Kayıtlar

düşünce etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Korku Nedir?

Resim
İnsan yaşama başladığında korkusuzdur. Yeni doğmuş bir bebek neden korkması gerektiğini bilmez ama yaşam devam ettikçe edindiği tecrübeler karşısında savunma mekanizmaları oluşturur. Korku sonradan öğrenilir, aynı durumlarla karşılaştıkça öğretilenler beyine farklı şekillerde yorumlanarak iletilir ve beynin adrenalin salgılamasına yol açar. Korku var olduğu için korkacak olsaydık herkesin aynı şeylere aynı tepkiyi vermesi gerekirdi. Herkes yılandan korkmayabilir, kimisi evcil hayvan olarak bile besler. Korku var olduğu için korkmak geçersiz bir teoridir. Korku insanın savunma mekanizmasını harekete geçiren bir nevi erken uyarı sistemidir. Hayatta kalmaya programlanmış insan korkusuz yaşayamaz, hayatın kendisi korkunun özüdür. İnsanoğlu kendi düşünce ve kararlarına bağlı kalarak korku, sevinç, üzüntü vs. gibi duyguları tabu olarak geliştirir ve korkuyu kendisi üretir. Gücünün yettiği ve kontrolü altındaki şeylerden korkmaz insanlar. Korku kontrol dışı olan yada güç sınırlarının

Gerçeğin analizi...

Resim
Düşünüp sorgulamak zor geldiğinden doğru bildiklerimize sarılıp savunuyoruz, çünkü inanmak düşünmekten daha kolay geliyor. Çocukluktan itibaren empoze edilmiş düşüncelerin terk edilmesi oldukça zorlu ve irade gerektiren bir işlemdir. Bireyin yaşamındaki ilk otorite ailesidir. Ailelerde genellikle fikir, düşünce ve inançlarını tek doğru olarak bireye aktarırlar. Düşünme ve sorgulama noktasından uzak olan birey ise şüpheden uzaktır. Düşüncelerinin ve inandığı değerlerinin tek doğru olduğuna inandırılan, hayatı boyunca tek sözde gerçeklerle yaşayan birey, karşısındaki gerçek doğru olsa bile kendi düşüncelerini ölümüne savunur. Ona öğretilen, dayatılan cehalettir aslında ve değiştirmesi çok zordur. Bir insanın kendi düşüncelerinden şüphe edebilmesi için düşünebilme ve şüphe edebilme noktasında olması gerekir, bunlar ise ona öğretilmemiş olgulardır. Savunduğu görüşler kendi bedeninden bir parçaymış gibi gelir. Güvendiği insan olmayan veya insanlar ile iletişime geçemeyen kişi savund

İnsanlar neden anlaşamaz?

Resim
Akışına bırak düşerken etrafı seyret, çakılana kadar kimsenin yaşayamayacağı bir heyecan yaşayacaksın. Ne iten umurunda olacak ne de tutmayan. Gülümse, ne iten mutlu kalsın ne de tutmayan. Hayat final bilgisine ulaşmak içindir. Son anladığın değer her zaman sahip çıkabileceğin değerdir. İnsanı insan yapan sevgi, saygı, dostluk ve en önemlisi onurlu yaşamaktır. Kimse böcek olmayı istemez kişiliğini satana kadar. Dinleme yeteneğindeki noksanlık, sabit fikirlilik, fanatizm, sıfır empati, haklı çıkma telaşıyla tartışma zemininin unutulması. Kalıp yargılarımız ve bakış açımız karşılıklı beklentilerin netleştirilememesi, sorunu çözmeye çalışmak yerine kavgayı daha çok kızıştırmak. İnsanlar dinlemiyorlar birbirlerini, eleştiri kabul etmiyorlar. Kimseden bir şey beklemezsen sorun, sıkıntı olmaz ama insanız değer verdiğimiz kişilerden gelen beklenmedik hareketler bizleri üzüyor. Farklı görüşlere, fikirlere, beyinlere ve bizim gibi olmayanlara tahammülümüz yok. Anlaşmaya niyetli değiliz,

Herkesin anladığı bir dil vardır...

Resim
Öfkenize, nefretinize, umutsuzluklarınıza, düş kırıklıklarınıza kapıldığınız kadar kendinize de kapılın. Sadece bir gün izin verin kendinize. Sonuçta siz düşünseniz de, düşünmeseniz de kötü olan kötü oluyor, iyi olan iyi oluyor. Yani ömrün boyunca iyilik yaparsın kimse görmez ama bir hata yaparsın hemen göze batar. Ömrü boyunca kötülük yapan bir gün bir iyilik yapsa bakalım ne menfaati var derler. O yüzden başkalarını memnun etmek için çokta uğraşmamak lazım. Demişler ki; gerçek yar yaradandır gerisi yaralayandır. Hayat onu yaşama biçimimiz, bizi biz yapan şeyler, tercihlerimiz ve vazgeçişlerimiz arasında kısa, uzun gidiş gelişler. Büyük bir sarkaç gibi salındığında, belki tam o ana değecekken, bir milim kalmışken, belki tekrar geri gelen bir döngü, bizi biz yapan korkularımız. Yaşam mücadelesi vermekten hayatın farkına varamıyor, içinde sürüklendiğimiz manipülasyonu fark edemiyoruz. İnsanlar yaşama eşit şartlarda başlamıyorlar. Sadece içinde bulunduğumuz durumda en iyisini yap

Deli miyiz neyiz ama yürekliyiz!

Resim
Zihne değil egoya değer vermiş insanların üstünlük kurduğu günümüzde, zeki ve akıllı olmak aslında en büyük deliliktir. Bu işler emek işi hadi demekle olmaz :) Delilik aklı özgür bırakmaktır, dokunulmazlıktır. Kontrollü delilik zekanın göstergesidir. Deliler de akıl kalıntıları hep vardır ama aptal hep aptaldır onlarda akıl aramayın. Algı ve sezgisi farklı olanlar genel olarak dışlanırlar, sıradışı insanlar çevreleriyle fazla ilgili değillerdir bundan dolayı da onlara adlar verilir. Ama ben mi sıradanım yoksa beni sıradanlaştıranlar mı sıradan tartışılır. Yine de bu düşünceleri bir tebessüm oluşturuyorsa delinin yüzünde, bir zarar gelmez böyle bir düşünceden de bize. Bazı insanlar kötülüğü ve art niyeti akıl olarak görürler çünkü. Aslında kelimeler her şeyi anlatmaya yeter ama insan beyninin anlatmaya izin verip vermemesi önemlidir, kendisini kontrol edebilmesi. Kimse kendinden daha akıllı birisini karşısında görmek istemez ve bunun içinde deli diyerek dışlar. Düşünceleri kend

Zamanla yarışırken kendine geç kalmak...

Resim
Bundan yirmi yıl sonra yapmadığınız şeylerden dolayı, yaptıklarınızdan daha fazla pişman olacaksınız. Demir alın ve güvenli limanlardan çıkın aɾtık. Rüzgarları arkanıza alın, araştırın, hayal edin ve keşfedin... (Mark Twain) Hayatta ne yapmak istiyorsan anında yapman gerek, ertelemek kendinden vazgeçmektir, son pişmanlık çare değildir, çünkü yarının sahibi var. Yıllar yılı insan kendisiyle birlikte yaşar, sonra bir gün bakar ki, kendisine rastlayamamış. Ne içinden geleni söyleyebilmiş, ne dilediğini yapabilmiş, ne istediğini sevebilmiş, ne gönlünce yaşayabilmiş. Her şeye, her şeye zaman ayırmış ama kendine zamanı olmamış. İşleri bir türlü bitmediği için sonunda kendini unutmuş. Yapıp ettiklerinle yaşama defterini yaprak yaprak doldurmaktasın. Öyle bir defter ki bu, sil baştan yok, sayfa kopmaz, silgi silmez. Olsa olsa sona varmadan sayfayı çevirebilirsin. Durmadan yazmak, iyi kötü yazmak, çalışıp çabalamak, yapıp etmek gerek artık kendim için dersin sonra. Mutluluktu giden

Kalemde, kağıtta sende...

Resim
Sistemi değiştirmek istiyorsan önce sisteme sahip olman gerekir, sisteme sahip olmak içinde sisteme uyman gerekir. Sistemi protesto etmek fayda sağlamaz sınavlara çalışmaya devam. Kaleyi içerden fethetmek için önce içeri girmen gerekir. İlk önce öğretmenleri yetiştirmeli sonra topyekün sistemi değiştirmeliyiz. Şu andaki okullar çocukların tekdüze olmasını sağlıyor ve var olan yeteneklerinde kaybolmasına yarıyor. Garip olan herkes her şeyin farkında ama bir aptallık var ki aldı başını gidiyor. Bir şeyler yapılmadıkça böyle yerimizde sayar dururuz. Evrende fiziksel anlamda israf göremeyiz ama psikolojik anlamda görüyoruz fikir ziyanı olarak adlandırılan. Ezberci eğitim denilen şey aslında bir eğitim süreci değil bir robotlaştırma süreci, insanların kendi fikri olmaması düşünemeyip sadece itaat eden köleler olması için zihne yapılan karartma süreci. Ortak özellikleri akıl yok, fikir yok sadece beden var ve onun üzerinden var olmaya çalışma çabası. Aldığınız nota bile itiraz edemiyo