26 Ekim 2016 Çarşamba

Yaşamın keyfini çıkarın çabuk bitiyor...


Yaşlılık diye bir şey yok insan hissettiği yaştadır. İnsanların ömrü Allahın verdiği kadardır ama insan olarak yaşamak ve yaşamamak bizim elimizdedir. Marifet uzun yaşamakta değil iyi yaşamakta, hayat her şeyi ile sana aittir. Yaşlılık sadece bir rakam, yeter ki içimizdeki güzel düşünceler devam etsin. Her ne kadar fiziksel olarak yaşlansakta ruhumuz genç ve sağlıkla kalsın. İmkanlarımız çerçevesinde yaşamdan faydalanıp mutlu olmaya çalışmalıyız. Çünkü insan ancak mutsuzsa gerçekten kendisini yaşlı hissediyor. Her yaşın ayrı bir güzelliği var sağlıklı olduktan sonra içinden geldiği gibi yaşamak en güzeli. Dün için pişmanlık, gelecek için kaygı duyarak yaşamak gereksiz. Önemli olan bugünü layıkıyla huzurlu, mutlu yaşamak hayat çok kısa, ömür dediğimiz şu an aldığımız nefes, bir saniye sonrası ise meçhul.

Yaşanmışlıkları seviyorum. Çünkü onun her harfi tecrübe demek. Yaşanmışlık demek insanların gözüne bakınca ruhunu görmek demek, etrafındaki gereksiz insanlar elenmiş gerçek dostların, sevdiklerin, sevenlerin kalmış demek ve aslında yaşlanan sadece bedendir, ruh daima genç kalır.

Bir gün varsın bir gün yoksun, yaşadığın anın kıymetini bil. Doğumdan ölüme doğru giderken geçen zaman senin sanatının eseridir. Biriktirdiklerin önemli ama en önemlisi kalp kırmadan onurla, vicdanla, aşkla yaşadıklarındır. Ve yaşam ateşini harlı tutmaktır, ateş sönmeye başlarsa gençlik gitti demektir. Çünkü yaşlılık ben yaşlandım deyince başlar. İster 25 yaşında, ister 80 yaşında, hayat kısa insanoğlu, kesildikçe yeşeren otlar gibi yeşeremeyeceksin bir daha. Her yaşın kendine göre bir güzelliği ve her insanın da içinde bir çocuk var. İçindeki çocuğu keşfedebiliyorsan zaten baştan şanslısındır.

Yaşamın keyfini çıkarın çabuk bitiyor. Önemli olan hayatın son anına kadar yaşamdan vazgeçmemek. Herkesin kendine has taşıdığı bir tarzı var ve bunu kaç yaşında olursa olsun devam ettirebilmek güzel olan, çünkü ruhun yaşı yoktur, ruh duruma göre davranış sergiler ve sergilediği davranışa göre de yaşı söylenir.

Yeryüzünde her şey ölümlüdür, bu yüzden de sürekli değişim içindedir. Buna bitkiler, hayvanlar, insanlar akla gelen her şey dahildir. Zaman her şeyi yıkıma uğratır bundan kaçış yok ama bize bir armağandır da değerini bilelim. Yaş almak değil, ruhumuzun ve gönlümüzün genç kalması, içimizdeki çocuğu yaşatmakdır önemli olan. Ümit biterse gönül yaşlanır. İnsanın her yaşta gayesi olmalı ki, yaşlılık da güzeldir, yaşamakta. İnsanoğlu neyin doğru, neyin yanlış olduğunu yılların verdiği tecrübe ile beraber, yaşantısının özetiyle daha iyi anlar.

Kimin hangi hayat şartlarında yaşadığını bilemeyiz. Kiminin imkanı vardır yaşar, kiminin de kalbi vardır anlar. Nasıl yaşarsan yaşa temiz yaşa. Arkanda tövbe bekleyen günahlar, helallik bekleyen ahlar ve boynu bükük İnsanlar bırakma.

HÜLYA ÇAKICI 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder