19 Haziran 2016 Pazar

Müslümanlıktaki hoşgörünün dibine vurduk


Mayanda yoksa edep eskiden de olsa yüz yıl sonra da olsa fark etmez edeb kişinin kendisidir. Ramazan da içki içiliyor diye Kore'li bir adamın dükkanına saldırmışlar. Asabilik ve nefret imanın önüne geçmiş.
Hiç bir din de zorlama yoktur ve bizim dinimizin temeli de hoşgörüdür. Kendilerine ait kapalı bir mekanda, kimseyi rahatsız etmeyen bu insanlara saldırarak Müslümanlığı kurtardınız bravo sizlere artık bir madalyayı hak ettiniz. İçki içene gösterdiğiniz tepkinin milyon da birini askerimize çuval geçirene, teröriste gösterseydiniz ülke refah içinde olur, insanların kazandığı para size batmaz, dinin arkasına da saklanmak zorunda kalmazdınız.

Yabancıların müslümanlardan neden nefret ettiğini çok iyi anlıyorum. Biz hiç bir zaman onların yerine kendimizi koymazken, neden onlar koyup anlamaya çalışsınlar, yapılan o kadar hatadan hangi birine empati yapsınlar.

Avrupa ya da gelişmiş ülkeler sınırlarını açsa, bu dincilerden, milliyetçilerden, vatanseverlerden kaçı burada kalır? Siz hiç Müslümanların sığınmacı olarak Müslüman Arap ülkelerine sığındığını duyuyor musunuz? Kara da, deniz de ölüm pahasına gelişmiş ülkelere kaçıyorlar. Türkiye'nin demokratik ortamını da yetersiz bulduğu için buradan da kaçıyor neden? Demokrasiden zarar gelmez de ondan. Dayatmalardan vazgeçin. İnsanların nefretini kazanmaktan başka bir şey yapmıyorsunuz bu hayatta, başkasının içtiği alkolden bize ne demeyi öğrenemediniz. Sizin gibi onun bunun yediğine, içtiğine, yaşantısına karışarak baskı uygulamaya çalışanların bencil ve doyumsuz oldukları kesin.

Bu hassasiyet nedense sadece müslümanlara özgü sanki, saygıyı sadece müslümanlar mı hak ediyor. Amerikan askerleri İncirlik'te Kuran'ı yakarken neredeydi bu hassasiyet, bir Müslüman kadın Avrupa'nın her şehrinde kara çarşafıyla toplum içinde var olabiliyorken neden Suudi Arabistan'a, Pakistan'a, İran'a giden Hıristiyan kadınlar kara çarşafa girmek zorunda kalıyorlar da o yaşa gelinceye kadar ki giyimiyle toplum içinde yer alamıyor. Bu mu müslümanların saygısı, bu bencillikten, sadece kendinizi düşünmekten başkalarının yaşantısına saygısızlıktan başka birşey değil. Zihniyet hep bana zihniyeti, bana yapılsaydı bu saygısızlık nasıl tahammül ederdim diye düşünebilen yok aralarında maleseff ki.

Bütün dünya da islam-fobi her geçen gün yaygınlaşmakta. Buna benzer hareketlerin bedelini yine masum Müslümanlar vahşiler tarafindan katledildiklerinde bunlar zaten onların inancının bir parçası diye düşünen dünya sessiz kaldığı için ödüyorlar. Bizler de yurt dışında yabancılardan Müslüman milleti olarak saygı, hoşgörü bekliyoruz. Aslında bize davranış zeminlerini biz kendimiz hazırlıyoruz. Ne ekersen onu biçersin misali.

HÜLYA ÇAKICI

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder