22 Aralık 2016 Perşembe

Elçiye zeval olmamalıydı!


Putin'in Büyükelçi Andrey Karlov'a son bakışı. Gerçek bir acı var bakışlarında. Öz ağlamayınca göz ağlamaz derler. Nasıl içten üzüldüyse. Umarım acısıyla değil, devlet adamlığıyla hareket etmekten vazgeçmez. Bakışı önümüzdeki aylar, yıllar bu işte parmağı olanlar için fırtına habercisi gibi. Büyükelçiye gözleriyle bunu yapanlara cehennemi bu dünyada yaşatacağına söz veriyor. Bu acıyı unutmaz ve bu yarada kolayca kabuk bağlamaz.

Gelenek, görenek, kültür, karakter her şeyimiz yozlaştı, bozuldu. Kalleşlik, namertlik bizim töremizde yok, savunmasız insanı öldürmek hele hiç yok. Oyun büyük oyuncu çok. Masum bir insanı sırtından vurdular. Katil denilen Yavuz Sultan Selim bile hediye diye dışkı dolu sandık getiren elçiyi, 'herkes yediğinden ikram eder' diyerek lokum dolu sandıkla geri yollamış. Elçi öldürmek ne dinimizle, ne geleneklerimizle, ne de insanlıkla bağdaşmaz. Ülkemizde bir yabancı vurulduğu için çok üzgünüz. Misafiri tabut ile göndermek bize yakışmadı.

İnsanlarına nasıl değer veriyorlar. Her şey insana değer vermekle başlar. İhaleyi birilerine atarsınız burada yiyen çok olur ama Ruslar yemez. Günü, zamanı gelince acısını fazlasıyla çıkarırlar. Olan yine bize olacak, korumalarla gezip şehit olmak isteyenlere değil. Yetiştirdiğiniz dinci gençlik kendinizi vurdu. Bunun bedeli ağır olur. Rusya bağırarak, çağırarak hareket etmez. Sonuçta bir Türk polisi koruyacağı yerde Büyükelçiyi öldürdü. Rusya'ya anlatırsınız sizi nasıl kandırdıklarını. Umalım ki ülkemiz için daha kötü günler olmasın. Putin çok üzgün ve kırgın. Vatandaşına gerçekten içi yanan bir lider duruyor karşımızda. Devlet adamlığı lafla değil saygıyla, anlayışla, geniş bakış açısıyla olur. Çok üzücü ve bizi zorda bırakan bir olay.

Ülkende, polisin yabancı bir elçiyi öldürüyorsa burada suçlu yönetenlerdir ihmal var çünkü. Soğuk savaş tekrar başladı, Rus Büyükelçisi suikastinden hemen sonra Berlindeki katliam, ondan önce Zürihte cami baskını. Bunlar tesadüf mü? Suikastin yan etkileri. Kısaca Ruslar bunu yapan ve yaptıranları çok iyi biliyorlar ve cezayı da bizzat keserler.

Sıkıntı bizim içimizde, kanserli bir hücreye dönüşmüş yayılmaya devam ediyor. Beyinler esir alınmış, çalınmış, içi boşaltılmış. İyi bir ülke, iyi bir dünya isteyen yok. Herkes kendini haklı çıkarıp karşısındakini suçlama peşinde. İyilikte doğrulukta kenetlenip daha güçlü bir devlet olmak kötü mü? Kin, nefret, savaş kimseye bir şey kazandırmayacak. Herkesin aklını başına alıp ortak değerler de birleşmesi gerek.

Ne için geliyorsun, ne sebebten vuruluyorsun. Hiç kimse öğrenemedi dünya malı dünyada kalıyor. Bu kin, bu nefret, para pul her şey. Üzgünüz mekanı cennet, ailesinin ve milletinin başı sağolsun.

HÜLYA ÇAKICI 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder