Kayıtlar

çevre etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Hayat Dengedir

Resim
Alt yapımız sağlam değil, yerleşik gelenek ve göreneklerin aile yapıları üzerinde etkisi büyük. Milattan önce Sokrates 'Sormadan sorgulanmadan yaşanan hayat yaşam değildir.' demiş. Günümüzde bile hala insanoğlu birçok şeyin farkında değil. Çeşitli nedenlerle sınır ihlallerine izin veriyor, bir şekilde farkına vardığımızda değişime çabalarken yılların verdiği alışkanlıkların yanlış olduğunu anlasakta yine bir süre suçluluk duygusunu taşıyoruz. Değişim çevre tarafından da kolayca kabul görmüyor. Hatta o halimizle takdir görmüşüz gibi sen eskiden böyle değildin gibi serzenişlerle karşılaşıyoruz. Yine de yanlışın neresinden dönülürse kardır. Yola çıkmaktan korkmamak gerekiyor. Doğrular yanlışlar sayesinde, yanlışlar ise doğrular sayesinde anlam bulur. Her farklı fikir bir zenginliktir ve bizler bu farklılıklar sayesinde doğruyu bulabiliriz. Doğru tek değildir birçok fikirde gerçekten bir pay bulunabilir. Yani farklılıklar bizim gerçek zenginliğimizdir. Her şeyin aynı olması

Özgüven

Resim
Özgüven ile imaj arasında hiçbir bağlantı olmadığı gibi imaj uğruna özüne ihanet edersen özgüvenine, ömür boyu taşıdığın özüne, psikolojik yaşamına da darbe vurursun. Gurur insanın özünde doğru bulduğu şeyleri yaptığında kuvvetli bir biçimde hissettiği bir duygudur. İmajı bir kenara bırakıp gurur duyacağın şeyler yaparsan güçlenirsin. Özgüven sahibi bir birey olduğumuzu tavsiyeler üzerine gösteremeyiz. Bu eğitimle bilinçlenerek kendine ve çevrene gösterdiğin saygı ve farkındalıkla oluşabilecek bir şeydir. Etraftaki insanların giydiği kıyafetler, bindikleri araç, taktıkları saat, kurdukları bir kaç özlü söz çoğu da aşırmadır ya bir şairden, ya bir felsefe adamından, iki poz atarak göstermeye çalıştıkları bir şey değildir özgüven, bir ortama girildiğinde fark edilmek, dikkatleri toplamak değildir, özgüven bilmektir. Başarısız her girişim suçluluk duygusu hissettirir ama başarmak da haklı yapmaz. Ortada bir problem varsa buna tek bir şey veya tek bir kişi neden olmamıştır. H

İnsan Alışırken Değişir

Resim
Bir insana bin insan haksızlık yapsada binbirinci insandan ümidini kesmez. Sorgulamayı bilmeyen bir toplum çocuğuna verecek cevabı bulamaz. Yaşamın her alanında eğitimli yada eğitimsiz sürekli insanları memnun etmeye çalışmak toplumsal bir davranış kısıtlanmasıdır. Bu bir nevi özgürlüğümüzü, yaşam şeklimizi bencilce zorlaştırarak bedenimizde ve ruhumuzda yaralar açar. Bencil insan ilişkileri zorlayıcı baskıcı istekler çoğu insanı bunaltarak hastalandırır. Günümüzde bedensel ve ruhsal hastalıkların altında yatan nedenler olumsuzluklar ve sınırların ihlalidir. Haksız ve bencil insanların dayattıkları hal ve isteklerin tamamıdır. Ne evliliği, ne mesleki seçimi, ne yaşam tarzı kendine uygun değildir. Bu tüm toplumun kadın ve erkeklerinin yaşadığı drama, yaşamak istemediği olguların bütünüdür. Olumsuz inançlar, kişinin yetiştiği aile ortamı, çevreye, travmatik yaşantılara, olumsuz anılara bağlı olarak gelişir. Yapamayacağına inanan kişi çocukluğunda çok eleştirilmiş, takdir edilmemi

Bizler Sadece Figüranız

Resim
Kişi ne kadar zeki ve mantıklı bir insan olsa da farkında olmadan toplum, çevre, etkenler, tepkiler karşısında zamanla algısı körelebiliyor. Hür düşünmeyi engellemek toplumları, kişisel zaaflar insanları mantıksız davranmaya itiyor. Doğa kanunları her zaman işler, insanın en güçlü yanı yaratıcılığı ve zekasıdır onu elinden alırsan en aciz insan yada en tehlikeli toplum ortaya çıkar. Savaşların çıkma nedeni bir aşk hikayesi olmamıştır. Truva savaşı İzmir'li Homeros'un İlyada'sında anlattığı gibi Paris ve Helen'in aşkı yüzünden mi çıktı? Truva savaşı gerçek birinci dünya savaşıdır ve Homeros'un Akalilar diye isimlendirdiği Miken toplumunun yeni pazar arayışı ile Akdeniz'in diğer kıyılarına yayılma hareketini yapmasını sağlar. Topraklarımıza ilk kez Yunanca konuşan Helen toplumunun gelmesini ve Anadolu'nun Helenleşmesini doğurur. O zaman insanlarının bildiği Akdeniz kıyılarında yaşayan tüm dünya halklarının katılmış olduğu gerçek birinci dünya savaşıdır

Tartmak, Kıyaslamak Ve Düşünmek İçin Oku!

Resim
Yalanlamak ve reddetmek için okuma! İnanmak ve her şeyi kabullenmek için de okuma! Konuşmak ve nutuk çekmek için de okuma! Tartmak, kıyaslamak ve düşünmek için oku!" Francis Bacon Okumak bizim toplumumuza uzak bir durum. Bizim milletimiz okumak yerine okuyanların kendilerine aktardığı kadarı ile yetinen ve buna razı olan bir yapıya sahip. Dolayısı ile güdülmeyi baştan kabul etmiş olan bir topluma oku demenin pek bir anlam ifade etmeyeceğini de okuyan kesimin artık kabul etmesi gerekiyor. Geleneklerimizdeki okuma aslında karşılıklı yapılan bir eylemdir. Şarkı, türkü okumak, canın okumak, meydan okumak gibi eylemler de bile genel kabul gören YAZILMIŞ OLAN bir şeyi kendi KENDİNE OKUMAK algısının aksine hep karşıda biri var ve münazara içeriyor. Türkiye 65 ülke arasında, 44. Olabildi. Fen, matematik ve OKUDUĞUNU ANLAYABİLME açısından. Sanırım bu istatistik her şeyi anlatıyor. Başka söze gerek var mı?  Bu biraz da, insanların okumaya ve hayal kurmaya üşenmesinden. Kolay

Duygusuz İnsan...

Resim
Varlığını nefes olarak bildiklerin kırık bir ezgiyi bıraktıklarında yüreğinde anlarsın insanın insanı israf ettiğini, kırıntılarına dahi acımadan basıp geçtiğini. Hiç kimse duygusuz olarak dünyaya gelmez, itinayla tüm iyi niyetlerin, güzelliklerin, umutların, sevmek ve sevilmek gibi tüm insani duyguların etrafındaki insanlar tarafından hallaç pamuğuna döndürülmesiyle duygusuzluğa doğru ilerlemeye başlar. Robot değiliz her an, her saniye aynı duygularla yaşayamayız, bugün kırmızıyı seven sonrasında sevmeyebilir bu normaldir. Bazen duygusuz olarak gördüğümüz insan aslında duygusal olabilir, güçlü görünme çabasından etrafındaki kişiler kalbinde nasır olduğunu düşünebilir. Toplumdaki duygusuz, acımasız insanlar belkide aşırı duygusal olup yaşadıkları duygusallığın, iyiliğin, kötü tecrübelerin sonrasında o hale gelmiştir. Yani duygusallığın zıt koşullanmasının, kişiler arası ilişkilerde yaşanan zincirleme tepkinin bir sonucudur böyle görünmesi belki. Kimse bana bir şey olmaz demesin

Eğitim Şart, Peki Nasıl Olmalı?

Resim
İnsan olmak okumakla olmuyor önemli olan insan gibi davranmak, insan gibi hareket etmek, okuduğunun hakkını vermek, insan olmak aslında mayada saklı eğitim sadece etken. İyi eğitimli sağduyulu insanlar dünyada çoğunlukta olsa çok şey değişirdi. Dinden fazla etkin olan eğitimdir. Bir insan bir insanın ne, kim olduğuna bakmaksızın değer vermeyi küçük yaşta öğrenirse ömrü boyunca bu durumunu korur. Eğitim insanın içindeki olanakları gerçekleştirmeli. Bir meşe palamudu meşe olma imkanını barındırır ve gerekli olanaklar sağlanırsa meşe ağacı olur, sağlanamazsa olabileceği, içinde barındırdığı özü ortaya koyamaz. İnsan da hem geçmişini, hem gelecekte olabileceğini şimdide barındırır, bu da biraz imkan ve şartlara bağlıdır. Öğrenilerin davranışa dönüşmesi, içselleşmesi ve olumlu gelişim göstermedir eğitim. Bu da ülkelerin eğitim politikaları, çevre, aile, ailenin sosyo ekonomik durumu ve kişinin kalıtımsal özellikleri vs. gibi çok yönlü etkileyici faktörleri içerir. Nitelikli eğitim

İnsanın boyu topuğundan ölçülür!

Resim
Zeki olmanın en kötü tarafı kısıtlı bir çevreyle bir şeyleri paylaşmaya çalışmaktır. Kişi kendisinde yok, yaşadığı toplumda var olmalıdır. Büyüdükçe küçülmeli, elle tutulmalı, gözle görülmeli, sırda sır olmalıdır ve unutulmamalıdır ki, ne kadar yüksekte olunursa olunsun insanın boyu topuğundan ölçülür. Başkalarını bilen zeki, kendini bilen aydınlanmıştır. Her şeyin mahvedilmesini sükutla izliyoruz. Nasıl bir toplum olduk, ne çabuk kabulleniyoruz her şeyi. Bunca şeye ses çıkarmayan, tepkisiz kalanların, her şey yok olduktan, değerlerimiz, güzelliklerimiz yok edildikten sonra, bitirildikten sonra tepki göstermesini nasıl bekleriz. Artık toplum kör, sağır, ruhsuz, sevgisiz ve tüm güzelliklere düşman; bilime, sanata, eğlenceye, doğaya, hayvanlara en kötüsü de insanlara düşman. Ne kadar çok ezersen ve aldatırsan alışıyorlar. Aldatmadığın, ezmediğin vakitte şaşırıp aptallaşıyor ve inanamıyorlar, bir çok insan tekmeye alışmış durumda, iyi davranan kişi kötü anlaşılıyor. Yozlaşma yetişil

Asgari ücret ve Minimalist yaşam

Resim
İnandığını başarmak için tek engel kendisidir insanın. Değişim yoksa istekleri gerçekleştiren merci de olumlu cevap vermez elbette. Bağlantıları net görme zamanı artık. Sevgiyle, iyi niyetle yola devam. Hayata bakışı olumsuz olanlar hayatı olumsuz yaşıyorlar. Ve böyleleri de çok iyi standartlar içindeler, belki de denge kurmak için görevliler. Tanımadığımız insanları etkilemek için para harcıyoruz, en yeni telefon, en yeni araba vs. Bill Gates, Mark Zuckerberg bakın, adamların milyar dolarları var ama tişörtle geziyorlar. Minimalist yaşam (sadelik, sadece ihtiyaç duyulanla yaşamak) tarzları tok olmalarından, bizlerinde minimalist yaşamayı öğrenmemiz en doğru şeylerden biri olurdu. Ama bir insanın minimalist olması için önce gözünün doyması gerek, kafası rahat ve her şeye sahip olacağını bilen bir kişi zaten doymuşluk hissiyle her gün aynı giysiyi giyinebilir. Standart yaşayan birine minimalist olmayı anlatmak zor, anlasa bile yapamaz. Fikrimce bu şahıslar da daha önce ne var ne y

Deli miyiz neyiz ama yürekliyiz!

Resim
Zihne değil egoya değer vermiş insanların üstünlük kurduğu günümüzde, zeki ve akıllı olmak aslında en büyük deliliktir. Bu işler emek işi hadi demekle olmaz :) Delilik aklı özgür bırakmaktır, dokunulmazlıktır. Kontrollü delilik zekanın göstergesidir. Deliler de akıl kalıntıları hep vardır ama aptal hep aptaldır onlarda akıl aramayın. Algı ve sezgisi farklı olanlar genel olarak dışlanırlar, sıradışı insanlar çevreleriyle fazla ilgili değillerdir bundan dolayı da onlara adlar verilir. Ama ben mi sıradanım yoksa beni sıradanlaştıranlar mı sıradan tartışılır. Yine de bu düşünceleri bir tebessüm oluşturuyorsa delinin yüzünde, bir zarar gelmez böyle bir düşünceden de bize. Bazı insanlar kötülüğü ve art niyeti akıl olarak görürler çünkü. Aslında kelimeler her şeyi anlatmaya yeter ama insan beyninin anlatmaya izin verip vermemesi önemlidir, kendisini kontrol edebilmesi. Kimse kendinden daha akıllı birisini karşısında görmek istemez ve bunun içinde deli diyerek dışlar. Düşünceleri kend

Korkak ister! Cesur üretir!

Resim
Her şey bir şifrenin yerine oturmasıyla başlar. Şifre çözülür ve cennet bahçesinin kapıları ardına kadar açılır. Mutluluk aslında her zaman bizimle. Kolye gibi takıyoruz. Hayat her şeye rağmen çok güzel. Güneşi göremesek de varlığını biliyoruz. Nefes alabiliyorsak her şeyi başarabiliriz. Yapamadığımız, yarım kalan ne varsa. Damarın da kan dolaşıyorsa, hala soğumamışsa, bedenin her şeyi yapabilir ve başarabilir. Yaşamak sevmek için yaratılmış. Dünya sevgi üzerine kurulmuştur. Şanslar, kayıplar, kazançlar, günahlar, İyilikler, yaşam, ölüm vs. hepsi bizim. İnsana insanlık katan duygular. Kimimiz mutlu, kimimiz umutlu, kimimiz acının tutsağı, kimimiz korku vs. hepsinin çıkacağı yol inanç, şükür ve onun insana sunduğu mucizeler. İçimizde derin de bir yerde yatan insanı keşfedersek sevgi bize yol gösteren ışığı yakacak, bizi mutlu kılacaktır. Sevgi bizimle yaratıldı, tüm gücünü keşfedip kullanarak değerli yapabiliriz. Kadınlar kulaklarıyla, erkekler gözleriyle sever. Bundan dolayı

Sen yükseldikçe sevenin? Düştükçe satanın çok olur!

Resim
Sen yükseldikçe sevenin, düştükçe satanın çok olur. Kişiler değil, sadece şartlar değişir.  Düşenin dostu olmaz.  Paran, pulun varsa  değerli  olursun. Dost gibi görünürler, para suyunu çeker sonra işim gücüm var derler.  Hani  dost?  Allah hayırlı dostlar versin. Kimseden bir beklentin olmadan hayata tutunmak lazım. Ne kırılırsın, ne de  incinirsin  o zaman.  Kendimi, nefsimi elimden geldiğince terbiye etmeye çalışıyorum.  Çevremdeki tüm terbiyesiz insanlara, olaylara karşı  yıkılmadan . Siz ilerlemeye çalıştıkça ve hatta çabaladıkça, umudunuzu kırar, inancınızı da törpülerler. İnsan denen muamma.  Çözemediği kendisi. Kavga ettiği kendisi. Aradığı kendisi. Kendisini bulduğunda huzuru bulacak. Etrafına da huzuru verecek. Seni sen olmaktan çıkaran değil!  Sana, sen olma şansını veren GERÇEK DOST'undur. Gözler nedense hep kötüyü görür. Oysa ki iyi de var bir düşünür. Düşünmekse alır seni götürür. Geçti değil, gelir mi değil, gün bugündür.  Allah herk

Kimse kimseyi kaybetmez. Giden başkasını bulur, kalan da kendisini...

Resim
Bazen bilirsiniz tarif edemezsiniz. Belki sizi kimse anlamaz ama yine de anlatmaya çalışırsınız bir umutla. Belki hayatınızda şimdiye kadar her şey ters de gitmiş olabilir. Ama yine de bir umut çocuk gibi  görmediğiniz ama bildiğiniz  tanışmadığınız bu mutluluğa koşarsınız. Bazen hayat keşke yanımda olsa dediklerimizi uzağımıza atarken. Yüzünü bile görmek istemediklerimizi gözümüze sokar. Bazen hayat sinirlerimizi alt üst eden şeyleri. Sabrımızı sınamak istercesine üzerimize gönderir. Neden kimse birlikte yaşamayı öğrenemez.  İnsanların birbirlerine ihtiyaçları varken yokmuş gibi davranır.  Yalnızlık marifet gibi.  Başkasının derdine ortak olmak, çok mu zor. Yanında ağlayana mendil uzatmak, düşeni kaldırmak insanca yaşamak çok mu zor. Ve şimdi uzağınızdadır belki  yanı  başında  olmasını istediğiniz. Ve kim bilir belki de uzağınızda olan senin için en değerli, en özel ve seni en çok anlayandır.  Üzülme sakın neden şimdi yanı başımda değil