15 Kasım 2016 Salı

Milyonlarca taştan birisi olacaksan susuz kal.


Olmuyorsa olmuyordur vardır Allah'ın bir bildiği. İsyan etme sakın, sonra anlarsın senin için yapılan iyiliği. (Hz . Muhammed)

Herkesi affedebilmek demek, kibirliliği ele almış olmak demek. Hatalarının tamamını değiştirebilmek demek, ben mükemmelim demek.
Kalbin rotada olması demek, hisleri hormonları hiçe saymak demek. Zarar görüp kurtulmak demek, hep dört ayak üstüne düşebilmek demek.
Tüm yapılan hatalar aslında öğretiyor olmak da demektir.
Yersizlik, belirsizlik ve kaçmak. Hayatının en anlamlı hikayesi olabilir belki de.
Kaçtığın ve korktuğun şeylerin gelip seni bulması. Kaçmanın amacı o zaten, tekrar buluşana kadar kendini hazırlamak.

Bir insanın zarar vermek ve zor kullanmak için güce ihtiyacı olur.
Sevmek için güce ihtiyaç duymaz. Bir çaba da gerektirmez bu anlam da.
Tek başına çaresiz kalırsın.
İşte o zaman kendine döner ve tüm gücünü toplamak zorunda olduğunu anlarsın.

Kader kendisiyle çelişen bir kavramdır. Yaşanmış kötü şeyler kadere bağlanır, iyi durumlar da kimse lafını etmez.
Kader, insanların kendi iradeleri dışında başlarına gelen iyi veya kötü durumları tanımladıkları bir avuntudur.
Hayatta bazı şeyler tesadüf, bazı şeyler de bizim kararlarımızla şekillenir.
Hayatın kısa bir mizacı (Hep yazarım bunu ve yazacağım da. Çünkü su katılmamış bir gerçektir.) vardır.
Hor gördüğümüz, büyük konuştuğumuz, dedikodusunu yaptığımız şeylerin günün birinde başımıza gelmesi kaçınılmazdır.
Hayatta hep mutluluk diye bir şey yok. Hep üzüntü, sıkıntı diye de bir şey yok.
Ne kadar mutluluk sevinç yaşarsak, o kadar sıkıntı üzüntü yaşarız, bu insanın yaratılışında var.
Eskiler fazla gülmeyin! sonunda ağlarsınız derler.
Ne kadar üzersen o kadar üzülürsün. Birinin kalbini kırarsan, aynı şekil de başka biri de senin kalbini kırar.
Yaşanan şu zaman da maalesef para, makam alışkanlığından başka bir şey yok.
İnsan olmak insan ister, insan olmak kocaman yürek ister, meziyet ister. Kendin ol yeter. Allah yaratırken seni insan olarak yarattı.
Bu devir de insanı yıpratanlar en çok da yakınından gelir. Yıpranmalar ve üzüntüyle beraber.

İnsan yaşadığı anın şikayetçisidir. Geçmişi özler, bugününü geçmişe yollarken bile.
En güzel yaşanmışlıklar hatırlanır. Çünkü her günümüz iyi geçmez onun için de cımbızla çeker alırız güzellikleri.
Hayat devam etmekte. Güzel iz bırakabilirsek anılarımızın kalitesi de o kadar artar.
Ön yargısız, vicdanlı, dürüst, severek yaşamak en önemlisi.

Bazen hayat keşke yanımda olsa dediklerimizi uzağımıza atarken, yüzünü bile görmek istemediklerimizi gözümüze sokar gibi karşımıza çıkartıyor.
Bazen hayat sinirlerimizi alt üst eden her şeyi, sanki sabrımızı sınarcasına, üzerimize üzerimize salıyor.

Bir sözümüz vardır. "Çok iyiydi ondan Rabbım onu yanına aldı".
Genç yaşta ölenler için kullanılır. Bu söz bu mizacı doğrular nitelikte.
Görüyoruz ki yapılanlar, olanlar vs. hemen unutuluyor. Maalesef kimse de ders almıyor. Hiç bir şey değişmiyor.
Yapılanlar da hemen hep inkar ediliyor. Kimler geldi geçti dünya denen arenadan. Kimseye kalmadı.
Ancak seçimlerimizi doğru tercihe çevirebilirsek objektif kalabiliriz.

Taş suyun akışıyla delinir. Suyun içindeki taşlardan biri olmayı kabullenmek susuz kalmaktan daha zor.
Arkamızdakilere, karşımızdakilere, yanımızdakilere, tanımadıklarımıza vs. nasıl yaklaşıyorsak o kadar insan olmaya veya olmamaya yakınlaşıyoruz.
Güzel insanların kalbi, toprağa rahmet indiren yağmura benzer. Yağdıkça güzelleştirir, güzelleştikçe huzur verir.

Ayrıca hakkından fazlasını istemekten utanmayanlarla, uyanık geçinen ahlaksızlara ve diğer iyi niyetli olmayan herkese,
Senin ne yaptığını biliyorum, bu nedenle sana acıyorum anlamında bakar ve yaklaşırsak onlar da ne olduklarını anladığımızı anlayıp havalara girmez.
Kendisine sağır olan insancıklara binlerce söz söylesek ne olur. İnsan kendini biraz dinlemeli yürekten.

Filler dövüşürken çimenler kader derse, tabi ki hak ettiğini yaşar ve ezilir. Halbuki filin en korktuğu şey faredir.
İsteyen istediği gibi görsün hayatı ve konuşsun önemli olan bizim nasıl yaşamak istediğimiz.

Yağmur da ne güzel yağıyor, bazen hızlanıyor, bazen sakin ama yağıyor işte.
Bazen de rüzgar esiyor, bazen hızlı, bazen yavaş ama esiyor işte.
Olacak olan ne dersek diyelim, ne yaparsak yapalım oluyor.
Bizim sergilediğimiz tavır önemli olan.

HÜLYA ÇAKICI

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder