5 Aralık 2016 Pazartesi

İyi görünmek rol, iyi olmak gerçektir!


Kurtlar için mutlak özgürlük, kuzular için ölüm demektir. (Isaac Berlin)

Bir insana tamamen güvendiğinizde iki sonuçtan birini elde edeceğiniz kesindir. Ya yaşam boyu dost, ya hayat boyu ders. Ama güven olmadan yaşam da olmuyor, ne kadar hayal kırıklığı yaşansa, ne kadar gardımızı alsakta bir yerden bir şekilde sarsılıyoruz, yani akılla da olmuyor bazı şeyler.

Günümüz iletişim kopukluğunun yarattığı problemlerin temeli anlayışsızlık. Fedakarlıklar tek taraflı yapılınca hüsranla sonuçlanıyor. Çünkü hayat zıtlıklardan ibaret. İyi kötü, güzel çirkin, yapan yapmayan, vefalı vefasız, hep karşı karşıya getirilir ve imtihan dediğimiz olay orada başlar. Sabrımız, iyi niyetimiz ölçülerek yüce divana hazırlanırız. Dünyadaki yaşam sürecinin 80 yıl olacağını varsayalım, ölüm ötesinde insan sadece saniyelik yaşamını algılayabilecek. Tıpkı uykuda gördüğün rüyanın uyandığında aklında kalanı kadar anlatabileceklerinden ibaret. Sen yoluna insanlığa bırakabileceğin güzel şeylerin peşinden koşanlardan ol. Ol ki elinde yüklü bir sermayen olsun mahcup olma.

Birine değer verirsin. Verdiğin değeri biraz olsun karşındaki insandan da görmek istersin ama göremezsin. Umutsuzluğa düşersin, üzülürsün, kendini parçalarsın fakat derdini ona anlatamazsın. O zaman anlarsın başkasına kendinden fazla değer verilmeyeceğini. Artık ya onu kaybedecek duruma gelirsin yada kendini. Hata yapmayan insan yoktur. Kişinin insanlıktaki derecesi, hatalarını kabul edip düzeltmek için gösterdiği gayret ve titizlikle ölçülmelidir. Önemli olan hatalarımızdan ders alabilmektir.

Yapmayı bıraktığınız fedakarlık, emek veya özveri adı ne olursa olsun, yokluğuyla hissettirir kendini varlığıyla pek anlaşılmaz, çünkü doğamız gereği nankörüz. Daima yaparsın bir defa yapmayınca senden kötüsü olmaz, en iyisi baştan hiç yapmamak. İşte o zaman yaptığın en ufak iyilik bile göze çarpar, kendimizi fazla yormaya gerek yok yani herkesin işine göresindir. Ne oldu, neden bıraktın? Ne güzel yapıyordun, diye bir de eleştiri gelir enayiliklerine yüzsüzce.

Bir insan da ne kadar ego varsa o kadar alt yapısı zayıf, ne kadar mütevazi ise alt yapısı o kadar güçlüdür. Kibirli insanlardan nefret ederim. Ukala, kendini beğenmiş, emir yağdıranlar benim gözümde bir hiçtir. Çok bilen, her şeye hoplayan hep yanılır, herkes güzel huy ve ahlakıyla sevilir sayılır. Ama şu bir gerçek tek bitmeyen ve ölmeyen meslek yalakalıktır. Mağdurlanma padişahım seni de benim gibi bir yaradan var...

HÜLYA ÇAKICI 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder