Sistemlerin Temel Felsefesi...


Yaşama öyle bağlanacaksın ki, ölüm tehlikesi olsa bile korkmadan mücadele edecek, direnecek ve yaşamını kazanacaksın. Köle olarak yaşamı yok edilen insanlar yaşamlarını ancak her şeye rağmen yaşam için mücadele ettiklerinde, direndiklerinde kazanabilirler. Beynimizdeki, duygularımızdaki zincirlerden kurtulmak yaşamımızı yaşamanın tek çıkış yoludur.

Bugün çoğumuz yaşama sıkı sıkı bağlanmak adına inanılmaz mücadeleler ve çabalar içinde debelenip duruyoruz. Karşılığında ise bir kısır döngü içinde bir ömrü tüketiyor ve bunu başkaları için yaptığımızı çok geç anlıyoruz.

İnsanoğlu olan bizler öğrenilmiş acizlik denen ve bilinçaltımıza kadar işleyen yaşamın cehennemine boyun eğmek zorunda olduğumuz, çıkılamaz diye hissettiğimiz, düşündüğümüz bir sistemde yaşıyoruz. Zincirlerinin farkına varsa insan zincirlerden kurtulmanın yollarını bulacak, bunun için mücadele verecek, direnecek ve yaşamını kazanacaktır. Köle yapan insanlık dünya nüfusunun tamamını özelikle Afrika, Asya, Latin Amerika vs. gibi dünyanın belli bölgelerindeki insanları açlığa, susuzluğa mahkum ediyor. İnsanlığın bütünü zincirlerinin farkına vardığında köle yapan insanları insanlığın gücü ile yok edecektir.

Benlik oluşturmak, ortaya kendin olabilecek bir karakter koymak bunu yapanlar başarılı ve özgürdür. Yaşam mücadelesi olarak adlandırdığımız kısımda bunun tam tersidir. Kazanç için, menfaat için, mal için, statü için, ..... sahibi olmak için, yaşamın maddi kısmı için harcanan karakterler, biten değerler ve en sonunda biten insanlık. Yani tam tersi biten bir benliğin ve yok olan bir insanın tasviri. Yaşama bağlanmak deyince insanlar daha çok bu ikinci kısmı dikate alıyorlar.

Kapitalist sistemin şiddetine, ölümüne, sömürüsüne, sevgisiz, faydacı, çıkarcı, rekabetçi, insanlığın içinden iyiliği, sevgiyi yok eden şartlarına rağmen iyi olma mücadelesi vermeye devam etmekte bir başarıdır. Örneğin, iş yerinde yükselmek için birbirinin kuyusunu kazmak yerine dayanışmayı, paylaşmayı, ortak yaşamın hakları için iletişimle insanlığı insanlığa, iyi insanlığın ne olduğunu gösterebiliyor. Sistemin oluşturduğu belli bir düzen var ama bugünkü insan acımasızlığı, doyumsuzluğu sadece bir sistemle açıklanamayacak kadar kötü bir durumu, çok daha fazla etkenin geçerli olduğu ve sebep olduğunu gösteriyor.

Sistem düşüncesinin temel felsefesi kar etmek için her şeyi yapabilirsindir. Doğayı, insanlığı, bütün canlıları ve hatta dünyayı yok edebilir, doyumsuz ruhu ve egoları için rekabet eder, faydalanır, çıkarları için kullanır, sistemdeki temel hedef ve bütün çabalar bunun içindir. Sevgiden, güvenden, dayanışmadan, yardımlaşmadan uzak sadece çıkar elde etmek savaşmak. Bunun için dünyada savaşlar, salgın hastalıklar vs. yaratabilir, her şeyi satın alabilir kar ve iktidar için. Ama doğayı sevgiyi, güveni, paylaşımı, dayanışmayı, yardımlaşmayı da yaşayamazlar.

HÜLYA ÇAKICI

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Süleyman Demirel'den bir fıkra ile günümüz :)

Ayağınızdaki 6 Güçlü Nokta

Hayat Kişiye Özeldir