6 Eylül 2016 Salı

Bre densiz sen olursan bensiz, ben de olurum sensiz!


Her yürekte adsız bir sevda vardır. Adlandıramazsın, adını paylaşamazsın ama o kalbinin bir köşesinde saltanatını kurmuştur. Sevilmesini bilmeyen sevmesini de bilemez. Öğretmek zor olsa da öğrenmek güzeldir. Ufak şeylerden zevk alabilmek, zarafet aramak, saygı istemek, değerli olmak, kimseye muhtaç olmamak, sıkı çalışmak, sessizce düşünmek ve doğru konuşmak en güzel insan özellikleridir.

Mükemmel olmayan hayat yoktur, mükemmelsizliğe giden hayatlar vardır. Onu da biz insanlar yapıyoruz. Vermiş olduğumuz değerin bilincinde olunsa, beraber içilse çay, kahve daha güzel olurdu her şey. Ve bir gün biri çıkar karşınıza kahveniz de hatırını, aklınıza saygısını, kalbinize sevgisini bırakıverir. Sonra da yıllar önceki duyguları yeniden hissedersiniz. Her gece dua edersiniz içten içe seversiniz. Ve öyle bir gün gelir ki, kokusuyla uyuyup, sesiyle uyanmak için her şeyinizi feda edersiniz. Aşk anlayana, kavrayana, sindirebilene duygu yüküdür. Rol yapmakla, yalanla yürümez. Çünkü aşk laiktir. 

Kimseye hiçbir şeyi tam olarak anlatamayız. Birisi için ölüm kalım meselesi olan diğerinin gözünde toz kadardır. Susturulursa, güven duyulmazsa yürek ne yapsın tabii ki yanlış anlaşılır. Hatıralarla, umutla yaşamaya çalışır. Aşkın, sevginin, anıların kırıntılarıyla bir gün belki yine yeşerir ümidiyle. Aşk iki bedende yaşayan bir tek ruhtan oluşur. Kimsenin en sevdiği olamadık. Düşmesin bizimle yollara, yüreğinde başkasının umudunu taşıyanlar. Bir laf vardır ''bre densiz sen olursan bensiz, ben de olurum sensiz.'' Aslında en güzeli akışına bırakmak olmuyorsa yapacak bir şey yok. İyi niyetle ilişki kurmak ve arkadaşlık isteğinde bir zaman sonra menfaatler çakıştığında kendimizi çekeriz. Kültürler aynıysa konuşacak, gülecek, ağlayacak vs. her şey ortak olur ve karşımızdaki tarafından anlaşılırız.

Duyguluysan yaşarken yeniksindir. En iyi muhasebe kendimizle olandır. Üzüntü bile tek taraflı değil, üzüldükçe insan üzüyor. Nedeni ise insanlar arasında iletişimin kopması ve kelimelere kendi anlamlarından farklı anlamlar yüklenmesi. Biz bizi üzeni affettik, üzüldüğümüz için biz üzüldük ama suçlu yine biz olduk. Ne yaparsak yine kendi kendimize yapıyoruz kimin umurunda. 

Sevdanın, sevginin anlamını bilmemiş kendisine verilen değeri anlamamış, hiç bir şey duyup hissetmemiş veya hissedip önemsememiş olduğundan insan karşısındakine ancak duygusuz bir şekilde nasılsın sorusunu sorar. Vicdan rahatsız edici bir duygudur. O an karşındakine verilecek bir suçlu selamıdır nasılsın kelimesi. İnsan öldürdüğünü vicdan azabı duyarken sorar ama çok geç olduğunu bilemez. Bilemez ki o zaten bir ölü, nasıl iyi olduğunu söylesin. Ama iyi, ama kötü öğrendik herkes kendisine yakışanı yapıyor. 

HÜLYA ÇAKICI 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder