20 Şubat 2017 Pazartesi

Kodlandığın gibi insan ol!


Koordinatlar belirlendi yükseltiler verildi. Kodlandığın gibi insan ol. İnsan olamayanı hiçbir fırın pişiremez çünkü, insan dediğin içindeki ateşle pişer. Hiçbir şey bilmeyen cahildir ama bilip de susan ahlaksızdır. Böyle insanlar nerede yaşıyorlardı da biz fark etmedik. Herhalde bir gece de ağaç kavuklarından çıkmadılar. Demek biz körmüşüz ama işin aslı uyuyormuşuz halen uyuduğumuz gibi. Gerçeği herkes kabul eder ama kimse kendisine konduramaz, ülkemizin insanlarının da günümüzdeki handikapı budur; bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak ama bize gereken yürekli olmak ve doğruyu haykırmak dünyaya doğru. Gerçek benliğimizi kaybetme tehlikesi olan güvenli durumdayım yanılsaması her zaman tehlikelidir.

Bilinmezden korkmak doğal bir savunma refleksidir. Beynin korteksinden değil, medulla spinalis kaynaklı yani beyinsiz bir reflekstir. Sürüngen beyin dedikleri ilk evrim aşamasında oluşmuş hala aktif olan yer sürekli etkindir ve bazılarında ara sıra limbik sistem seğir eder. Devir o kadar çabuk değişiyor ki hızına yetişemiyoruz. Her an başka bir çıkar davası ile karşılaşıyoruz. İster yaralı bir hayvan, ister yaralı bir ülke kuyunun dibine düşen her ne varsa onu oradan çıkartacak şeyler; akıl ve bunu doğru kullanmak, bilim, teknoloji, üretkenlik ve eğitimdir. Yarım yamalak bilgi felaketlere neden olur.

Cahil cesareti diye bir deyimimiz var. Bu görüș yetkin olmayan insanlar, vardıkları yanlış sonuçlar ve talihsiz seçimlerin yanlışlığını anlayabilecek kapasiteye sahip değillerdir görüşünü savunmaktadır. Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler. Niteliksiz insanlar niteliklerini abartma eğilimindedir. Bilge ile cahil arasındaki en önemli ortak özellik ikisinin de 'bilmediğini bilmesidir.' Yarı cahil en tehlikelisidir, o bilmediğini bilmez. Toplum yapısı bunların çokluğu ve azlığına göre değişir. Vasıfsız tipler bir adres sorduğunuz da sırf bilmiyorum dememek için sizi başka yere gönderebilirler.

Sıfırdan ülke kuran irade yönetim şeklini belirler ve kuralları koyar. Var olan bir ülkeye yönetici olarak seçilenlerin kurucu iradeye karşı gelmesinin iki farklı tanımı vardır. Birincisi yapılan değişiklikler halkın yararına ise bu bir "devrimdir". İkincisi yapılan değişiklikler bir azınlığın yararına ise bu bir "darbedir". Getirilmek istenen yeni rejimin halka nasıl bir fayda sağlayacağı hala açıklanamadı. Mevcut duruma bakarak fiili oligarşik düzen, yasal zemine oturtulmaya çalışılıyor gibi. Adına ne derseniz deyin, nereden ve kimden gelirse gelsin insanların özgürlüğünü kısıtlayan, başkalarının kontrolüne veren biat sistemini kim ister?

Bu ülke de yaşayan herkes vatandaştır ve herkes bu ülkenin asli ve kurucu üyesidir. Bu kimliğe sahip olan ve onu kabul eden herkesin aynı derece de eşit söz hakkı vardır. En ateşli Laiklik yandaşları da, en ateşli Laiklik karşıtları da bu ülkenin vatandaşlarıdır ve incitilmemeleri gerekir. Kutuplaşma kin ve nefretten başka bir işe yaramaz. İnsanlarımız birbirinden nefret eder hale geldi zaten yeterince. EVET yada HAYIR bu nedenleri ve sonuçları ile beraber açıklanırsa tüm toplum için daha iyi olacağı inancındayım.

HÜLYA ÇAKICI 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder