Hazıra dağ dayanmaz!


Tüketim hastalığı yalnız satın alınabilen ürünlerden ibaret değildir. Türkiye'nin dış borcu 420 milyar dolar, dünya ülkelerinin borç sıralamasında yerimizi almışız. Oysa ki bir zamanlar şöyle denmişti, biz dışarıya ait bütün borçları sıfırladık, bundan sonra her yeni doğan bebek borçlu değil alacaklı olarak dünyaya gelecek. Ama buradan baktığımız zaman durum hiçte öyle gözükmüyor.

EUROSTAD verilerine göre Türkiye'nin toplam dış borcu 420 milyar $.
Kamu borç stoku 109.2 milyar.
Merkez bankası pozisyon açığı 1.8 milyar.
Kamu, özel ve yabancı bankaların sendikasyon kredileri 186 milyar.
Özel şirketlerin yatırım finansman kredileri 110.6 milyar.
Şahıslara ait borçlar 4.9 milyar.

Bu rakamlar önümüzdeki 10 yıl hiç borç almadığımız takdirde ödeyeceğimiz toplam borç ve faizler. Hazıra dağ dayanmaz derler. Borcu yaparken TC, kanun ve yasaları yaparken partili.

Ülkemizdeki ekonomik sınıfları şöyle tanımlayabiliriz; Üst sınıf bütün parayı elinde tutar ve vergi ödemez. Orta sınıf bütün vergileri öder ve bütün işleri yerine getirir. Biz fakirler de orta sınıfı ürkütmek için varızdır, işe gitmek zorundayızdır yoksa gelir sefalet ve ölüm. Bir nevi para karşılığı hayatta en değerli olan şeyi zamanımızı satıyoruz yani çalışıyoruz. Aslında çalışmakta bir kölelik şekli, çünkü maaş karşılığı zamanımızı kiralıyoruz. Özgürlükler artık zenginlere özgü bir yaşam tarzı, fakirin rüyasına bile girse sevindiği bir hayali oldu.

HÜLYA ÇAKICI

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Süleyman Demirel'den bir fıkra ile günümüz :)

Ayağınızdaki 6 Güçlü Nokta

Hayat Kişiye Özeldir