1 Ocak 2017 Pazar

Dünya Dinlerle Değişir mi?


Dünya nasıl değişir?
Vedik yazıtlarının (Vedalar) tarihi 10 bin yıl öncesine uzanır. Yaratılış efsanesinde geçen Allahın isimleri;
Brahma: Rahman ve Shiva Rahim'dir. Budizm de bunlar ilahlaştırılıp tek Tanrılara dönüştürülmüş olsalar da bu hakkın insanlara Adem A.S ile bildirmiş olduğu sıfatlarıdır. Veda'larda ve Tarut'ta Allahın 66 ismi bildirilmişken Kuran'ı Kerim'de Allah 99 isimle tamamlanmıştır. Tüm isimler onundur.

Tarihten bu güne yapılan katliamların hemen hemen hepsi kendi dinini başkasına dayatmak veya kendi hakimiyetini genişletmek için olmuştur. Halbuki hiç bir dinde zorlama veya yok saymak yoktur. Geleneksel İslami anlayışın problemi her türlü sorunun cevabını hukuken cevaplamaya çalışmasıdır. Örneğin, çarşaf din adı altında kadını köleleştirmedir. Kadın istediğini giyebilir ama bunu din istedi diye giyiyorsa bu da zorla giydirilmiş demektir. Bir saç telinin karşı cinste şehvet uyandırmasını düşünmek saçmalıktır. Bir bayanın saç telinden bile cinsel anlam da uyarılan kişinin hormonlarının salgıları hakkında bilimsel bir açıklamanın mümkün olduğunu sanmıyorum. Türk kadınının en büyük süsü Türk oluşudur. Süslenmek için elmas veya zümrüt takmıyorlar belki ama üzerlerinde taşıdıkları her şeyi süslemiş ve kıymetlendirmiş oluyorlar. Çünkü her Türk kadını canlı bir inci ve paha biçilmez bir pırlantadır.

Dünyadaki insanların milletlerin tarihlerini okuyun göreceksiniz. Ne geldiyse insanların başına din yüzünden gelmiştir. Bugün bile din ile bütünleşmenin dışında, sırf güç için dini alet edenlerin sayısı artıyor. Haçlı seferlerinin sonucunda ne oldu? Hani arkasında din vardı? Bu devran döndüğü sürece sadece aptallar tarafından din sömürgeciliği yapılacaktır. Yoksa Allah ile kul arasına kim girebilir ki? Kim karışır? Bırakalım birbirimizle boş atışmaları. Yaşayalım orman gibi hür ağaç gibi kardeşcesine.

Bugün İslam, tarihselci-evrenselci paradigmalar olarak ikiye ayrılmış durumdadır;

EVRENSELCİ GÖRÜŞ; sakallı-çarşaflı, türbanlı-şalvarlı bu tür görüntü ve uygulamaları, 1500 yıl öncesinin arap kültürü ve adetlerinin, peygamberin olduğu söylenen, kişiye göre değişen ve yorumlanan, doğruluğu dahi ispatlanamayan hal ve sözlerinin Kuran'ı Kerim ile karıştırarak yaşanması ve tüm dünyanın bunu kabul etmesi gerektiği tezini savnumaktadır.

TARİHSEL GÖRÜŞ; Arabistan, İslam dininin (barış yolunun) pilot bölgesi, Hz. Muhammed ise genel hatlarıyla insanın prototipidir. Kur'an Yılı ayetleri ise o zamanın şartları ve yanlış uygulamalarının düzenlenmesi için inmiş bugüne geleceğe ve tüm insanlığa ışık tutan sözlerdir. Bir çok ayet gibi örtünme ayetleri de bir Arap-Çöl ihtiyacından doğmuştur. Cariyeler ve evli kadınları birbirlerinden ayırmak için bir semboldür yani aile ve sosyal alanı düzenlemek için gelmiş ayetlerdir.

İslamiyet öncesi Türk kültürü araştırıldığında, Türklerin toplumsal hayatlarında yer edinmiş olan ve her biri bir anlam ifade eden inanç pratikleri ile karşılaşırız. Bu inanç pratikleri Türklerin kozmogoni görüşüne göre şekillenmiştir. Türkler Gök Tanrı inancı bağlamında bu ritüelleri icra ederler. Şamanizm terimi aynı isme karşılık gelecek şekilde kullanılmaz. Şaman Tunguzca bir kelimedir ve Ruslar tarafından ilim alemine kazandırılmıştır.

HÜLYA ÇAKICI

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder