13 Temmuz 2016 Çarşamba

Bir gün hedef SURİYE olursa bilin ki hedef TÜRKİYE'dir


Bir gün hedef SURİYE olursa bilin ki hedef TÜRKİYE'dir. (NECMETTİN ERBAKAN)

İnsanlığın ölçüsünü petrol ve toprak kapmak isteyenlerin belirliyor olması enteresan. Macarlar göçmenler tel örgülere zarar veriyor diye hapis cezası verdi, Danimarka göçmen paralarına el koydu, Avrupa aman bize bulaşmasınlar diye para ile bize yollamaya çalıştı. Bunların tarzı böyle. Üstüne de mülteci filmi çekerler trajedisi bol vicdan rahatlatırlar. Bizi eleştiren bu ülkeler lütfedip dört milyon mülteciyi alsalar ne güzel olur. Ahkam kesmekle olmuyor. Kendi çıkarın için savaş çıkar, bu kadar insanı mağdur et, o da olmadı bir o kadarını canice katlettir, kaçırt. Zaten zor durumda olan, kendi işsiz ordusuna sahip çıkamayan bir ülkeye (Türkiye) bunları yama. Şimdi de yaşam şartlarını beğenme, buyursunlar kendileri alsın baksınlar biz de alkışlayalım. Türkiye kendine baktı Suriyelileri kaldı.

İnsanlara yardımcı olmak insanlığımızın gereğidir. Ama bu işte bir terslik var. Arap sığınmacıları dünyanın en zengin ülkeleri olan Arap ülkeleri neden kabul etmiyor ve yardımcı olmuyorlar. Zengin Araplar hiç biri kabul etmedi neden, korkmalarının sebebi ne? Tamam yardımcı olalım, misafir edelim ama bu vatandaşlık nereden çıktı. Geçmişte Saddam'ın kovduklarının ülkemizin başına ne işler açtığını ne çabuk unuttuk. Avrupa istemiyor, zengin Arap ülkeleri istemiyor, bizim bu acelemiz niye. Suriye halkının Suriye'den sürülme nedeni nedir, neden bu ülkenin içi boşaltılıyor, Suriye halkı Suriye'de kalmalı, yoksa içi boş bir Suriye'nin kimseye hiçbir faydası olmaz. Kendi ülke insanına yaşam standartı kuramazken, dışarıdan insan ithal ediyorlar. Bu insan ithalatını yanlış hatırlamıyorsam Kenan Evren başlattı. Afganlıları getirdi, getirdiklerine Türk halkına verilmeyen imkanlar sağlandı. Önce halkınızı doyurun, maaşlarını düzgün yaşamaları için yükseltin, sonra insan ithalatına başlarsınız.

Biyolojik bakımından hayat bir savaştır. Tarih hayatın milletler arasındaki çarpışmadan ibaret olduğunu ve medeniyetlerin ilerlemesinin savaşlar sayesinde olduğunu gösterir. O zaman yaşamak isteyen millet dövüşmeyi göze alacak demektir. Bizim milletimiz dövüşçülük/savaşmak bakımından talihin iyiliğine uğramış bir millettir. Yirmibeş asırlık tarihi hayatımız iki büyük savaşla geçmektedir. Biri milletlere karşı savaş, biri de doğaya karşı savaş. En eski zamanlardan beri nüfusun azlığına rağmen Türk milleti hem kalabalık milletleri yenmiş, hem de çorak, kurak yerler de tabii afetlere karşı çarpışarak bugüne kadar varlığını korumuştur.

Huzur adası ülkemiz, Suriyelilerin duasıyla büyüyen ülkemiz. Acil de kız arayan gençlerimiz. Hükumete bakarsak ülkemiz cennet. Aşifteler vardır namustan bahseder. Kanaatini ve kalemini satmışlar vardır, vicdanınanından dem vurur. Vurguncular vardır, ağızlarından fazilet sözü düşmez. Çifte pasaportlular vardır vatan diye haykırır. Palikaryalar vardır, kahramanlık iddia eder. Bazı iyi niyet sahipleri yada saflar bunların hepsine inanır. Gel de bu insanların arasında huzur içinde yaşa.

HÜLYA ÇAKICI 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder