11 Aralık 2016 Pazar

Kimse kimseden üstün değildir!


Hiç kimse bir başkasının sırtındaki yükü bilemez, çünkü yükün ağırlığı görünmez. Öğretmenimiz hayat olunca seçemiyoruz yaşayarak tecrübe ediyoruz. Kim ne kadar değere layıksa o kadar değer verilmeli. Bu ülke para sahibi olmayı zenginlikle karıştıran insanların ülkesi, ortalık sonradan görme kaynıyor. Devir öyle bir devir oldu ki, her tarafta saygısızlık, terbiyesizlik diz boyu. Düzen para olmuş artık en büyük silah para. Kalbe, ahlaka ve inanca kıymet verilmiyor, cüzdanın kalınlığı bütün kusurları kapatıyor.

İnsanlar saygıyı yada aşağılanmayı ünvanları ile değil kişilikleri ile hak ederler. Öncelikle insan olmak gerekir. Ünvana bakarak küçümseyen yada yücelten kişi sadece zavallıdır. Böylelerini ciddiye almaya gerek bile yok, mesleğinin zirvesinde olduğunu düşünen, mükemmel olduğunu düşünen öyle çok egoist var ki etrafta. İnsana ve emeğe saygınızı kaybetmeyin, hizmet sektöründeki bütün meslekler birdir ve her insanın hizmete ihtiyacı vardır. Öğretmen, ebe, hemşire, doktor, garson, yönetici, müdür, temizlik görevlisi vs. daha bir çok meslek grubuna ihtiyacımız var. Kimse kimseden üstün değil, biri olmadan diğeri olmaz. Herkes birbirine saygı duymak zorunda. Herkesin bir kusuru vardır, insanların kötü yönlerini değil iyi yönlerini örnek almalıyız.

İnsanları görüyorum ama insanlığı değil. İnsanları anlıyorum ama insanlığı hiç anlamıyorum. İnsan olmak çok önemli her insanım diyen insan olmuyor. İyi davrandıkça, alttan aldıkça başına çıkıyorlar. Sonra arkandan laf ediyorlar bir şey yapmasan bile. Kendilerini aklama çabası, nankörlerden uzak durmak en güzeli bu embesilleri dinleyen embesiller de haklı olduğunuzu bilseler bile size sahip çıkmayıp, destek olmayınca zaman içinde aynı durum kendilerini de buluyor. Evrenin adaleti. Sabrın sonu selamettir, dürüst tavrın ödülü asalettir. Yine de az insan çok huzur.

Herkes çok iyi, ahlaklı, dürüst olduğu için başkalarıyla dalga geçme hakkını buluyor kendinde. Kimse masum değil, kime neyin nasip olacağını yanlızca Allah bilir. Susmak bazen hatadır, bazen de hayadır. Bazen söylenecek o kadar çok şey vardır ama insan susmayı tercih eder, bilir ki susmak boyun eğmek değil, susarsın ve ilahi adalet konuşmaya başlar. Susmak çaresizlik ve zayıflık demek değildir. Haklıyken bile susmak en büyük erdemdir bazen hakimin en büyüğüne Allaha bırakırsın. Tabii her zaman da Allah'a havale etmek olmaz, biraz da kendi işimizi kendimiz görmemiz lazım.

HÜLYA ÇAKICI

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder