7 Ağustos 2016 Pazar

TEK TÜRKİYE



İnsanları anlamak çok kolay aslında. Tevazu, anlayış, yargılamadan değerlendirme, kişiselleştirmeme.

Demokrasiyi halkımız belki entelektüel kelimelerle tarif edemeyebilir. Ama yaptığı şeyin memnuniyeti ile vatanının nöbetini tutuyor. Çünkü Suriye'nin başına gelenlerin kendi başına gelmesini istemiyor veya Cumhuriyet öncesi günlerin gelmesini istemiyor. Bunu anlamak neden zor? Bu topraklara ait bir halk ve belki eğitimsel olarak sözlü değil ama ülkesini kendince tüm dünyaya karşı korumak için demokrasi nöbeti tutuyor ve buna inanıyor. Bu durum biz de dalga konusu olurken, dünyadaki yankısı (olaylar yatıştıktan sonra) Türk Milleti asırlar geçse de aynı Türk Milleti şeklinde bir yankıdır. Biraz dış Basın okunursa ki herkesin elinde telefon, telefonunda da İnternet ve programlarda da Translate yani Türkçe Çeviri mevcut. Dünyanın bu duruşu geri adım atarak seyrettiğini, Türk milletinin asırlardır olduğu gibi yeni yüzyılda da toprağına sahip çıktığını yazıp çizdiklerini görecektir (Bu sözüm demokrasi nöbeti içindir, her konuyu bağlamaz, ayrıca ben parti tutmuyorum yazdıklarım tarafsız yorumdur). İçinde bulunduğumuz dönem de terörle savaşarak şehit olan askerlerimiz ve polislerimiz var. Allah ailelerine sabırlar versin, mekanları cennet olsun. Bir nevi demokrasi nöbeti tutan halk bu duruma karşı da nöbetini tutuyor. Empati kurmayı ve objektif bir bakış açısı ile bakmayı bilsek ve nöbetteki bir vatandaşa sorsak alacağımız cevap budur. Art niyetlileri, bu olayları çıkarları için kullananları kast etmiyorum vs. Ben gerçek Türk halkının neden bu nöbeti tuttuğundan bahsediyorum. Çünkü Milletimiz toprağını, ülkesini korumayı, eşitliği, demokrasiyi, sosyal dengeyi, psikolojik dengeyi zaten asırlardır biliyor ve bunun mücadelesini veriyor.

Tarihine, geçmişine ve geleceğine sahip çıkamayan bir millet tarih olmaya, yok olmaya mahkumdur. Ülkemiz her an patlamaya hazır bomba gibi. Dün başörtü sorunu, sol, sağ davası, PKK. Bugün Fetö terör örgütü. Yarın ne olacak? Mutlaka milleti birbirine düşürecek bir şeyler çıkar. Biz kendi iç barışımızı bulmalıyız önce. Bugün olduğu gibi keşke hep birlik olunsa ve vatanımızın içinde hain kalmadan temizlenebilse. İsteğimiz tek şey barış ve huzur içinde yaşamak. Demokrasinin değerini anladık. Umarım artık insanlar kendileri gibi düşünmeyenlere düşman olmayı bırakırlar. Kimse kimseyi sevmek zorunda değildir ama demokrasi de herkes eşittir. Bu eşitliği de vicdan ve adalet duygularına sahip liderler sağlayabilir. Ülkeyi yönetenlerin görevi halkın menfaatlerini korumaktır, halkını düşünmektir. Güvenliğini sağlayıp özgür ve eşit olarak yaşatmaktır.

HÜLYA ÇAKICI 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder