Kayıtlar

Haziran, 2022 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Huzurun Senfonisi

Resim
Hayat bazen "Neden ben?" sorusunu sormadan yol almaktır. Ve sabır; yüzünü ekşitmeden acıyı yudumlamaktır. Hayat tesadüflerdir. Hiç beklemediğiniz bir anda karşınıza çıkan biri, başınıza gelen bir olaydır. Bazen bir taksi şoförü, bazen yağmurdan kaçan biri, bazen de hiç beklemediğiniz bir yerde güzel bir konser dinleyebilmek. Aslında gülümseyebilecek bir ruh haline sahip olduğunuzda hemen hemen her şeydir. İçinde yeterince ışığı olan insanlar da karışır kalabalığa. Aydınlanmak için değil aydınlatmak için. Kişi ışığını karartmayı bilmelidir, böceklerden ve hayvanlardan kurtulmak için. (Gerçi bu hayvanlara hakaret oldu gibi biraz) İnsanlar ışığın çevresinde toplanırlar daha iyi görmek için değil daha iyi parlamak için. Kimi insanlarda ışığın çevresinde tıpkı güneş enerjisi gibi enerji toplayıp diğer tarafa faydalı enerji vermek amacıyla bulunurlar. Bazılarında bu olay doğuştan Allah vergisi, bazılarında da başkalarından ışık alarak bu süreci idame ettirerek devam eder. Bana ısı

Düşündüğünü Çekersin

Resim
En çabuk unuttuğumuz şey kendimize verdiğimiz sözü tutmak. Elinden gelini yapan ve elinden geleni yine yapmayan insandır sonuçta. Kaybedilen eşya, para, her türlü acı zamanla unutuluyor ama kaçırılan fırsatlar asla akıldan çıkmıyor ve her hatırladığımız da insanın içini acıtıyor. Her karanlık şafağın tohumlarını içinde taşır, her aydınlığın bir zifiri karanlığı olduğu gibi. Ne ararsak yüreğimiz de, kendimiz de buluruz. Kaçtığımız her ne ise bizden önce gider sığınacağımız, gitmek ve ulaşmak istediğimiz yerlere. Hayat bu hiç belli olmaz sana okyanusu geçirtir bir şey olmaz da, bir göl de boğulursun şartlar neyi gösterirse artık. Kendi değer yargılarımız ve kendi doğrularımız içinde. Madendeki kömürü ararken maden, ekmeğimizi ararken ekmeğiz. Zor olsa da zorlukların meyvesini almak gerçekten güzel olan. Aklından geçen düşünce, ağzından çıkan bir söz tüm dünyayı dolaşıp yine sana gelir. Vicdan ve akıl insana yön veren ilahi bir pusula ama vicdan tarafına gelince şekil değiştirmeyecekse. H

Vicdan Güzel İnsanda Bulunur

Resim
Vicdan ahlaklı, erdemli, inançlı, dürüst ve kişilikli insanlarda bulunur. Keşke herkesin ömrü vicdanı kadar olsaydı. Hayatınızda merhametli insanlara yer verin, onlar üzseler bile istemeden üzerler ama gönül almasını da bilirler. Karşılıksız hiçbir şey yok, her şey er ya da geç bize tekrar geri döner. Vicdanlı ve dürüst olmak hesaplı olmaktan iyidir, hesap insanı makam sahibi yapar ama vicdan daha önemli bir işe yarar insanı insan yapar. İnsanlar kötülüğü arzuları kuvvetli olduğundan değil vicdanları zayıf olduğundan yaparlar. Vicdanen yanlış olan hiçbir şey bir insana kendini iyi hissettirmez aslında. Önceleri herkes birbirine iyi geldiğini düşünür ve bir yola çıkar, zamanla çıktığı yolda bir bakar tek başına ilerliyor. Bu arkadaş, dost, sevgili ya da eş olabilir. İyi gelmenin bile bir zaman aşımı var. İnsan insanın sevgisine, saygısına, alakasına ihtiyaç duyar. Vicdanını kaybeden huzur aramasın. Vicdan kişinin en büyük yargıcıdır. İnsanı tanımlayan şey ahlak anlayışıdır. Ahlakı güzel

Yoracaksa Yalnız Yürüyeceksin

Resim
Kendini sevmeyi öğrendikçe, kendini tanıdıkça tek başına olmayı seçersin, bu insanları sevmiyorsun anlamına gelmez sadece kendinle çok mutlu olduğunu gösterir. Başkalarıyla görüşeceğin zamanda da istekle bir araya gelirsin. İnsan çevresinde insansı fıtratını bozmamış vicdanlı insan bulamayınca yalnızlaşıp yalın oluyor. Sonra sessizliğe ve huzura alışıyor, hayata bakış acısı değişiyor, mutlu olduğu şeyler değişiyor, azda olsa onunla aynı bakış açısı olan birkaç insan oluyor hayatında bu da hayatına yapılan temizlik gibi oluyor. Kişi insanlara önyargılı davranmayıp onları oldukları gibi kabul ederse, tanıdık, arkadaş ve dostu ayırt edip ona göre gerekli mesafeyi koyarsa, hem insanlar hakkında gereksiz hayal kırıklıklarına uğramaktan kurtulur, hem de bu tür negatif duygulardan arınır. Sonuçta yaşamın içinde olmak zorundayız inadına da olsa. Anlayamadığımız şeylerden bir tanesi de beş dakika yalnız kalıp kendimizi dinlememizin bize ne kadar fayda sağlayacağını bilmiyor olmamızdır. Oysa ken

Sen Değiş Dünyan Değişsin

Resim
Hayattan tat almak için kendine ne yaptın? Devamlı bir beklenti ve istek içinde olduğumuzdan yaşamın bize vermek istediklerini alamıyor, anlayamıyoruz. Hiç kimseden hiçbir şey bekleme, kimseyi düşünme, kendini sürekli sorgulamaktan vazgeç, kendini sev, kendine değer ver, kendini sevindir, spor yap, yüz, yürü, gez dolaş, vicdanınla barışık ol, vicdanını rahatsız eden hiçbir şey yapma, dünyanın tadını çıkarmaya bak, kimseye dokunma, kimsede sana dokunmasın, seni rahatsız edenlerden uzaklaş, kendinle bol bol konuş, kendine değer ver, kendinle barış böylece hayattan yavaş yavaş tat almaya başlayacaksın. Düşüncesiz kararlar alıp pişman olacak şeyler yapma, kimseye güvenme, borç verme, sırrını anlatma, çıkarlar bittiğinde herkes sırtını döner. Kendimden başkasına fazla değer vermemeyi, kendim için yaşamayı, kimseye bağlı kalmamayı, birine güvenmenin kendime yaptığım en büyük saygısızlık olduğunu, bazı tecrübelerin çok pahalı olduğunu, her söylenene inanmamayı öğrendim. Herkesin işine yaradığ

Fazla Tahammül Fedakarlık Mıdır?

Resim
Senin tahammülün karşı tarafın iştahını arttırır ve daha baskın olmaya yeltenir. Bu yüzden tahammül kapısını kapatıp çat kapı gitmek gerekir. Kibarca fedakarlık, aslında aptallıktır. Fazla tahammül soytarıyı kral yapar. Tahammül sabrın taşmasını demlemektir. Kendine değer vermeyi ve kendini sevmeyi unutmaktır. Fazla tahammül fedakarlıktır ama hep senden gider. Kendi kul hakkına girmektir. Her şey karşılıklı olmalı bunu şimdi uygulamak yıllar sonra anlamaktan iyidir. Fazla tahammül enayiliktir, zamanında çok tahammül ettim biliyorum, tahammül gösterdiğin kişi bunu enayilik olarak görüyor. Fazla tahammül yavaş yavaş kendi canına kıymaktır. Sesi çıkmayanın canını çıkarırlar. Kendine Haksızlıktır. İnsan hayır sözünü lugatına yerleştirmeli yeri ve zamanı gelince de kullanmalı. Fedakarlık diyerek taviz verilir, taviz verdiğin iki katı fazlasını yapar, her şeye tahammül edilmez, hayır demek gerekir. Değmez kendinizi yıpratırsınız. İkiside farklı kavramlar ama işin içine fazlaca tahammül etmek