Kayıtlar

Allah etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Güç Zehirlenmesi

Resim
Bütün dinlerde Allah aklı kullanmayı emrettiği halde, ruhban sınıfının dini saptırıp tekeline aldıktan sonra paralel bir dini anlayışı ortaya koyduklarını gösteren açık deliller panoraması günümüzde hala devam ediyor. Kuran akla hitap edip düşünmeyi, okumayı okurken akletmeyi teklif ediyor ama bizler ısrarla düşünmüyoruz. Haktan, hukuktan yana olanlar ile adil ve adaletli düzenden yana olanlar yıllarca işkencelere maruz kalıp zindanlarda fişlendiler. Gerektiğinde ülkesinin özgürlük ve bağımsızlığı için idam sehpalarında canlarını verdiler. Tam tersi olanlar ise her şeyi kendi çıkarlarına göre kullandılar. Zeki ve akıllı insanın en büyük hatası empati yapamaması. Çıkar ve menfaat uğruna her şeyi yapıyor insanoğlu. Makam, zeka, akıl, yetenek ne olursa olsun çıkarcı olan çoğunluk istediğine ulaşıyor. Toplumlar kendilerinden olmayanları her zaman dışlayıp kendi içlerinde boğmuşlardır. Ama kişiler belli bir noktaya kadar direnirlerse toplum kişiyi ve fikri özümser. Daha az zeki ol

Susuyorum Avazım Çıktığı Kadar...

Resim
Susmak bazen asalet, bazen nezakettir, incitmekten korkuyorsan sevdiklerini susmak o zaman ebedi zarafettir. Anlayabilene en büyük cevaptır. Bu davranışı sergileyebilmekte en büyük erdemlerden biridir. En kötüsü ise konuşman gereken yerde susmaktır. Allah'a gerekenini yap Allah'ım diyerek her şeyi teslim etmek, her şeye susmak kendine bir zulümdür. Allah bile haklıyken konuş zulüm etmediğin gibi zulme uğrama demiş. Ne zaman ki, çok çaresiz kaldın o zaman Allah senin yerine konuşur ama sende kendi yapabileceğin şeyleri de Allah'a sunma. Susmak gerekli zamanda huyların efendisidir. Bazen konuşmak pişmanlık getirebilir işin ucunda bir ömür pişman yaşamakta var o yüzden susmak bazen iyidir. Bilinçsiz konuşmak başkadır, hakkın konuşmakken susmak ömür boyu pişmanlık getirir, gelen gidene boyun eğilir. Unutma ki, Allah'ın zulme uğramayın emri vardır. Herkese olması gerektiği gibi davranmak en doğrusu sonra yerini yadırgayanlar oluyor. En iyisi tanımadığımız kişilere

Herkes Birbirine Ayna

Resim
Herkes birbirine ayna. Bizim yansıttıklarımızın karşımızdakinde bıraktıkları ve başkalarının yansıttıklarının bizde bıraktıkları. Hayat tüketmektir her şeyi, tüm bu yaşadıklarımızın hepsi tasarlanmıştır. Herkes hayatı boyunca hep bir şey arar, kimi kendini, kimi sevgiyi, kimi kaynağı ve sonunda da bu dünyadan selamını vererek gider. Geldiği yeri unutan gideceği yeri asla bulamaz. Geldik, yaşadık, gidiyoruz. Ne güzel söylemiş Mevlana 'Hamdım, yandım, piştim.' Çoğu insanda bir hava bir ahkam, özün belli sen bellisin neyin havası neyin kafası. Geldiği yeri unutan bir gün unutulmaya mahkumdur. Bir lokma ekmeği çoluk çocuk kazanmaya çalışıp evine getirenler şimdi bir basamak yükseldi diye şu an ki yoksulu fakiri görmezden gelip hatta aşağılayarak bakıyor. Rızkı verende, alanda Allah'tır. Yüksekten uçan yere sert düşer. Geçmiş geleceğimizi inşa eder, unutmadan ama günümüze de taşımadan. Hayatın kendisinin anlam olduğunun farkına vardığımda, teker teker anlamsızlaşmaya

................ bıraktım!

Resim
Öncelikle Allah'a Zamana İnsanları Geçmişi geçmişte Akışına Umut etmeyi Çaba göstermeyi Yarını düşünmeyi Boşa kürek çekmeyi Beni kullanan insanları Öfkelenmeyi Kızmayı Konuşmayı Gereksiz akrabaları Sürekli para isteyenleri Kendime yalan söylemeyi Duygularımı Güvenmeyi Çok iyi insan olmayı İnanmayı Değiştiremediğim şeyleri Değiştirebilme arzusunu Kötü niyetli herkesi İnsanlara güvenmeyi Başkaları için yaşamayı Başkalarını kendimden çok düşünmeyi Başkaları üzülmesin diye onların istedikleri gibi olmayı Üzülmeyi Umutsuzluğu Hayal kırıklığını Güvenmeyi Umut etmeyi Bir şeyler beklemeyi Konuşmayı Susmayı Ağlamayı Tartışmayı Birilerinden bir şeyler beklemeyi Sevmeyi Aşık olmayı Herkes için iyi şeyler istemeyi Gülmeyi Beklemeyi Değer vermeyi Aptallığı Ucuz insanlara fazla değer vermeyi Aldanmaları Olaylara üzülmeyi Hayatımdaki faydasız insanları Hayal etmeyi Alışkanlıklarımı Bırakmayı Hayata dair güzel umutları geride Dünyayı İnsanl

Irksal insan çöplüğü...

Resim
Her imparatorluğun temelini biraz da olsa katliamlar oluşturuyor. Hepimiz aynı Allah'ın çocuklarıyız. Tüm dünya bunu bilse de dini silah olarak kullanmaktan vazgeçmiyor. Emek sömürüsü insanın etini yemek onu parçalamaktır. Bireyleri yeteri kadar milliyetçi ve din ahlakıyla saldırganlaştırır ve bu kavramlarla uyutursanız tapınacak hale getirirsiniz kolayca. İnsan evrenin kanseri, yarası ve sızısıdır. Kapitalizmi yok etmek öyle güç ki, insan egoizmiyle beslenen bir canavarı asla yok edemeyiz. Amerika ırksal olarak insan çöplüğüdür. Bu nedenle ırklar ve onların oluşturduğu devletleri tehdit olarak görürler. Amerika gerçek sahiplerinin yaşadığı bir ülke olsaydı (Kızılderililer) dünyanın en saygın ülkesi olurdu. İngilizler, Fransızlar, İspanyollar vs. bilge ve soylu bir uygarlığı vahşice yok ettiler. ABD'nin uygulama sistemi; önce böleceği ülkeye özgürlük ve para gönderir sonra bir şekilde özgürlüğünü geri ister. Ama özgürlük para gibi elle tutulur bir şey değildir, o yüzd

Dinin ticarete dönüştürüldüğü yer...

Resim
"Sizden herhangi bir ücret istemeyenlere uyun. Onlardır doğruyu ve güzeli bulanlar." (Yasin Suresi 21. Ayet) Belki en fazla para karşılığı okunan suredir Yasin Suresi. Bu ayeti en çok okuyanlarda defalarca umreye giden Müslümanlardır. Allah dedi ki; benden başkasına tapmayın. Allah'ın sınava tabi tuttuğu başkasından dilek dilenir mi, hepsi Allah'ın kulu ne dileyebilirsiniz ki? Allah'tan başka kimseden bir şey istenmez, şirktir.  Din ahlaklı olmaya yönlendirir ve güzel ahlakı tamamlar. İlerde bekleyen değişimler mutlaka olacaktır ve inandığımız bir çok şeye inanmaz hale gelebiliriz. Bilinç ve sorguyla ilerleyerek akılla kalbin dengesini kurabiliriz. Hiçbir şeyi sonsuz düşünmek olası değil, sonsuzluk kendini açığa vurmak için biçim almak zorunda, düşünce nasıl sözde bütünlüğe ererse sonsuzlukta ancak biçiminde gerçekleşir. Anlama çabaları ve bu çabaların hangisinin daha kuvvetli olup olmadığının aksine önemli olan insanın yaşantısıdır. Din insanın alg

Beyinler Kiraya Verilmiş!

Resim
Hintli bir grup üniversite öğrencisi bir ağacın dibine dua etmek ve dilek dilemek için bir takım şeyler bırakırlar. Yoldan gelen geçenin tepkisini ölçmek için gizlenip kameraya alırlar. Gelen geçen kutsal bir şey var sanıp dua eder, para bırakır. Gençler hem şaşırır, hem de durum karşısında epeyce gülerler. Bizim durumda bundan farklı değil. Ülkede bilimsel gelişmelere karşı duran, siyasileştiren, farklı görüştekilerin verimli işlerini hazmedemeyen, sığ düşünceler, inanç ve izlenimlerle yaşayan yığınlar var. Düşünen, sorgulayan, araştıran her zaman bilimsellikten yana duran bir nesil yerine, imam hatip kafasından ayrılmayan bir nesil istendiği için normal. Millet hep sürünsün, hep aşağılansın, huzur yüzü görmesin, işsizlikten, hırsızlıktan, yoksulluktan şikayetçi olmasın, güdülmeyi istesin ve sonuç kendi düşen ağlamaz. Bu coğrafya böyle. İran gibi bir örnek var. Beğenmiyorsan git dersiniz çünkü çok kolay bunu demek, düzelme yoluna gitmek zor. Çıkarcı gücün egemen olduğu toplumda

Vatana, Millete, Devlete Küsülmez!

Resim
Bu dünyada kendine ve çevresine en çok zararı olanlar, kendisini hatasız gören insanlardır. Yangını ve savaşı siz başlatmış olsanız bile arzu ettiğiniz yerde onu durduramazsınız. O nerede duracaksa gider orada durur. Anlamak istediğinin işine geldiği yerini cımbızla çeker alır gerisi fazlalıktır ve hep anlamak istediğini anlayanlar gemilerini yürütür. İnsan olarak geldiğimiz bu dünyada kazanabileceğimiz en büyük servet insan kalabilmek ve insan ölebilmektir. Gerçek diye sunulanları sorgulamadan yaşarsak sonuca da katlanacağız. Toplum demek fert demektir. Nasıl bir toplum olmak istiyorsak öyle bir fert olmayı başardığımızda mümkün ama her birimiz kapitalizmin uşaklığını yaptıkça vicdan kalmaz. Çünkü paraperest toplumların değer yargıları sadece para kazanmaktır. Dürüst olmak gerçek anlam da güç gerektirir. Dalavereyle elde edildiği zannedilen gücün temelinin çürük bir binadan farkı yoktur ve ilk sallantıda da yıkılır. Bilip bilmeden konuşmak çok kolay. Onca yoksul insan var, yok

AFERİN

Resim
Padişahın biri vezirleriyle köyleri dolaşırken bir ihtiyarın fidan diktiğini görür, yanına giderek sorar: Behey amca iki büklüm olmuşsun, bu diktiğin fidanın meyvesinden yiyebilecek misin? İhtiyar parmağıyla bahçedeki diğer yetişkin ağaçları göstererek, "kudretli padişahım, şu gördüğünüz ağaçların meyvesini çok yedim ama onları ben dikmedim." Bu söz üzerine Padişah ihtiyara "Aferin" demek zorunda kalır. O dönem de padişah kime aferin derse bir kese altın vermek zorundaymış. Vezir padişahın işareti üzerine çıkarır ihtiyara bir kese altın uzatır. Altın kesesini alan ihtiyar sevinçli bir edayla, "Gördünüz mü Padişahım benim fidan şimdiden meyve verdi" der ve ikinci kez padişahtan "Aferin" ve bir kese altın daha alır. Bir şey yaratamayanların yaptıkları oradan buradan kopyadır. Yaratanları kıskanır, şiddete başvurur, yakar yıkar, imha ederler. Allahtan akıl hep üretir, hep yeni şeyler bulur ve yoluna devam eder. En azından bazılarımız da mevcut

Kimse kimseden üstün değildir!

Resim
Hiç kimse bir başkasının sırtındaki yükü bilemez, çünkü yükün ağırlığı görünmez. Öğretmenimiz hayat olunca seçemiyoruz yaşayarak tecrübe ediyoruz. Kim ne kadar değere layıksa o kadar değer verilmeli. Bu ülke para sahibi olmayı zenginlikle karıştıran insanların ülkesi, ortalık sonradan görme kaynıyor. Devir öyle bir devir oldu ki, her tarafta saygısızlık, terbiyesizlik diz boyu. Düzen para olmuş artık en büyük silah para. Kalbe, ahlaka ve inanca kıymet verilmiyor, cüzdanın kalınlığı bütün kusurları kapatıyor. İnsanlar saygıyı yada aşağılanmayı ünvanları ile değil kişilikleri ile hak ederler. Öncelikle insan olmak gerekir. Ünvana bakarak küçümseyen yada yücelten kişi sadece zavallıdır. Böylelerini ciddiye almaya gerek bile yok, mesleğinin zirvesinde olduğunu düşünen, mükemmel olduğunu düşünen öyle çok egoist var ki etrafta. İnsana ve emeğe saygınızı kaybetmeyin, hizmet sektöründeki bütün meslekler birdir ve her insanın hizmete ihtiyacı vardır. Öğretmen, ebe, hemşire, doktor, garson

İnsan olmak eğitimle başlar...

Resim
Böcekler olmasaydı 50 yıl içinde yaşam sona ererdi. İnsan olmasaydı yaşam ve dünya kendini yenilerdi. Yaşıtlarından farklı gelişim gösteren çocuklar dışlanmaya çalışılıyor her fırsatta ve bu velilerle sınırlı değil maalesef. Halbuki bu çocuklar diğer çocuklara o kadar güzel değerler katıyor ki. Çocuklar dışlamıyor, yetişkinler yapıyor bu dışlamayı. Empati, farklılığa saygı, anlayış gibi değerleri önce yetişkinlere kazandırmaya çalışıyor çocuklar. İnsan olmak eğitimden başlar. Yardım severliğimizi, insanlığımızı, güvenilirliğimizi yani iyi olan her şeyimizi kaybettik. Bir kasvet ve bir karanlık var. Doğuştan sağlıklı olabilir çocuklarımız ancak Allah göstermesin ateşli bir hastalık, trafik kazası herhangi bir şeyden dolayı da daha sonra engelli olabilirler. Gerçekten garip bir millet olduk. Tamam çocuğum sağlıklı diye mutlu olabilirim ama hayat bu insanın başına her şey gelebilir.  Herkes haysiyette ve onurda eşittir. Aynı dışlanma bir yetişkine yapılmış olsa ne hisseder.

Parası olan düdüğü çalar...

Resim
EĞER ÇIKARLAR SÖZ KONUSU OLURSA  SAVAŞ BARIŞI ALT EDİYOR. Asıl sorun burada. Yağmalayanla yağmalanan zihniyet bir. Bu yüzden sorunlar hiç bitmeyecek, etrafımızda binlerce şikayet eden ama küçük çapta da olsa şikayetinin aynısını yapan insanlar var. Bazı şeyleri sadece kendi çıkarımız söz konusu olduğunda hatırlıyoruz. Halbuki en az karşısındakine verdiği zarar kadar kendisininde zarar gördüğünü bir anlayabilsek. Yine de ilginçtir çatlayan yok, sadece hacimleri artıyor, şimdilik.  İnsanoğlu tüm çağlar boyunca adaleti, paylaşmayı, şefkati, kardeşliği bir türlü gerçek hayata geçiremeyen bir üretim. Dünyadaki mutsuzluklar zenginlerin gözünün doymamasından oluşuyor her şey gibi az da olsa istisnalar olabilir. Genellikle gözü tok olanlar elindekinin kıymetini bilip başka insanları da düşünen kişilerdir. Bencillerin gözü bir türlü doymadığından başkalarının elindekini de almak istiyor, en son örnek Suriye ile yeniden başlayan Ortadoğu olayları. Sadece kazanmanın öğretildiği bir düny

Dünyada var olan her şey mirastır...

Resim
Eski zamanlarda bir Amazon kabilesi şefi bütün yeni doğan bebeklerin kurban edilmesini hüküm vermiş. Şefin bu kararı vermesinin altında yatan neden, çok kuru geçen bir sezondan sonra yaşanılan yiyecek kıtlığıymış. Eldeki yiyecek ile kabile insanları zar zor yaşıyorlarmış. Şef insanlarının yaşaması için bu zor kararı vermek zorunda kalmış. Ancak şefin kızı da doğum yapmış ve aynı hüküm onu bebeği için de geçerli olmuş. Bebeği elinden alınıp, kurban edilmiş. Şefin kızı kaybettiği bebeği için yas tutarken, bir gece ağlayan bir bebek sesi duymuş ve sesin geldiği yere doğru giderek ağlayan bebeği aramış. Ertesi sabah kabile insanları şefin kızını aramaya çıkmışlar. Kızın cansız bedenini üzerinde bir sürü meyve olan bir palmiye ağacının yanında bulmuşlar. Meyveler o kadar çokmuş ki kıtlık sona ermiş ve şefin hükmü kalkmış. Kabile bu ağaca şefin kızı IACA onuruna isim takmışlar. İşte ACAI adı şefin kızının adının tersinden okunmasından geliyor. ACAI meyvesi tavuk yumurtasından fazla pro

Din ile Ahlakı karıştırma!

Resim
İnsanlara paylaşmayı, kardeşliği, sevgiyi, merhameti, dostluğu, saygı duymayı, elindekiyle yetinmeyi bilmeyi, fakirin hakkını ona teslim etmeyi emreden bir dindir İSLAM DİNİ. Kusurlu olan ise dini kullananlar insanlardır. Dinlerin amacı insanları güzel Ahlaka yöneltmek değil midir? Belki dinleri korkular yaratmış olabilir ama Ahlak insanın davranışlarıyla ilgilidir. Zamana, mekana ve şartlara göre farklılıklar olsa da sonuç değişmez, bir insanda ahlak yoksa şeref ve haysiyette yoktur. Dinler daha çok ahlaksızlığı bahane olarak kullanırlar. Ahlaktan yoksun olan kişiler, Müslüman olduklarını iddia ediyorlar ama sadece kendilerini kandırıyorlar. Düzgün ahlak hiçbir inanışın tekelinde değildir evrensel bir değerdir... Allah'ın dini tek ve İSLAM en güzel din bana göre, bize göre, tüm Müslümanlara göre. Dünya kalabalık ve insanlar başka dinleri tercih edebilirler, hangi dine mensup olursa olsun önemli olan insanların ahlaklı, merhametli, dürüst ve alçak gönüllü olmalıdır. İnsanlı

O ADAMLAR YOK ARTIK Nokta

Resim
Eski İngilizlerden biri ne güzel demiş; TÜRKLERİ SAVAŞLA YENEMEZSİNİZ! Ne doğru bir tespit... Türkleri ancak içlerine nifak sokarak, onları mezheplere ayırarak bölerseniz işte ancak o zaman yenersiniz! Biz kendi gerçeklerimizi ne zaman göreceğiz peki? İnşallah bir Irak, bir Suriye, bir Mısır, bir Tunus olmadan görürüz. Ama zor düştük maddiyatın peşine görmeyiz hiç bir şeyi. Mehmet Akif Ersoy'un dediği gibi; Allah Türk Milleti'ne bir daha İSTİKLAL MARŞI YAZDIRMASIN. Sivil darbeciler en küçük muhalif sese bile tahammülsüzler. Darbe girişimi başarılı olsaydı olacak olan ne varsa yapıldı. Türkiye tarihinde hiçbir zaman şu andaki gibi korkak ve aciz olmamıştı. Askeri Ergenekondan içeri atan da, Feto'yu her kademeye koyan da, Feto'ya savaş açan da bu dönem, hep bir tezat var. Allah bu millete her nimeti gani gani yağdırmış. Bakıpta görmeyen, görüpte beğenmeyen, azımsayandan Allah nimetlerini bir anda çekip alır, hiçbir şey bulamaz hale getirir. Ol deyince olduran için

Nasıl bir canavarlık bu!

Resim
Menfaatçi insanlar iş bitimi seni her zaman uçuruma atarlar ve bu hiç değişmeyen kurallarıdır. Kardeşin kardeşi menfaati uğruna unuttuğu fani dünya da eloğlundan da çok şey beklememek gerekiyor. "3. havalimanı inşaatında çalışan 36 yaşındaki evli ve iki çocuk babası Mehmet Aytaç’ın oda arkadaşı tarafından kız arkadaş meselesi yüzünden yakılarak öldürüldüğü ortaya çıktı. Akıllara durgunluk veren cinayetin zanlısı benzin alırken ve yatakhaneyi ateşe verirken güvenlik kamerasına yakalandı." (Alıntı) Kız meselesi vs. ne fark eder ki bir caninin bir insanı hunharca katlinden sonra. Bir insan nasıl bu seviyeye gelebilir. Kız meselesi olayı küçümsemek için. Hem canice yak hemde arkasından karala. Ölümlere kılıf aramayın. Yakılarak ölüm insan işi olamaz. Nasıl bir kin öfke ki böyle bir vahşeti yapabiliyorlar. Bu zihniyet var maalesef. Çünkü zemin böyle katilleri yetiştirip, besliyor. Sonuçta toplum suçu oluşturur, suçlu da işler. Sistem zaten tüm ön hazırlığını yaratıyor.

Kuran'ı Kerim'de İsrailoğulları

Resim
Yahudiler (siyonistler) kim bu insanlar? İşte Kuran'ı Kerim de İsrailoğulları; Kur’ân-ı Kerîm İsrailoğulları için şunları bildirmektedir; - Kendilerini diğer insanlardan üstün gördüklerini (Cum’a S. A: 6), - Peygamberleri öldürdüklerini (Âl-i İmran, S. A. 183), - İslama kin ve hırs beslediklerini (Nisa S.A. 46), - Müslümanlara karşı düzen kurduklarını (Âl-i İmran, S.A: 54), - Müslümanlar için en şiddetli düşman olduklarını (Maide S.A. 82), - Yeryüzünde bozgunculuk yaptıklarını (Maide S.A. 64), - Kendi soydaşlarını da öldürdüklerini ve yurtlarından sürdüklerini (Bakara S.A. 84-85), - Zâlim olduklarını (Bakara S.A. 59), - Sıkça ihanet ettiklerini (Maide S.A. 13), - En çok dünya hırsına sahip olduklarını (Bakara S.A. 96), - Diğer insanların mallarını haksızlıkla yediklerini ve onları faiz yoluyla sömürdüklerini (Nisa S.A. 161), - İnsanlara zulüm yaptıklarını ve onları Allah yolundan alıkoyduklarını (Nisa S.A. 160).

TEK TÜRKİYE

Resim
İnsanları anlamak çok kolay aslında. Tevazu, anlayış, yargılamadan değerlendirme, kişiselleştirmeme. Demokrasiyi halkımız belki entelektüel kelimelerle tarif edemeyebilir. Ama yaptığı şeyin memnuniyeti ile vatanının nöbetini tutuyor. Çünkü Suriye'nin başına gelenlerin kendi başına gelmesini istemiyor veya Cumhuriyet öncesi günlerin gelmesini istemiyor. Bunu anlamak neden zor? Bu topraklara ait bir halk ve belki eğitimsel olarak sözlü değil ama ülkesini kendince tüm dünyaya karşı korumak için demokrasi nöbeti tutuyor ve buna inanıyor. Bu durum biz de dalga konusu olurken, dünyadaki yankısı (olaylar yatıştıktan sonra) Türk Milleti asırlar geçse de aynı Türk Milleti şeklinde bir yankıdır. Biraz dış Basın okunursa ki herkesin elinde telefon, telefonunda da İnternet ve programlarda da Translate yani Türkçe Çeviri mevcut. Dünyanın bu duruşu geri adım atarak seyrettiğini, Türk milletinin asırlardır olduğu gibi yeni yüzyılda da toprağına sahip çıktığını yazıp çizdiklerini görecekt

Japonya Japonlar

Resim
Japonlar bir tanrıya inanmazlar. Onların milli dinleri ŞİNTOİZM'dir. Yani tabiat, doğa. Dağ, ağaç, yağmur, güneş vs. en büyük tanrıları da Güneş Tanrısı'dır. O yüzden bayrakları Güneş şeklindedir. Japonya'da 2. dünya savaşı sonrası yapılan ilk seçimler de sadece üniversite mezunları oy kullanmışlardır. Japonya şu anda teknoloji de en gelişmiş ülkeler arasında yer almaktadır. Yine bununla beraber japonya'da zorunlu eğitim 9 yıldır ve bu eğitimi alanlarının nüfus oranı yüzde 99'dur. Üniversite eğitimi alanlar ise nüfusun yüzde 83'ünü oluşturmaktadır. Günümüzde Japonya'da oy kullanma işlemi klasik parmak basma ile değil, özel el yazısı ve altına imza ile yapılmaktadır. Bu sistem okuma yazma bilmeyenlerin oy kullanmasını imkansız hale getirmektedir. Saçma sapan işlerle de uğraşmadıkları için her konu da başarılı oluyorlar. İki Atom bombası, Tsunami, depremler, Nükleer santral patlaması vs. felaketler ülkesi olmuş ama insanlık, ilim, bilim bir adım geri git

SUÇ SAHTE MÜSLÜMANLARDA

Resim
İnsanoğlunu en kolay yönetme biçimi dindir. Hangi din olursa olsun. Bunlar Müslüman değil vasi (akıl ve fizik sağlığı yerinde olmayan, kötü yaşam koşullarına sahip) bir toplumdur. İslamiyetten önceki kavimler aynen bunların anlayışında devam ediyor. Gerçek İslam, gerçek Müslüman, hakiki iman bunlar da yok. İŞİD/EL KAİDE/PKK gibi gerçekte dinsiz terör örgütlerinin insanlık dışı eylemleri ne İslamı, nede Müslümanlığı bağlar. Batının oluşturmak istediği ve nispeten oluşturduğu algıda bu yönde Terör=İslam. Bu saçma sapan algı operasyonlarına gerçek Müslümanlar zaten inanmıyor. Ypg/pkk/işid/daeş hepsi aynı. Maaşları ABD/İsrail/İngiltere tarafından ödeniyor. Kara Propaganda, İnsanların kötülüğünü isteyen, İslamiyet adına bunları yapan canilerin İslamiyetle alakası yok. İnsanlar dini Allah'ın emirlerine göre değil, kendi çıkarları neyi gerektiriyorsa ona göre yaşıyorlar. Aslında bütün bu insanlık dışı işleri biz böyle diyelim ve böyle düşünelim diye yapıyorlar. İslamiyet diye bir di