21 Ekim 2016 Cuma

Hayat tecrübesi dediğimiz şey hatalardır!


Hiç bir şeyi geri almayı bekleme, yaptıkların için takdir edilmeyi bekleme, ne kadar zeki olduğunun keşfedilmesini bekleme, ya da aşkının anlaşılmasını. Daireyi tamamla. Gururlu, yetersiz yada kibirli olduğun için değil, sadece artık onun senin yaşamında yeri olmadığı için. Kapıyı kapat, plağı değiştir, evi temizle tozdan kurtul. Geçmişte olduğun kişiyi bırak ve şu anda kimsen o ol! (PAUL COELHO) 

Öğrenmek biIdiğini fark etmektir. Yapmak onu biIdiğini göstermektir. Hayatın bir an önce bizi ciddiye alması gerek. Bize sevgi gecelere yıldızlar gerek, yıldızların altından yükselen bir umut gerek, umuda bir ışık gerek ve ışığa da bir hayat. Dünyayı değil hayatı resetle. İnsanları muhatap alma. Biraz da kendine zaman ayır. Dünya nasıl olsa dönmeye devam ediyor. Dünyaya bir defa geliniyor. Her şey beyinde başlar, kalple inanılır, ellerle de şekillenir.

Kişinin her zaman doğru yolda gideceğinin garantisi yoktur. Doğru kapıya gelmek için birçok kere yanlış kapı çalınır. Hayat böyle. Eğer ilk sefer de doğru kapıya rastlanılırsa onun doğru olduğu anlaşılamaz. (Osho)

Benim bildiğim mükemmel kapı yoktur. Her kapının az olsa bile mutlaka bir kusuru vardır, önemli olan kendini bilip, kusurun ne kadarına tahammül edebileceğindir. Büyük acılar çekmeden, başkalarının hayatlarından ders alarak, kapı kapı dolaşmadan, huzuru bulan insanlar da var. Akıllı insan başkalarının aklını da kullanan, bilgi edinen ve bilgisini iradesiyle kullanıp, aklına, hislerine ve bedenine söz geçiren insandır. Yani doğruyu yanlışı ayırt etmek için insanın tüm deneyimleri kendisinin yaşaması için yeterince zamanı yok. Akıllı olmak için başkalarının deneyimlerinden ders çıkarmakta bir etken.

Mükemmel olmaya çalışmak insanı hata yapmaktan korkutur. Her hata bir öğrenmedir, gelişmedir. Hayat tecrübesi dediğimiz şey hatalardır. Hatalar ve yanlışlar büyütür insanı. Bir İnsan diyorsa her şeyim tamdır bilin ki o insan daha hamdır. Hata yaptığımızı kabul eder, düzeltirsek yaşam kalitemizi de arttırırız.

Hayat önümüze kırmızı halı sermiyor. Kırmızı halı üstünde yürüyebilmek için çaba gerekiyor. Bunlar da yaşadığımız olaylardan çıkardığımız tecrübeyle oluyor. Kendimizden daha önemli kimse yok. Bunu her gün kendimize söylememiz ve sınırlarımızı çevremizdeki insanlara belirtmemiz gerekiyor.

Mevlana der ki; acıyı tatmazsak tatlının güzelliğini de anlayamayız. Hayatta böyle terazi misali bazen acı çok, bazen tatlı çok. Önemli olan özünü kaybetmemek.

Doğrunun yanlıştan farkını öğrenmek için ne acılar çekiyoruz. Tecrübeler yaşanarak kazanılır, bazen yanlış, bazen doğru şeyler yaparız, önemli olan yaşadığımız kötü tecrübeleri tekrarlamamak. Demir döve döve şekil alır, insanlar da eğriyi, doğruyu yaşayıp ayırt ederek şekillenir. Yanılmanın yaşı yok, her yaşta ve her olay karşısında yanılabiliriz. Yeter ki az hasarla kalkalım düştüğümüz yerden ve bakış açımızı değiştirmesini öğrenelim.

HÜLYA ÇAKICI 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder