24 Kasım 2016 Perşembe

Düşünen Sadece Bahçedeki Adam!


Olaylar o kadar hızlı gelişiyor ki hangi konuya odaklanacağımızı şaşırıyoruz. Ağlanacak halinize gülüyorsunuz derdi eskiler yaramazlık yaptığımızda artık millet olarak yapıyoruz bu işi. Göklerden gelen bir karar vardır, gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır... Her şey yolunda gitse ne olur sanki, kıyamet mi kopar? Dünya tersine mi döner? Yada durur mu? Dönmekten mi vazgeçer? Belki de zaten ters dönüyordur.

Ahlaki ve insani değerlerin erozyona uğradığı kötü bir dönemden geçiyoruz. Çıkar ilişkileri ve particilik şakşakçılığı insan kalitesini bu denli mi düşürür? Demek ki düşürebiliyormuş. Gelişmeleri üzüntü ile izliyorum. Her halk hak ettiği şekilde yönetilirmiş diye bir söz vardır. Doğrudur ama kurunun yanında yaşta yanar diye de bir fiziki gerçek vardır.

Kafasına kurşun gelse kurşun yarım saat girecek beyin arar, öyle bir zeka var bazılarında. Devir kendini reklam edip pazarlama devri olmuş. Ne mütevaziliği? En beyinsizi kendini Einstein gibi göstermeye çalışıyor. Gerçek tevazu sahipleri ise kendini geri çekmek derdinde. Ve çakma zekiler tarafından onların aptal olduğu zannediliyor. 

Birine sorsak aklını kullanıyor musun? diye. Tabii ki kullanıyorum der ve kullanıyorum diye düşünür. Çünkü bilinç altında birikmiş bilgi vardır. Ve bu bilgileri tekrarladığı için aklını kullandığını sanır. Oysa bilinç altındaki bilgilerden biraz bağımsız davranabilirse işte o zaman aklını kullanabilen birisi olabilir. Ve bu bilinç altındaki bilgileri kullanırken sadece çıkar mantığına göre çıkarları yönünde davranırsa, bu çıkar mantığı da insanları insanlığın ve doğanın yok edilmesine doğru götürür. 

29 harfi öğrenince okuma yazma biliyoruz diye kendimizi bir şey sandık. Ama işe yaraması gerek o 29 harfin, bunu bir türlü anlayamadık. Hatalarını, yalanlarını yüzüne vurmadığımız insanlar kendilerini kusursuz sanıyorlar ya, he de gülüp geç. He demesek ne olacak, anlayabilecek kabullenebilecek kapasitesi olmadıktan sonra. Benim boş insanlara karşı harcayacak zamanım yok. Bu mahlukatlara beyinsiz demiyor olmam beyinsiz olmadıkları anlamına gelmiyor, seviyesine inmek istemiyorum, kıymetli zamanımı bu embesillere harcamak istemiyorum anlamına gelir. 

Uygar toplumun değil kapitalist toplumun başlangıcıdır özel mülkiyet. Dünya kurulduğundan bugüne ne krallar, ne diktatörler gördü. Hepsinin de paha biçilemez servetleri vardı, onlar da toprak oldu insanoğlu. Şu açgözlülüğünü temizle dünya hepimize yeter de artar bile.

HÜLYA ÇAKICI 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder