6 Eylül 2016 Salı

ATATÜRK'ÜN VASİYETNAMESİ


Cumhuriyet fikren, ilmen ve bedenen kuvvetli ve yüksek seviyeli muhafızlar ister. MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
57 yıla sığdırdığı mücadeleleri, savaşları, başarıları, hüzünleri, yorgunlukları. Bir devleti sıfırdan kurmanın zorluklarını, cahil ve bilinçsiz bir toplumdan uygar bir nesil yaratmak için gösterdiği gayretleri Atamızın resimlerine baktığımızda yüzündeki yoğunluğundan görebiliriz. Kimileri dini, kimileri de Atatürk'ü istismar ediyor. Irkçılık yapmadı, dini kullanmadı, siyasetin de, askerliğin de en iyisini yaptı. Sadece bir partinin değil Türk Halkının Atasıdır. Atatürk bayrağımız, İstiklal marşımız gibi ortak değerimizdir. Atatürk'ü sevmek için illa Partili olmak gerekmez. Zeki, üstün kabiliyet sahibi ve ileri görüşlü, ülkemizi milletimizle beraber yeniden kuran, yaptığı anlaşmalarla, devrim ve düzenlemelerle, söylem ve her türlü eylemlerle kendinden sonra bile değerinden kaybettirmeyen, gösterdiği yoldan sapmadan yürüyecek ilhamı miras bırakan Mustafa Kemal ATATÜRK'tür.

Osmanlı padişahı Vahdettin ülkesi işgal altındayken ingiliz gemisine binip kaçarken Mustafa Kemal Bandırma vapuru ile Samsun'a Ülkesini kurtarmak için gitti. Millettimiz onun organizesi ile İstiklal savaşı verdi ve kazandık. Halkı ile tüm dünyaya karşı cephelerde omuz omuza, diz dize beraber savaşmış ve bize özgür bir ülke bırakmıştır. Ne zaman Atatürk'ün gösterdiği yoldan uzaklaşılsa hep kötülükler gelmiştir ülkemizin başına. Atatürk emperyalizme karşı dik durmanın bir simgesidir. Doğu sömürgelerine de örnek olmuştur. Kurtuluş savaşımız sonrasında Hindistan, İngiliz sömürgesinden Atatürk'ü örnek alarak çıkmıştır. İngilizler bunu hiç unutmazlar.

ATATÜRK'ÜN VASİYETNAMESİ
Malik olduğum bütün nukut ve hisse senetleri ile Çankayadaki menkul ve gayrimenkul emvalimi C.H.P partisine atideki şartlarla, terk ve vasiyet ediyorum:
1. Nukut (para kelimesinin çoğulu) ve hisse senetleri, şimdiki gibi İş Bankası tarafından nemalandırılacaktır.
2. Her seneki nemadan (tasarrufu tesvik fonu) bana nispetleri şerefi mahfuz kaldıkça, yaşadıkları müddetçe, Makbule’ye ayda bin, Afet’e sekizyüz, Sabiha Gökçen’e altıyüz, Ülkü’ye ikiyüz lira ve Rukiye ile Nebile’ye şimdiki yüzer lira verilecektir.
3. Sabiha Gökçen’e bir ev de alınabilecek ayrıca para verilecektir.
4. Makbule’nin yaşadığı müddetçe Çankaya’da oturduğu ev de emrinde kalacaktır.
5. İsmet İnönü’nün çocuklarına yüksek tahsillerini ikmal için muhtaç olacakları yardım yapılacaktır.
6. Her sene nemadan mütebaki miktar yarı yarıya, Türk Tarih ve Dil Kurumlarına tahsis edilecektir.

Mirasını ailesine kimseye muhtaç etmeyecek kadar, devletin yararlı kurumlarına, milletine de özgür bir devlet olarak bırakmıştır. Atatürk Batıcı veya Doğucu değil çağdaşlaşmacıdır. Atatürk'ün kendinden önceki Osmanlı reformistlerinden en büyük farkı, onun Tanzimatçılar veya Meşrutiyetçiler gibi bir Batı taklitçisi olmamasıdır. Türkiye'yi çağdaşlaştırırken yüzünü Batı'ya çevirmesinin nedeni ise, 20. yüzyılın başında çağdaş uygarlığın Batı'da olmasıdır.

Demokrasi herkes içindir, özgür yaşamak içindir. Örümcek beyinler şeriatı dayatır ve kendileri gibi düşünmeyen hiç kimseye yaşam hakkı tanımak istemezler. İslâm ve Kurân ilk ayetinde oku der. Cehaletin peşinden koşmaz, evrensel hukuka ve adalete inanır ki, bu dünyadaki tüm kişilere yaşam hakkı tanır. Bu vatanı şeriat zihniyeti değil, halkımızla beraber Atatürk kurtardı. Şeriat ezberletilenlerdir, demokrasi ise inandığımız ve savunduğumuz ilkelerle özgürce konuşmak ve yaşamaktır. Demokrasi hepimize lazım ve hepimiz Atatürk ilke ve İnkılaplarını çarpıtmadan anlamalı ve yaşamalıyız.

Çok değil bir 10-15 yıl daha yaşamış olsaydı o azimle, o inatla Türkiye şimdi daha farklı bir durumda olurdu ama ne yazık ki ömrü yetmedi. İnancın korkundan büyük olursa başarırsın. Dahiler fikirleriyle yaşar. Mekanı cennet olsun.

Nerede bir türkü söyleyen görürsen korkma yanına otur. Çünkü kötü insanların türküleri yoktur. (Neşet Ertaş)

İki kelimeyi bir araya getiremeyen, hoşgörüden uzak, saldırmaya hazır, tarihini bilmeyen, okumayan, tarafsız haber dinlemeyen, kendinden olmayana tahammül edemeyen, yaradanın yarattığını yaradandan dolayı sevmeli felsefesini edinemeyen, yanlış olduğunu gördüğü olayları bile sadece siyasi görüşüne yakın diye destekleyen, ATATÜRK'ü içine sindirememiş olup onun devrimleri sayesinde düşüncelerini anlatabilen ve hala bunun farkında olmayan insanlara ne anlatabiliriz değil mi?

HÜLYA ÇAKICI

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder