16 Haziran 2016 Perşembe

TURİZM GEMİSİNİ KURTARALIM


Bu da bir tecrübe ve bir sonraki hamleye hazırlıktır ömür boyu. Zararın neresinden dönersek kar odur. Her delilik insana bir de akıllılık öğretir tabii öğrenmek isteyene.
O zaman ne yapmak lazım? Benim fikrim tabii ki tecrübeli kişilerin her zaman lafını dinleyeceksin ki tarağı saçın varken kullanacaksın. Kimilerinin dişi var ekmeği yok. Kimilerinin dişi yok ama ekmeği var. Tecrübeyi yaşamayınca insan kel kalmıyormuş illaki yaşayacak, kel olacak ve o tarağı da çöpe atacağız. Hayat sağ gösterip sol vurmaktır ve tecrübe iyi bir öğretmendir. İş işten geçtikten sonra akıllananlar gibi olmayız umarım. Allah'tan saçımız var hala ve istediğimiz yöne tarama imkanımız da var.

Turisti sadece Rusya olarak görürsek olacağı da budur. Eskiden tarih için, ülkeyi tanımak için gelen kaliteli turist vardı. Göz göre göre, bile bile elimizden kaçırdık. Turistik yöreler de süslenmiş develerle ülkemizi ilkel kabilelerin yaşadığı Ortadoğunun çöl ülkesi gibi tanıtmak, bizlerin hiç görmediğimiz yöresel kıyafetleri personele giydirmek, böyle kostümlü insanlarla turist kafilelerinin önünde sunum yaptırmak. Tamamen dünyanın bize ortadoğu ülkesi gözüyle bakmasına neden oluyor ama bunun farkında bile olmayan bir güruh var hala. Biz hangi çöl ülkesiyiz de devemiz var bilmek istiyor insan. Modernleşmek her şey dahil sistemle olmuyor. Bunlar asıl göze batan ve öne çıkan unsurlar. Bizim ülkemize yakışmayan şeyler.

Bereketli Mezopotamya toprakları üzerinde oturup tarım arazisi kiralamak. Nasıl bir tarım politikası uygulandı da topraklarımız verimsiz hale geldi. Ülke de bir samimiyetsizlik yaşanıyor. Kadınlarımız insan yerine konmuyor, turizmci oy veriyor duaya çıkıyor, analar oy veriyor şehitlerinin arkasından göz yaşı döküyor, geçinemeyen çiftçi, battım diyen bir iş dünyası, sürünen emekli ve memur. Düşünen beyinlere, sevgi yüklü canlara, vatan severlere, insanca yaşamı hak edenlere yazık oluyor. Devletin sistemi insanları yok etmeye mi planlanmış kimse anlamıyor. Avrupa'dan uyum yasalarını getirdiler. Emeklilerden iş yeri açtıkları için her ay maaşın 100/15'ini kestiler. Vergiler diz boyu. Suriyeliye oturma izni, çalışma izni, dünyanın masrafı. Madem bu kadar zenginiz neden emekliden 100/15 kestiniz yıllarca. Üç milyon alınsa ne olur alınmasa ne olur ki onların üreme parasını karşılamaz. O paramı engel olacak ülkemiz de bizim azınlık haline düşmemize, kimin ne olduğunu bilmememize, işsizliğin artışına, ev kiralarına, hastanelerdeki bir türlü sıra gelmeyen kuyruklara. Dar gelirli vatandaşın sırtına biraz daha yük yükleniyor.

HÜLYA ÇAKICI 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder