27 Nisan 2016 Çarşamba

Tehlike Sanıldığından Daha Büyük.!


Suriye'ye sürgün edilen Ermeniler tekrar ülkemize sokuldu. Zamanında Suriye’ye kaçan veya sürgün edilen Ermenilerin torunları. Tehlike sanıldığından da büyük. Bir değil, birden fazla bir çok tehlikenin planlanıp, uygulamada olduğunun anlaşılamamış olmasıdır. İçlerinde canlı bombadan tutunda, Ermeni, Yahudi terörist vs. kadar var. Onlar bilmiyor mu sanki. Olan görev yapan insanlarımıza oluyor. Bu gelenlerin çok değil üç beş sene sonra çoğu terörist olup polisimize  askerimize saldıracaklar maalesef. Bir zamanlar İsrail'e Güney Sınırlarımızın mayınlı arazilerini temizlettirmişlerdi. İşte hep bunlar içindi. Danışıklı döğüş. Sadece bir kaç yılda 160 bin Suriyeli bebek dünyaya geldi. Durmadan doğuruyorlar. Suriye'nin yüzde 80'i Süryanidir. Müslüman değil, İnternet ve kitaplar vs. var araştırın. İsrail'in planı adım adım uygulanıyor. Büyük ortadoğu projesinin gereğini yerine getiriyorlar.
Biz kardeşiz deniliyor. Bakalım bu işin sonu ne olacak. 900 km Suriye hududu folluk, 340 km kuzey Irak hududu kevgir. Aşağısı açılmış giren belli değil, çıkan belli değil. Yol geçen hanı bile daha güvenli buraların yanında. Nerede neyin patlayacağı, kimin öleceği belli değil, hangi silahın, bombanın nereden, nasıl gireceği belli değil. Kürt'ü, Yezid'i, Süryani'si vs. bu kadar etnik guruba bölünen bir ülke parçalanmaya mahkumdur. Umarım önlemini alabiliriz.

Müze adının değiştirilmesi, kiliselerin onarılıp ibadete açılması, hepsi planın bir parçası olabilir. Şimdi geriye kalan tek şey usulden yapılacak anayasa oylaması ve Başkanlık sistemine geçilmesi. Başkanlık sistemi zaten yürüyor. Sadece henüz resmiyet kazandırılıp halka açıklanmadı. Adamlar şu an bütün mültecileri Türkiye'ye sokup yerleştirene kadar Türk milletini canbaza bak canbaza diye güneydoğu ile şimdi de Kilis ile oyalayıp mülteci olayını gündem dışı tutmaya çalışıyorlar. Hepsi Türkiye'ye girdiğinde Türk milleti ayaklanırsa iç savaşla beraber Kürdistan, Ermenistan gibi bölgelere ayrılmış olacak Türkiye.

Suriye’de bir yerli halk var, bir de Osmanlı zamanında hatta Cumhuriyet devrinde sürgün edilenler var. En büyük techir Ermeniler. Yıl 1915. Ama bir de isyan çıkarıp, isyan başarılı olmayınca kaçanlar var. En başta yine Ermeniler yıl 1915 ve 1922. Onun peşi sıra Nesturiler/Asuriler yıl 1915 ve 1924. İşte bu isyancılar hem Osmanlı’ya, hem Cumhuriyet’e isyan ettiler, isyan başarılı olmayınca da kaçtılar. Nereye? Suriye’ye ve Kuzey Irak’a. İşte endişemiz bu acaba bu üç milyondan fazla sığınmacı içerisinde kaç tane Ermeni/Nesturi/Asuri var? Bunların isyan bölgeleri zamanında Adana-Urfa, Cizre, Hakkari, Van ve Ağrı idi. Acaba zamanında isyan yüzünden bu toprakları terk edenler geri mi dönüyor?
Adalar Yunanlılar tarafından işgal ediliyor. Doğu, Güneydoğu sonrasında her yer Suriye'den gelen ne olduğu belirsiz insanlar ile dolduruluyor. Ne devlet, ne muhalefet, ne de Ordu'dan bir ses çıkmıyor. Avrupa ile mültecilerin geri dönüş anlaşmasını imzalıyoruz. 3 milyon euro karşılığı. Tüm Dünya'daki asalakları ülkeye doluyoruz. Ve ölüyoruz, mutsuzuz, işsiziz, güvensiziz. Yapılmak isteneni anlamak istememekte ısrarlı bir kitleye sahibiz.

HÜLYA ÇAKICI

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder