Kayıtlar

sevmek etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Aile Kan Bağı İle Mi Olur?

Resim
İnsanlar birbirlerine tahammül ederek, katlanarak, paylaşarak yol alırlar. Bu taşra da çok çocuklu ailelerde daha kolay oluşur. Kan bağı birçok şeye ilave olarak zorlukları birlikte aşmayı da gerekli kılar. Şehirleşmenin getirdiği modern mimari büyük aileyi günümüzde iyice yok ediyor. Çocuklar paylaşmayı ve katlanmayı kreşlerde ve okullarda öğreniyor. Bu nedenle aileden çok, iletişim içindekiler arasında oluşan paylaşım öne çıkıyor. Başarılı insan ilişkilerinde gönül bağı fazlaca etkilidir. Kan bağı irademiz dışı gerçekleşen doğanın bize verdiği bir ilişki biçiminden çok bir konumdur. Ruhen kendi yansımamızı bulduğumuz, yürek yüreğe dediğimiz insanlar her daim bizimledir. Fiziki mesafe olsa da, olmasa da olur, gönül birliği kurduğumuz insanlarla mutlu, huzurlu, başarılı bir aile olabiliriz. Bizim aile sistemimizde korku, şiddet, baskı, hükmetmek, emir var ama saygı yok. Eşini aile onaylayacak, okuluna aile karar verecek, yaşam şekline aile karar verecek, ailelerdeki sevgi gitti

Yeni Birisiyle Tanışmaya Üşenmek!

Resim
Kendini anlat, onu tanımaya çalış, bir sürü emek ver sonra bitsin, acısını çek. Sen bulursun eller alır boş verin şey etmeyin o kadar. Hiç kımıldamadan oturacağım herkes istediği kadar koşsun, beni anlayacak insan oturduğum yerde de gelir beni bulur. Üstüne düştükçe geri kaçacaktır hayat doğru kişiyi zamanı geldiğinde karşımıza çıkartacaktır. Gerek yoktur yeni biriyle tanışmak için uğraşmaya, herkesin gösteriş peşinde olduğunu amaçlarının sadece ego tatmini olduğunu bilir uğraşmak istemeyen kişi. Öylesine tanıştığın zaman sorun olmuyor aslında iki lak lak ediyorsun bitiyor. Planlı, programlı olduğu zaman kafada bir sürü soru. Öyle mi, böyle mi? Hele internet üzerindense vaziyet daha bir fena. Düşünceler, yaşam farklılıkları, kültürel farklılıklar, çevresel farklılıklar, ya büyük görmeler, ya küçük görmeler, ön yargılar hemen devreye giriyor. Kaybetmeden kazanmayı, bırakmadan tutmayı, üzmeden sevmeyi öğrenemedik belki de kimbilir. Üşenmek değil belki de hevesi kalmıyor insan

Duygusuz İnsan...

Resim
Varlığını nefes olarak bildiklerin kırık bir ezgiyi bıraktıklarında yüreğinde anlarsın insanın insanı israf ettiğini, kırıntılarına dahi acımadan basıp geçtiğini. Hiç kimse duygusuz olarak dünyaya gelmez, itinayla tüm iyi niyetlerin, güzelliklerin, umutların, sevmek ve sevilmek gibi tüm insani duyguların etrafındaki insanlar tarafından hallaç pamuğuna döndürülmesiyle duygusuzluğa doğru ilerlemeye başlar. Robot değiliz her an, her saniye aynı duygularla yaşayamayız, bugün kırmızıyı seven sonrasında sevmeyebilir bu normaldir. Bazen duygusuz olarak gördüğümüz insan aslında duygusal olabilir, güçlü görünme çabasından etrafındaki kişiler kalbinde nasır olduğunu düşünebilir. Toplumdaki duygusuz, acımasız insanlar belkide aşırı duygusal olup yaşadıkları duygusallığın, iyiliğin, kötü tecrübelerin sonrasında o hale gelmiştir. Yani duygusallığın zıt koşullanmasının, kişiler arası ilişkilerde yaşanan zincirleme tepkinin bir sonucudur böyle görünmesi belki. Kimse bana bir şey olmaz demesin

Bilmem anlatabildim mi?

Resim
Eğer umut varsa içinde, Eğer ruhunda müzik taşıyorsan, Eğer inanıyorsan, Eğer ''bir gün'' diyebiliyorsan, Nerede olursan ol. Her yer huzur... Başkalarını etkilemek ihtiyacından VAZGEÇİN. Daima haklı olma ihtiyacından VAZGEÇİN. Sizi sınırlayan inançlardan VAZGEÇİN. Kontrol etme ihtiyacından VAZGEÇİN. Başkalarını suçlamaktan VAZGEÇİN. Değişime direnmekten VAZGEÇİN. Kendinizi suçlamaktan VAZGEÇİN. Mazeretlerinizden VAZGEÇİN. Şikayet etmekten VAZGEÇİN. Korkularınızdan VAZGEÇİN. Bağımlılıktan VAZGEÇİN. Etiketlerden VAZGEÇİN. SEVMEKTEN ASLA VAZGEÇMEYİN.! Birilerinin umudu, birilerinin huzuru, birilerinin mutluluğu olmak lazım. Yoksa yaşamak nedir ki? Alıştım yokluğuna. Tedirginim aslında ya unutursam. Başkasını seversem. Sadece sevmek değil gayem. Yürek olmak yüreğine. Aşk olmak aşkına. Ve kalp olmak sol yanına. Rüzgar dokunuyor saçlarına, ben dokunamıyorum. Her şey sen kokuyor, ben koklayamıyorum. Güneş yüzüne doğuyor, ben göremiyor

Ve sonra ne oluyor biliyor musun?

Resim
Ve sonra ne oluyor biliyor musun? Yarım kalıyorsun, değişiyorsun. Biraz güvensiz, biraz umutsuz, biraz da umutlu. Ve bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmuyor. Ve sonra ne oluyor biliyor musun? Bir zamanlar uğruna dünyayı karşına alabileceğin adam yabancılaşıyor sana. Adım adım uzaklaşıyorsun. Kör kalsa, yatalak olsa, bacaklarını kaybetse vazgeçmeyeceğin adamın buna hiç değmediğini fark ediyorsun. Bir an geliyor bir şeyler kırılıyor içinde, bir şeyler dökülüyor ve geçiyor, bitiyor. Ve sonra ne oluyor biliyor musun? Ölmeye gidiyoruz diyerek ellerini tutsa, tereddütsüz gideceğin adamı hayretle izliyorsun. Usulca ağlıyorsun bir köşe de, gidişine değil, yaptıklarına, zamanına, vazgeçtiklerine ve bunu hak etmeyişine ve aslında kendin için ağlıyorsun. Ve sonra ne oluyor biliyor musun? İp kopuyor en sağlam yerinden. En güvendiğin adamın bıçak izi kalıyor sırtında. Kelimelerle anlatılamayacak kadar sarsılıyor hayallerin. Grileşiyorsun. Oysa biraz umudun olsa, her şeyi yapardın uğr

SEVMEK mi? BEĞENMEK mi?

Resim
Sevince, yalnızca sevdiğin için yaşamak istersin, yalnızca yanında olmak, yalnızca onun olmak, yalnızca onun zevk aldığıyla zevk alıp, sevmediğinden kaçmak istersin. Sevdiğin öylesine sarmıştır aklını, fikrini, ruhunu ki, her şey sana, onu hatırlatır, yanında iken bile onun içinde olmak istersin. Yakınlık bile uzak gelir sana. Sen kaybolursun, sende sevdiğin kalır yalnızca, beyninde. Onun bakışıyla bakar, onun değerlendirmesiyle değerlendirir, onun diliyle konuşmaya başlarsın. Gözün ondan başkasını görmez, kulağın ondan başkasını duymaz, elin ondan başkasına uzanmaz olur. Her an sana sahip olmasını, her an seni kucaklamasını istersin. Bedensel yakınlık bile korkunç uzaklık gibi gelir sana ve onunla tek bir beden, tek bir ruh, tek bir şuur olmayı dilersin. Beğenen sahip olmak ister. Seven de sevdiğinde yok olur. Vazgeçer birçok şeyden sevdiği uğruna. Bazılarının da sevgi kokusu sürülür üstüne “aşığım” sanır. Ama sevdiği uğruna, fedakarlık etmeye gelince sıra o koku siliniverir üz

Yalandan Kim Ölmüş

Resim
Dostluk tatile çıktı.. Aşk sizlere ömür.. Sabır tükendi.. Anlayış sıfır.. Mutluluk yok.. Tebessüm hasta.. Saygı raporlu.. Yalan diz boyu.. Adam harcamak gündem de.. Seviyorum sözü son moda.. Yalandan kim ölmüş ki.. İnsanlığın dışında! Sevmesi için uğraşmadığın kişi, seni gerçekten sevendir. Diğerleri işine geldiği zaman severken o her zaman sever. Diğerleri seni olmanı istedikleri kişi olduğunda kabul ederken o seni olduğun gibi kabul eder. Ve bil ki o kişinin yerini bin kişi de gelse dolduramaz... Dilerdim ki, zamandan, Dilerdim ki, yağmurdan, Dilerdim ki, rüzgardan, Dilerdim ki, benlerden, Dilerdim ki, gülenlerden, Dilerdim ki, ölenlerden, Dilerdim ki, insanlardan, Dilerdim ki, yalanlardan, Dilerdim ki, duvarlardan, Dilerdim ki, yaşamdan, Dilerdim ki, hayattan, Sadece Huzur...

Sen yükseldikçe sevenin? Düştükçe satanın çok olur!

Resim
Sen yükseldikçe sevenin, düştükçe satanın çok olur. Kişiler değil, sadece şartlar değişir.  Düşenin dostu olmaz.  Paran, pulun varsa  değerli  olursun. Dost gibi görünürler, para suyunu çeker sonra işim gücüm var derler.  Hani  dost?  Allah hayırlı dostlar versin. Kimseden bir beklentin olmadan hayata tutunmak lazım. Ne kırılırsın, ne de  incinirsin  o zaman.  Kendimi, nefsimi elimden geldiğince terbiye etmeye çalışıyorum.  Çevremdeki tüm terbiyesiz insanlara, olaylara karşı  yıkılmadan . Siz ilerlemeye çalıştıkça ve hatta çabaladıkça, umudunuzu kırar, inancınızı da törpülerler. İnsan denen muamma.  Çözemediği kendisi. Kavga ettiği kendisi. Aradığı kendisi. Kendisini bulduğunda huzuru bulacak. Etrafına da huzuru verecek. Seni sen olmaktan çıkaran değil!  Sana, sen olma şansını veren GERÇEK DOST'undur. Gözler nedense hep kötüyü görür. Oysa ki iyi de var bir düşünür. Düşünmekse alır seni götürür. Geçti değil, gelir mi değil, gün bugündür.  Allah herk