabildiğinizi, dans edebildiğinizi ya da resim yapabildiğinizi bilmiyorlar. Her zaman yanlarında olduğunuz için arkadaşlarınızın size güvendiklerini ya da gülüşünüzün en karanlık günü bile aydınlatabildiğini bilmiyorlar. Şarkılar ya da şiirler yazdığınızı bilmiyorlar. Spor yapabildiğinizi, geleceği merak ettiğinizi ya da bazen okuldan sonra küçük kardeşinize baktığınızı bilmiyorlar. Çok güzel bir yere seyahat ettiğinizi ya da nasıl harika bir hikaye anlatılacağını bildiğinizi ya da ailenizle ve arkadaşlarınızla zaman geçirmeyi gerçekten çok sevdiğinizi bilmiyorlar. Güvenilir biri olduğunuzu, kibar ve düşünceli olduğunuzu ve her gün elinizden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığınızı bilmiyorlar… Aldığınız sınav sonuçları sizin hakkınızda bir şeyler söyleyecektir, ama her şeyi söylemeyecektir. Bu yüzden sınav sonuçlarınızın tadını çıkarın ve onlarla gurur duyun. Ama şunu asla unutmayın, zeki olmanın pek çok yolu vardır."

Bu mektup, öğrenim hayatımız boyunca ne çok şey kaçırdığımızın kanıtıdır. İlham almamız gereken çok ama çok şey var.
Saçı iki örgü yapılmayıp, at kuyruğu yapılarak okula geldiği için (o gün vakit olmadığı için) dibinden kesilen öğrencilik geçirmiş (ultra başarıya rağmen), böyle müdürleri görmüş biri olarak şaşırdım. Bu mektubu okuyunca. O çocuklar çok şanslılar. Ayrıca bu çocuklar kendi yemeklerini yapıp vs. taşa, toprağa değerek öğreniyorlar. Çok şanslılar gerçekten, şanssız olanlar da bu coğrafya da birikim yapmış bulunuyor.

HÜLYA ÇAKICI

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder