26 Aralık 2016 Pazartesi

Boş işler...


Nereye gideceğini bilmeyen boşa kürek çeken adam yolu kime sormalı, küreği mi? Yoksa denize mi? Eskiden Türkiye'nin en büyük sorunu cari açık sanıyordum. Ama beyin açığı ve yokluğu muazzam seviyede. İnsanımızın algısı vitrindeki cansız mankenden farklı değil.

Türkiye'nin durumu ciddi. Yat sektörü de çok ağır şekilde etkilenmiş durumda. Yabancı bayraklı teknelerin çoğu Yunanistan'a gittiler. Bizimkiler zamanında müdahale edemeyince ve Yunanistan'daki marinalar bağlama fiyatlarını indirince ve Türkiye'nin geo-politik sorunları dışarıya negatif olarak yansıyınca, Yabancılar teknelerini Yunanistan'daki marinalara bağladılar. Bu durumdan Türkiye'deki Yat sektörü çok ağır şekilde etkilenmiştir. Çözüm bulmaya çabalayan birileri var mı? Bir Doları Dövizci de bozdurup ülke ekonomisini kalkındırmaya çalışan beyin işlevini yitirmiş insanlardan çok şey bekliyoruz. Turizm bitti, bağlı sektörler can çekişiyor. Acenteler, oteller, tedarikçi firmalar arka arkaya kapanıyor, çalışanlar işsiz ama batamazsın batmak kanunen yasak.

Hava alanı kapatılarak tasarruf ediliyor. Ülkede olan siyasi bunalım ve istikrarsızlık sonra ekonomi sağlam. Antalya'da iki tane dış hat var. Biri kapalı, diğerinde ise günde 10 uçak maximum. Turizm bitmiş durumda 2017'den çok bir şey beklememek gerek. Türkiye gerçek anlamda gücünü, coğrafi yapısını, önemini ve sınırlarını iyi koruyan bir ülke olursa ve sanayi de mekanik ve elektronik ağırlıklı üretim yapmaya başlarsa şu anki kaos ortamı sona ermese bile ılımlı hale gelirse Türkiye belki toparlanabilir.

İnsanların bu devirde kukla gibi oynatıldıklarını neden kimse fark edemiyor. Yöneten kişilerin yaptığı akıl oyunları ve algılar insanı etkisi altına alarak değersiz bir insana dönüştürüyor. Tanrı size o aklı ve iradeyi boşuna vermedi onu kullanmaktan çekinmeyin. Sessizlik insan topluluklarında anlaşılır, canavarlaşmış bir toplumda sessizlikten bir şey bekleme. Ağlamayan bebeğe bile meme vermez oldular.

İşsizliğin olmadığı, hastane okul vs. gibi yerlerde her şeyin birinci sınıf ve ücretsiz olduğu, sokakların pırıl pırıl, etin, sebzenin, meyvenin, benzinin ucuz olduğu, insanların her yıl tatile gidebildiği, gittikleri yerlerde de ikinci sınıf insan muamelesi görmediği batı ülkelerinin kültürü değil lazım olan. Bunları bizimde yaşayabilir seviyeye gelebilmemiz önemli olan.

Şimdilik rüzgarın estiği yöne doğru hareket ediyorlar, öğrenmiş gibi yapıyorlar. Ama öğrendikleri şey köşe dönmek bunun için her yol mübah. Sadece halkın vatanseverliğini öğrendiler ve yine bildiklerini okuyorlar. Ama gideceği limanı bilmeyene hiçbir rüzgardan hayır gelmez. Öğrendik diyorlarsa bizi kandırıyorlar. Kandırılmak sırası bize geldiyse şahsen ben sıramı savıyorum.

HÜLYA ÇAKICI 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder