25 Haziran 2017 Pazar

Her son aslında yeni bir başlangıçtır


Yaş otuz beş yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Cahit Sıtkı TARANCI

Dante 35 yaşındayken kanto 1.1'de şöyle der: Nel mezzo del cammin di Vita Nostra. (Yaşam yolumuzun yarısında.) Dante bununla Zebur'a gönderme yapar. Zebur'da ortalama insan ömrü 70 yıl olarak geçer.

Ümidimiz kalmayınca hepimiz arzularımızla yaşamaya başlarız. Arzuları yitirirsek de ümidimizle yaşarız. İki kavramın arasındaki fark şu. Arzu dilektir. Umut aktiftir mücadeledir. Arzuyu tetikleyen ümittir. Ümit biterse arzu da biter. Ümidin bitmesi de yaşamsal gayenin bitmesi demektir. Ümit biterse amaç biter dolayısıyla mücadeleye gerek kalmaz ve sadece dileklerimizle yaşarız.

Pandoranın kutusunda geriye bir tek ümit kalır. Onun için insanlık var olduğu sürece ümitler ölmez, insan ümidi olduğu sürece yaşar ümit biterse her şey bitmiş demektir. Ama ümitler kocaman bir dün olmuş gibi günümüzde, yine de neler geçmedi ki bunlar geçmesin imtihan eden illaki mükafatını da verecektir.

Sabrı zengin olanın kalbi de zengindir. Kalbi zengin olanın ruhu engindir. Ruhu engin olanın bakışı derindir. Sabırla başla, kalbinle hisset, ruhunla dokun, derin bak. Her şeyi anlayacaksın. İyiyi de kötüyü de seçeceksin. Umudunu kaybetmemen gerektiğini fark edeceksin.
Bazılarının tek korunağı sabırdır.
Sabrı zırhtan güçlü olan insanların üzerine gitmek boşuna çabadır.
Sabır suskunluk değil, işitilmeyen bir feryattır.
Her kişinin değil, er kişinin harcıdır.
Hz. Yusuf mirasıdır sabır.
Başı zindan, sonu hükümdarlık.
Ve zaman sabrın ilacı.

Silinen şeylerin izi kalmasın. Çünkü çatlak bir ayna olur baktıkların. Yeni bir cümleye özne olursun ama istemezsin. Yeniden yazılmanın heyecanını yaşamak yerine, yeniden silinmenin korkusuyla baş başa kalırsın, sileceksen eğer izi kalmayacak şekilde sil.

Zamanımız da insanlar ne istediğini bilmiyorlar ki değer bilsinler. Sıradan fakında olmadan yaşayan, kıymet bilmeyen ve kaybedenlerdeniz çoğumuz. Bu sanki içimizdeki eril ve dişil taraflarımızın dengelenmesi için. Yaşadıklarımız tamamlanmak, bütünlenmek, bir olabilmek, tüm olabilmek için. Belki de sevdiğiniz, sevdiğimiz insanları düşünmektesiniz. Daha derinlere inersek sonunda sevdiğimizin onlar olmadığını göreceğiz. Biz bu sevginin içimizde yarattığı duyguları seviyoruz, arzuyu seviyorsunuz, arzu edilen şeyi değil. Kalp kırıldı mı hiç kimseye aldırmaz ve umursamaz. Belki mutluluğun sonu ama huzurun başlangıcıdır bu.

HÜLYA ÇAKICI

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder