29 Temmuz 2017 Cumartesi

Uzakta olan birini sevmek...


Güçlü insanların yaşayabileceği yaşam şekli. Güçsüz tipler zaten aşkın hakkını veremedi. Uzaklık iki kafa arasındaki mesafeden ibaret, oraya ulaşamadıktan sonra ha yakın olmuş, ha uzak aynı. Aşk illa gözle görmek değil, yüreğinle hissedebilmektir.

Kontrolsüz yakınlıklarda tüketebilir aşkı, bazen insanlar birbirlerine çabuk ulaşırlarsa çabukta bitebilir her şey.

Mesafeler ancak ruhen uzak insanlarda olur, ruhları beraber olan sevgilerde mesafe düşünülemez bile, düşünülüyorsa o sevgi değildir zaten. Kafka Milenayı hep uzaktan sevmiştir. Başınızı yastığa koyduğunuzda avuçlarınızda bir yürek atar. Düş mü, gerçek mi yoksa yastığın marifetimidir bilinmez. Duygular bağımsız bir şekilde alır başını gider. Çok uzakta olsa, sarılamasanda, mutlu olduğunda, hüzünlü olduğunda yanında olamasa da eğer güveniyorsan o kalbi acıtmayacağına dünyanın öbür ucunda olsa da devam eder.

Mesele sevdaysa kanun da, kural da, şartlar da bir yere kadar olur. Seven yüreğinde sevileni besleyebilirse yürür gider yoluna. Ama erişmek istediğinizde kilometrelerce yolun önünüzde engel olduğunu bilir ve bununla yaşamayı öğrenip güne gözleriniz kapalı uyanırsınız. Başaranlar var ama sonunda bir kavuşma ihtimali varsa mücadele edilir. Bunu başaranlardan biriyken okyanusu geçip derede boğulabilirsiniz. Kendinize güvensenizde karşınızdakinin zamanla zorluklardan kaçmayacağını bilemezsiniz. Ve hayatınızı onun üzerinize oynuyorsanız yanlış yapar, enkaz altında kalırsınız, dibi görünmeyen her şey zarardır.

Gözden ırak olan gönülden de ırak olur derler. Elbet biter ama azar azar biter, ne zaman başladığını ve bittiğini anlayamazsınız bile.

HÜLYA ÇAKICI

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder