21 Nisan 2016 Perşembe

Türk Milleti Bayramına Ve Çocuklarına Sahip Çık...


Eskiden 23 Nisan gelirken bile heyecanlanan bir nesil vardı. Ben çocukken günler öncesinden 23 Nisana hazırlanır ve bütün sokakları gezerdik. Önde bandocular, arkada yürüyüş grubu, yanda öğretmenler. Sokaklarda insanlar alkışlarlardı. Elimiz de bayraklar, siyah önlüklerimiz, dantel yakalıklarımız, takım elbiseli öğretmenlerimiz (şimdi ise kot pantolon, tişört) vardı. Bütün Bayramları büyük bir coşkuyla kutlardık. Biz şanslı çocuklardık. Bütün bu güzellikleri yaşadık. Peki ya şimdi? Şimdiki çocuklar ne gördü :( Resmi bayramlarımız yerle bir edildi. O yıllar da her şey saf ve temizdi. Şimdi dindar ve kindar bir nesil oluşacak diye korkarım ki korkarım. 
Atatürk 23 Nisan 1920'de işgal altında, top sesleri arasında TBMM'ni açmaktan korkmadı. Milli bayramlar yasaklanıyorsa o ülke açıkça işgal altındadır. Milyonlarca Türk yok sayılıyor demektir. Kimliğimiz de yok edildi, edilecek. Ulusal değerlerini yitirmiş bir ülke olmak üzereyiz. Ama halk en büyük güçtür. Hileleri de, haramları da, talanları da er veya geç mutlaka görecektir.

Cumhuriyet rejimi bir kişinin dinini yaşamasına engel değilken, herkes hacca özgürce gidip sokak ortasın da namaz kılabiliyorken, kişisel anlam da bir sıkıntı yokken, zoraki kendi inancını kendi giyim kuşamını diğer kesimlere dayatmaya çalışan insanlar tabii ki de laikliğin düşmanı olacaktır. Çünkü laiklik tüm inançların barış için de yaşaması demektir. Laikliğin bitmesi mezhep savaşlarının başlangıcıdır. Laiklik huzur ve vicdan özgürlüğüdür. Hoşgörü sembolüdür. Bilimsel araştırma ve sorgulayan bir toplum demektir.

Yasaklamaya çalıştıkları aslında, bunu onlar/bizler/herkes biliyor. Halkın gönlünde taht kurmuş olanlardır. Geçtiğimiz 23 Nisan da kendi koltuğuna oturtulan bir kız çocuğuna soru sordular. Başkanlık sistemi hakkında ne düşünüyorsun? Çocukların ne kadar saf olduğunu, çıkar nedir bilmediğini unuttular. Küçük kız çocuğu, Mustafa Kemal Atatürk'ümüzün kurduğu Cumhuriyet sistemi en güzel yönetim biçimidir. Bir anda ortam buz gibi oldu. O ana kadar sırıtan yüzler soldu. Şimdi bu kutlamaları yaparak çocuklara söz vermek istemiyorlardır muhtemelen. Küçük bir çocuğun düşüncesinden korkan zihniyet.
Milletin iradesinin ne büyük nimet olduğunu anlayabilmeleri için onların bu hakkı kaybetmeleri lazım. Ama anlayanlar elinden geldiği kadar anlatmalı ki Cumhuriyet var olabilmeli.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin ɑçılmɑsı ile millet egemenlik resmen hɑyɑtɑ geçirilmiş, bu önemli gün Atatürk tɑrɑfındɑn millet egemenliğini sonsuzɑ kɑdɑr koruyɑcɑk olɑn çocuklɑrɑ ɑrmɑğɑn edilmiştir.
23 NİSAN BAYRAMININ VARLIK SEBEBİ ŞEHİT ÇOCUKLARIDIR. 23 Nisan'ın bayram olarak kutlanmasındaki amaç ise şudur; Bu bayram, 1914′de başlayan Cihan savaşı içinde özellikle Çanakkale savaşında ve Kurtuluş Savaşında vatanımızı savunmak için kanlarını veren yüzlerce şehidimizin çocuklarını korumaktır. Onlara DEVLET OLARAK BABALARINIZ YERİNE SİZLERİ KORUYACAK BİZLER VARIZ demekti. Evet bayramın amacı bu babasız çocukları "size yardım ediyoruz" diye incitmemek için bu yardımın bir bayram havasına sokulmasıydı.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarihte ilk kez bir Devlet Başkanı olarak çocuklara; “Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler her biriniz geleceğin bir gülü, bir yıldızı, ikbalisiniz. Ülkemizi asıl ışığa boğacak sizsiniz. Kendinizin ne kadar değerli, önemli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışın! Sizlerden çok şeyler bekliyoruz, kızlarım, çocuklarım” demiştir.

Kimse düğünlerden, gezmelerden geri kalmıyorlar. Nişanlar iptal edilmiyor. Şehitler konsere, nişana, kutlamalara mani değil. Çocukların bayramına maniymiş gibi numara yapmaya gerek yok? Gerçek amaç ortada. Atatürk'ü silme çabasından başka bir şey değil.
Türk milleti bayramına ve çocuklarına sahip çık.

HÜLYA ÇAKICI

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder