27 Kasım 2016 Pazar

Kopyala yapıştır akıllar...

Kimse mutlu değil, bereket yok, para yok, sevgi yok, saygı yok, dost yok, arkadaş yok, iş yok, ekonomi çökmüş, ahlak bitmiş mutsuz bir ülkedeyiz işte...
Peki neden? Çocukluğum tüp, yağ kuyruklarında geçti, ihtilal zamanını da gördüm ama hiçbir zaman bu dönem ki kadar gelecekten ve çocuklarımın geleceğinden umutsuz olmadım. Evet geçmişte ambargo uyguladılar ama bizler kuyruğa girdik kendi şekerimizi, çayımızı, sütümüzü, etimizi aldık. Şimdi ambargo koysalar sofrana tuz, ayağına çorap alamaz, taksiye, gemiye, uçağa binemez, o cebinizdeki milyonluk telefonla konuşamazsınız. Bu ülkede yıllarca olmayan bir Kürt sorunu varmış gibi gösterilip Kürt mağdur ezilen edebiyatı yapıldı. Şimdi de aynı mağdur edebiyatı din istismarı ile yapılıyor. Kimin dini vecibeleri yerine getirmesi veya dinini gerçek anlamda yaşaması engellendi ki şimdiye kadar, saçma sapan, asılsız iddialarla ortalık bulandırmaktan başka bir şey değil. Herkes şiddete o kadar meyilli oldu ki, şimdiye kadar bildiğim ve gördüğüm, Müslümanlar birbirleriyle hoşgörü ve saygı içinde yaşardı ama şimdilerde iyice kutuplaştık. Kimsenin kimseye saygısı yok, kimse yarın ne olacağını bilmiyor. Hükumet hakkında azıcık bir eleştiri yapsan, sanki adamın namusuna laf edilmiş gibi savunuyor ve sana kaşar deme terbiyesizliğini gösterebiliyor, sanırsın bizi tanıyor da kişiselliğimize çemkirebiliyor. Muhalefet tarafına eleştiri yapsan onlar da vay yobazsın, geri kafalısın diyor. Ne oldu bizim gönlü güzel, kendi güzel, vicdanı güzel insanlarımıza...
Bu yeni oluşan takım meramını iki düzgün kelime ile anlatamıyor nedense. Saldırı, küfür insana en dip muammeleyi reva görüyorlar hep. Ama sorsanız Yaradandan ötürü yaratılanı da severler, Elhamdülillah Müslümandır bunlar ama onlara göre karşı görüşünde olanlar değillerdir. Nedense dillerinde pespaye ucuz laflar hep vardır, hep aynı metodu kullanırlar, çirkeflik yap, binbir pis ağızla linç etme, susturma kalkışmaları kullan. Yaptığınız, savunduğunuz, konuştuğunuz vurucu timden öte gidemeyen bir gaflet. Kadına, çocuğa utanmadan hakaret edenler sizden düzgün, edepli ve anlaşılır bir şekilde konuşmanızı beklemiyoruz zaten. Çünkü bu yetenek insana yakışır, yani; insanlar konuşa konuşa anlaşır.
Kullanılan kelimeler sadece küfür ile üste çıkma çabası. Kininizde boğulun. Gerçi sizler de haklısınız? Biten PKK'yı hortlatıp, İŞİD'e maceracı dedikten sonra, Fetö'nün yanında iken bugün idamını istemek, bebek, çocuk, kadın, erkek, hayvan, cisim tecavüzünü savunmak adamda akıl fikir bırakmaz. En kolayı başkasına sallamaktır siz ağzı bozukların yaptığı gibi. Herkes kendine yakışanı yapar, kalp temiz olunca dilden güzel sözler çıkar. Ergenekon kumpas dediler, Fetö kötülük yapacak dediler kimse kulak asmadı, zamanla yaşayıp hepsini gördük. Hırsızlık, yolsuzluk, taciz, tecavüz vs. hepsi had safhada ama suçlu yok. Nasıl bir toplum olduk? Nereye gidiyoruz?
Mutlu olanlar bir şekilde hükumete sırtını dayamış ve nemalanan grup, diğer tarafta yurtdışında yaşayıp Avrupalılara sallayan ama memleketine dönmek istemeyen uzaktan silahşörlük yapan sahte vatanseverler. İşte bunlar kendilerini mutlu zannediyorlar. İnsanlar aç olunca önce inancını yer, ilk şiddetli ekonomik krizde bakalım bu topluluk ne yapacak. İMF'YE borç bitti bitiyordu 4 taksit kalmıştı, cari açıktan, iflas eden şirket, inen kepenkten haberi yok. Kendi hallerine bırakmak lazım. Kopyala yapıştır akıllar yakında biz İMF'ye borcu bitirmiştik, AB'ye de havai fişekler atıp girmiştik diye bakar dururlar.
HÜLYA ÇAKICI 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder