12 Haziran 2016 Pazar

KARANLIĞIN ŞAFAĞI AYDINLIKTIR


Siyaseti nerede yapacağımızı unuttuk, değerlerimizi unuttuk, empati yapmayı unuttuk. Aklına geleni söyleyen ve yapan, kararlarında stratejik derinlik bulunmayan siyasetçiler yüzünden ülkemiz zarar görüyor ve alkışlayan halk da bu yanlışa ortak oluyor. Ülkenin yarısı düşünme yetisi olmayan ve bir kişinin ağzından çıkan sözlere göre davranış sergiliyor.
Millet artık şaşırdı ve uyanmak istemiyor. Ülke öyle güllük gülüstanlık ki çağ atlayan bir ülke de yaşıyorlar ama farkında bile değiller, iş alanın da, ekonomi de, sağlıkta, eğitim de çok yol aldık. Üniversitelerimizin sayısını arttırdık. Mezunları çaycı, şoför, temizlik elemanı olarak iş buldular. Daha ne istiyorlar boş gezenler de var. Artık uçağımızı, tankımızı, uydumuzu, arabamızı, köprümüzü, otoyollarımızı, fabrikalarımızı, barajlarımızı, nükleer santrallerimizi kendimiz yapıyoruz. İMF'ye borç bile verebilecek bir ülke durumundayız. Avrupa birliği de, Araplar da yanımızda. Şimdi ramazan da geldi tam uykudayız. Bir ay boyunca namazımızı kılar uyur uyanır, tekrar kılar, tekrar uyuruz ve aç olduğumuz için hiç uyanmayız. Şimdi bürokratlarımız ekonomisi iyi olan ülkemiz de çadırlar da halkıyla buluşacaklar. Maneviyat, biz büyük ülkeyiz.

Dayanıklı, kuvvetli, güçlü bahçeye bir daha çiçek yetişmesin diye sürekli insanlar zehir dökerlerse bahçeden ne beklersiniz. Zehirleyen de siz, güçlü ol diyen de siz. Bu ülke de yıllardır her kesim farklı farklı nedenlerden sevdiği yada sevmediği şeylerle insanları ya tehdit etmiştir yada tahrik etmiştir. Sağlam işleyen bir sistemimiz olmadı çünkü. Bilim, Adalet, insan hakları olmayışından dolayı her iktidarın kendi kafasına göre bir sistem oluşturması da normal.

Aslında bu oyunlardaki amaç bizi birbirimize düşürmek. Kötü amaçlı güçler bizi birbirimize düşürüp sömürülen ülke haline getirmek istiyorlar. Biz böyle ayrıştırılıyoruz. Bizi bitirecek güçlerin istediklerini yapıyoruz. O zaman bor madenlerini kullanan zengin ülke yerine, sömürülmüş ve katledilmiş ülke haline geleceğiz. Dinimizi yaşayamayacağız, kimse fikrini açıkça söyleyemiyecek vs. Farklı fikirlerin olması normal saygı duymalıyız. Demokrasi çok renkliliktir. Sahip çıkılması gerekir. Sömürge ülkelerini biliyoruz. Tarihte ve günümüz de neler yaptıklarının örnekleri çok. Kapitalist sistemin kölesi olmuş insanlar olduğu sürece menfaatleri ve çıkarları için bu savaşlar da bitmez ve her şeyi tüketiriz. Umut varsa çare bulunur dertlere. Umutlarımızdır bize yol veren.

HÜLYA ÇAKICI

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder