5 Haziran 2016 Pazar

Mekanınız cennet olsun hocam!


BU DURUŞ Bazıların gözün de enayilik? Ama aslında duranın özünde bir duruştur. Asalet insanın kanında vardır. Duruşuna, bakışına, hayatına yansır. Alçak gönüllü güzel insanlardır özünde asil olanlar. İNSAN KALABİLMEK BÜYÜK BİR ERDEMDİR. İnsan olarak yaşamış ve arkasından güzel sözlerle anılan güzel hocam mekanın cennet olsun. İnsanlara güven vermeden hiç bir şey veremezsiniz. Güvendir gönüllerin kapısını açan. Sorgusuz sualsiz kalpler de misafir eden! Ne koruma var, ne bir korku! İşte Türkiye'miz böyleydi. Ne hale geldi. Zamanımız da ise yurt dışına bile korumasız, keskin nişancısız, özel uçakla beraber zırhlı araçsız çıkılmıyor.

Rahmetli Bülent ECEVİT Başbakanlığı döneminde, Zonguldak kömür madenin de grizu patlaması sonucu bir kısımda işçiler mahsur kaldığında, baretini giyerek işçilere ulaşmak için kurtarma ekipleri ile beraber çalışmıştı. Çünkü halk adamıydı. Kendisini halktan soyutlamıyordu. Temiz siyasetçiler ve insanlar tarihler boyunca ölümsüz olarak anılır.

Siyaset bilimine giriş kitabının ilk tanımı şudur; Siyaset kendinin bile inanmadığın bir şeyi başkalarına inandırma sanatıdır.
Bilim adamı, siyaseti içine sindiremeyen, Türkiye'nin değerli Fizik Profesörü, içten, candan, dürüst, korumasız, eskortsuz gezen insan. Başbakan yardımcısı iken arabada tek başına oturur, kırmızı ışıkta bekler, beklerken açık olan arabasının camından vatandaşla sohbet ederdi. Trafik lambalarına uyardı. Koruması yoktu, bindiği araçta yerli model arabalardandı. Milletinden korkmadan dolaşabilen yegane insanlardan birisiydi. Nezaketi ve ince esprili yapısıyla, Siyasette değerli kişiliği olan ve bana göre değil diyerek siyasetten ayrılan insandı. Büyük bir bilim Adamı ve şahsiyetti. Siyasete babası gibi katkı sağlayamayacağının bilincindeydi. Ülkenin zor günlerinde verilen görevi yerine getirdi. Görevi bitince de ayrıldı.
Bize bir numara büyük gelmiş olan güzel insan. Bu değerli insanları anlayamadık, kıymetlerini bilemedik. Şu an ne yaşıyorsak bu anlayışsızlığımızın sonucu. Nereden nereye geldik. Siyasette nezaketi ve diplomasi denen inceliği özledik ve böyle bir mütevazi liderden sonra insan bu insani kişilikleri daha çok özlüyor. Türkiyeyi onun gibi insanların yöneteceği gün var mı acaba?
Milletimize mütevazi politikacı yaramaz. Tevazu, empati sevmez. Padişah kültürü genlerine işlemiş. Gelip geçeni korumalarına dövdürse daha çok severler. Medenilikle, tevazu ile, kibarlıkla iktidara gelemiyorsunuz. Ağzı bozuk, küfürbaz, kendisini üstün sanmalı ki rağbet görsün. El üstünde tutulsun, şakşakçıları olsun.
Tenha yerler de tecavüz, kalabalık yerler de bomba! Böyle bir ülke artık burası.
Para için yaşanıyor ya bunca rezillik. Yanarım da ona yanarım. El attıkları her şey kuruyor birbir. Herkes kavgalı, kuşkulu. Devlet, hukuk, polis, savcılar vs. Kafalarını kuma gömmüşler! Açıkta kalan yerlerinin görünmediğini sanıyorlar. 79 milyonu elin de oynatıyorlar? Ne diyebiliriz ki? Halk uyursan ya ölürsün, ya da köle olarak uyanırsın. Ama CUMHURİYETİ yaşatacağız. Diğer ihtimalleri düşünmek bile istemiyorum.

ATATÜRK'ÜN her geçen gün ÜLKE sevdasını ne kadar çok öne çıkarttığını görüyoruz. Ülke sevdası olmayan, kalp gözü kör olan bunu asla göremeyecektir.

Geldi de kim çalmadı diyenlere iki örnek. Böyle güzel insanlar nerede şimdi. Rahmetli Bülent Ecevit ve Sayın Erdal İnönü tarih sizi temiz siyasetçi olarak anacak. Türk Milletine temiz isim miras bıraktınız. Arkasından bolca rahmet okunacak örnek insanlar mekanınız cennet olsun.

HÜLYA ÇAKICI

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder