26 Temmuz 2016 Salı

2016 YILI VERGİ AFFI


TBMM'de yasalaşması beklenen BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASINA İLİŞKİN KANUN Teklifi içeriği:
* Özel sektörün kamuya olan borç yükünün azaltılarak borçlara taksit imkanı getirilmesi.
* İhtilafların (anlaşmazlıkların) sulh yoluyla sonlandırılması.
* Vergi incelemesinde olan konuların dava yoluna gidilmeksizin çözümlenmesi
* Vergilemede öngörülebilirliğin artırılarak geçmiş vergilendirme dönemleri ile ilgili olası risklerin ortadan kaldırılması.
* İşletme kayıtlarının fiili durumlarına uygun hale getirilerek kayıtlı ekonomiye geçişin teşvik edilmesi amaçlanmaktadır.

Kanun teklifi güzel kolaylıklar getiriyor:
* Birikmiş borçlar enflasyon oranında güncellenerek, faiz ve cezalar silinmekte ve belli bir plan dahilinde ödeme kolaylığı getirilmektedir.
* Mükellef ile vergi idaresi arasındaki davaların sulh yoluyla çözümü yönünde düzenleme yapılmıştır. Davanın bulunduğu safhalara göre önemli indirimler yapılmaktadır.
* İnceleme ve tarhiyat (verginin ödenmesi gereken safhaya gelmesi) safhasındaki borçlar için önemli indirimler yapılarak ödenme imkanı getirilmekte ve böylece gelecekteki ihtilafların (anlaşmazlıkların) önlenmesi sağlanmaktadır.
* Matrah (verginin miktarını belirtmek için temel alınan değer) ve vergi artırımı ile mükelleflere (yükümlüler) geçmiş vergilendirme dönemi ile ilgili olası risklerini ortadan kaldırma imkanı verilmektedir.
* İşletmelerdeki mallarını beyan ederek kayıt altına almak isteyen, işletme de olmayan mallarını da herhangi bir ceza ödemeden kayıtlardan çıkarmak isteyen mükelleflere önemli avantajlar sağlanmaktadır.
* Bilançolar da görülmekle birlikte işletmeler de bulunmayan kasa mevcutları ve ortaklardan alacaklar hesabının fiili duruma uygun hale getirilmesi için mükelleflere imkan sağlanmaktadır.

Kanun Teklifi ile düzenlemelerden birisi de, matrah ve vergi artırımıdır. Matrah ve vergi artırımı ile mükelleflere geçmiş vergilendirme dönemleri ile ilgili riskleri ortadan kaldırma imkanı verilmekte. Bu şekilde mükellefler artırım yapılan yıllar için vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmama koruması elde etmekteler.
Teklifin Matrah ve Vergi Artırımı başlıklı 5. maddesinin (9). fıkrasında; “213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin (b) fıkrasındaki “defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenlerin” Gelir ve kurumlar vergisi matrah artırımından, Gelir ve kurumlar vergisi stopaj vergisi artırımından ve KDV artırımından faydalanamayacakları hükme bağlanmaktadır.

Kanunun yasalaştığı tarihte sahte belge düzenleme şüphesiyle hakkında inceleme başlatılan ve incelemesi devam eden mükelleflerin durumları ise; Kanun teklifinin 5. maddesinin 7. fıkrasında bu maddeye göre matrah ve vergi artırımında bulunulmasının bu kanunun yayımlandığı tarihten önce başlanılmış olan vergi incelemeleri ile takdir işlemlerine engel teşkil etmeyeceği, ancak artırımda bulunan mükellefler hakkında başlanılan vergi incelemeleri ve takdir işlemlerinin bu kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ayın başından itibaren bir ay içerisinde sonuçlandırılamaması halinde bu işlemlere devam edilemeyeceği hüküm altına alınmaktadır.

2011 ile 2015 yılları arasında haklarında sahte belge düzenleme şüphesi ile başlatılan ve Kanunun yayımlandığı tarih itibariyle devam eden incelemelerin kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ayın başından itibaren bir ay içerisinde sonuçlandırılarak mükelleflerin sahte belge düzenledikleri hususunun Vergi İnceleme Raporuna bağlanması halinde, bu mükelleflerin vergi ve matrah artırımından yararlanmaları mümkün değildir. Söz konusu incelemenin kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ayın başından itibaren bir ay içerisinde sonuçlandırılamaması halinde ise, incelemeye devam edilemeyeceğinden, bu mükelleflerin matrah ve vergi artırımı imkanından faydalanmaları mümkün bulunmaktadır.
Kisaca, vergi idaresinin sahte belge düzenlediğinden şüphe duyduğu ancak incelemesi devam ettiği ve kanundaki süre bitirilemediği için daha ispat aşamasına getiremediği mükelleflerin matrah artırımında bulunarak incelemeden kurtulması mümkün. Ama Kanun da aksine bir düzenleme bulunmadığı için sahte belge veya muhteviyatı (içeriği) itibariyle yanıltıcı belgeleri bilerek yada bilmeden kullanan mükellefler haklarında düzenlenmiş rapor bulunup bulunmadığına bakmaksızın vergi ve matrah artırımından yararlanabileceklerdir.

Diğer taraftan bakılacak olursa; Vergilerini düzenli ödeyenlere sürekli haksızlık yapılan ve ödememeyi teşvik eden bir sistem. Zamanında ödeyenlere de bir yapılandırmaya gidilebilir. SGK'daki 5 puanlık indirim gibi.
Ayrıca, SİCİL AFFI'da gerekiyor ki esnafların bankalar nezdindeki sicili temizlensin ve esnafın çarkı dönsün. Takibe girmiş kredi borçları, icra takibi, işleyen faizlerin düşürülüp yapılandırılması dahil edilse para trafiği artacak ve borçlular da rahatlayacaktır diye düşünüyorum.

HÜLYA ÇAKICI

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder