12 Kasım 2016 Cumartesi

Paşanın sonu Aşk Mektubu!


Enver Paşanın başını yakan eşine yazdığı aşk mektupları olmuş. Ruslar bu mektuplardan yerini öğrenip öldürmüşler Enver Paşayı. Çünkü yolladığı bu aşk mektuplarında her yaptığını, yapacağını, gittiği yerleri, hissettiklerini vs. yazmış. Ruslar da elleriyle koymuş gibi bulmuşlar ve öldürmüşler koca paşayı.

Aşık olunca mantık devre dışı kalıyor galiba, ondan duymuyor, görmüyor aşık insanlar. Demek ki birbirine çok yakın iki insan arasında bile sonsuz bir uzaklık olduğu kabul edildiğinde harika bir ortak yaşama erişilebilir. Bu uzaklığı sevmeyi başardığımızda karşımızdaki kişiyi de görmeye başlıyor. Kalp kalbi duyuyorsa artık yan yana olmasa da birlikte olduktan sonra  kimseyi görmez göz ve artık iki kişilik bir kalpte yaşamak başlar. Aldığın nefesin, içtiğin suyun tadıdır, aynadaki gözlerin ışıltısının sebebidir, olmasa da artık biliyorsundur o hep kalbinin içinde büyür.

İnanmak istediğimiz doğruların yalan taraflarını da görebilseydik keşke.

Hayatın bile bir sonu varken, hiç bitmez dediğin aşk bile biter. Sen belki unutmazsın ama o seni çoktan unutur gider. Seni bırakmayan sadece yalnızlığın olur. Aslında sende bilirsin sonsuz aşk yoktur. Sevilen kendini alıp gitse bile seven onu yokluğunda da sever. Aslında giden sevgiyi kaybeder. Giden gittiğin de isyanların da başlar. Her şeyde görülen bir çaresizlik ve her geçen gün artan özlemi ile kalanlar çok yorulur. Yanlışımız yanımızda olması için dua ettiklerimizin değmediğini bilerek aklımızda tutuyor olmamız. Çıkarmalı akıldan kalbine illaki biri değer ve yanında olmayı hak eder. Bazen hayata sağlam bir temizlik gerekir, içini tüketen eşyalara, insanlara yol vermek gerekir. Çünkü şimdiki zamanda yaşayan insanların çoğu hem ağlatıyor, hem de aldatıyor. Yani haddini bilmeden, haddini bildirmeye çalışıyor.

HÜLYA ÇAKICI

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder