Kayıtlar

roman etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Yitirmenin ne olduğunu biliyorum!

Resim
Yitirmenin ne olduğunu biliyorum. Kendi hayatını hayatından çıkartmayı biliyorum. Kendi mabedinden uzaklaşmayı biliyorum. Eğer isteseydin sunabilirdim kalbimi ellerine. Yapabilseydim indirebilirdim yıldızları yeryüzüne. Gücüm olsaydı çevirebilirdim zamanı geriye. Çiçeklere su ver, çiçekler güzel olsun, kokla. Çocuklara şiir yaz, içinde umut olsun. Unutma hep kendine söyle. Yarın çok geç bugün ölmeliyim. Sağır bir kurşun gibi ağır ağır düşmeliyim. Kayan bir yıldız gibi gökyüzünde sönmeliyim. Hissediyorum üstümde gezinen rüzgarı. Küçük bir kum parçası karışıyor denize uzakta bir yerde. Ayrılık zehirden bir hançermiş. Ayrılık vakti yaklaştıkça yüreğe zehir damlar. Boğaza bir şeyler düğümlenir. Sonra elin ayağın tutmaz olur, düşünemez olursun. Sağır olursun, duymadan bakarsın. Sevdadan geriye kalırsa sadece hüzün kalır. Yalnızız buluşmamız yasak. Görüşmemiz uzak. Devrilmiş kadehler gibi dönüyor başımız. Bir film sahnesi gibi akar gider ayrılık. Biz zaten hiçbir

Paranı cebinde taşı. Kalbin de değil.!

Resim
Çok zengin ama cimri bir adam, bir bilgenin yanına gidip nasihat almak istedi.  Bilge onu pencerenin yanına götürüp sordu, Pencereye baktığında ne görüyorsun? Yoldan gelip geçen insanlar görüyorum. Bir de yolun kenarında oturmuş dilenen fakir bir adam var. Bilge, başka bir odaya gidip elinde büyük bir aynayla döndü. Peki bu aynaya baktığında ne görüyorsun? Kendimi. Yani artık başkalarını görmüyorsun! Farkında mısın, pencere camı da aynı da maddeden, yani camdan yapılmıştır. Ama aynanın camının üstüne incecik bir gümüş tabakası kaplandığı için, ona baktığında kendinden başkasını göremiyorsun. İşte, insan kalbi de cam gibi aslında şeffaftır, başkalarını görmemize engel değil vesile olur. Onlara merhamet besleriz o zaman. Ama ne zaman ki altın gümüş gibi dünya süsleriyle kalbimizi kaplarsak o zaman sadece kendimizi görürüz. Kalbimizden de merhamet çekilip atılır. Yapman gereken şey kalbini temizlemek. Altınları ve gümüşleri cebinde taşı, kalbinde değil. O zaman bencillikten kurtu

Pardon! Kaç yüzünüz var?

Resim
Öyle insanlar var ki, her şey hakkında konuşurlar. Doğru ya da yanlış olması önemli değildir! Her konuyu herkesten iyi bilirler? İşte bunlara evet BUNLAR yeterli kelime, fazlası değer vermek olur çünkü! Bunlara HERBOKOLOG deniyor. Bilmediğini bilmeyenlerdir ve her konu da bilgi sahibidirler :) Ne kadar zayıf ve aciz, kendilerinden habersiz, bir zavallı olduklarından bile haberleri yoktur BUNLARIN. İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir. Bilmediğini bilmemek bunu gerektirir. Alimin bilmediği çoktur ama cahilin bilmediği yoktur. Herkesin her konu da bir fikri var ama bilgisi yoktur. O yüzden Türkiye'de 79 milyon teknik direktör, 79 milyon Başbakan, 79 milyon profesör vs. var. Oku, dinle, araştır. Soran olursa anlat. Ama ukalalık boyutun da değil. Hayat neyi istediğimizle alakalı. Bir çoğumuz neyi isteyip, istemediğimizi bilemediğimizden veya ufak şeylerle  mutlu olamayı beceremediğimizden, bazen maymun iştahlı olduğumuzdan, zaman su gibi akıp giderken, yaşamak istediğimiz