23 Mayıs 2017 Salı

Başarı nedir ki?


İnatla zorlukların üzerine gitmek ve pes etmemek işte başarmanın gücü. Mücadeleye devam etmek, kenara çekilmemek gerekir ki hepimizin yașaması gereken bir sahrası var. Hedef olmalı ve hedefe kararlılıkla, inatla gitmeli. Konumumuz ne olursa olsun hedefimiz ve inancımız varsa istediğimiz her şeyi başarabiliriz ama istemekten vazgeçmediğimiz sürece. Çünkü bizler kaçtıkça meydan onlara kalıyor yani mücadele etmeliyiz. Aslında insan fıtratı gereği her zaman bir hedef peşindedir. Ama yönünü bilmeyen bir gemi gibi de olmamak gerekir. Çünkü geminin sadece su üzerinde durması o gemiye hiçbir anlam katmaz, su üzerinde yüzmeli ve nereye neyi bırakması gerekiyorsa bunu yapmalıdır. İşte o zaman gemi bir iş yaptı ve anlam kazandı denilebilir. İnsan için en büyük tehlike ümitsizlik, karamsarlık, ruhsal çöküntüdür.

BAŞARI;
Sık sık gülmek ve çok sevmektir.
Akıllı insanların saygısını ve çocukların sevgisini kazanmaktır.
Dürüst eleştirmenlerin onayını almaktır.
Sahte dostların arkadan vurmalarına dayanmaktır.
Herkesteki en iyiyi bulmaktır.
Karşılık beklemeyi hiç düşünmeden kendiliğinden vermektir.
Geride ister sağlıklı bir çocuk, ister kurtarılmış bir ruh, ister bir parça yeşil bahçe, ister iyileştirilen bir sosyal durum bırakarak dünyanın iyileşmesine katkı da bulunmaktır.
Gönlünce eğlenmek ve gülmektir.
Tek bir kişi bile olsa, birinin sizin varlığınızdan ötürü daha rahat nefes aldığını bilmektir.
Ve tek bir kişinin bile sizden kasıtlı zarar görmediğini bilmektir.
İşte gerçek başarı bunlardır.

Bazıları hayata 10 - 0 yenik başlar. Dişiyle, tırnağıyla kazısa da geleceği nokta bellidir. Yalakalık başarının ilk şartıdır, her devirde ve dünyanın her yerinde işe yarayan önemli bir başarı anahtarıdır. Merak ise, potansiyelimizi açığa çıkarmamızı sağlayan bir enstrümandır. Yaşadığımız olaylar farklı duygular yerleştirir içimize eksik yada fazla ve onların doğrultusunda hareket ederiz. Yaşamımızın niçini var, nasılına da tahammül gösterecek güce sahibiz.

Ailesini geçindirebilmek için günde 12 saat çalışmayı istememek sorumsuzluk mudur? Zengin bir ailenin ferdi olarak doğmak özgürlüğümüzü etkileyecektir. Özgürlük yapabilme gücünü ortaya koyar dolayısıyla olanaklara da bağlıdır. Sahip olduğunu koruma endişesi, hayatını idame edebilme endişesinden daha ağır değildir. Mevcut düzende zengin birinin iflas etmesi için riske giren yatırımlar yapması gerekir. Zenginin özgürlüğünü kısıtlayan şey onun hırsıdır. Özgürlük, sorumlululuk kişinin iradesine bırakılmış her ikisi de istenirse sınırsız yaşanabilir, reddederse de kendi hapishanesinde çırpınmak kalır kişiye. Kendini ve dünyada bulunma nedenini çözenler için sonsuz özgürlük elini uzattığı her yerde ve kişiyle olur. İnsanın bir benliği olmalı ve o benliğin dışına çıkmamalı, hiç kimse için kendinden vazgeçmemeli.

HÜLYA ÇAKICI 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder