26 Ekim 2016 Çarşamba

HAYAT ARKADAŞI!


Kadın 32 yaşında güzel bir bayandı ve eşi oldukça yakışıklı bir deniz subayı idi. Bundan bir kaç ay önce yanlış bir teşhis sonucu gerçekleştirilen ameliyatla gözlerini kaybetmişti genç kadın ve asla göremeyecekti. Kocası ameliyattan sonra acı gerçeği öğrenince yıkılmış ve kendi kendine bir söz vermişti.
Günler geçiyordu. Kadın her geçen gün kendini daha kötü hissediyor, çok sevdiği kocasına yük olduğunu düşünüyordu. Eşinin bu içine kapanık, karamsar hali kocayı çok üzüyordu. Birden aklına eşinin eski işi geldi. Geri dönmesini isteyecekti. Ama bunu ona nasıl söyleyecekti, çünkü artık çok kırılgan ve neşesizdi. Bütün cesaretini toplayarak akşam karısına konuyu açtı. Karısı dehşetle gözlerini açtı:
- Ben bunu nasıl yaparım ben körüm, diye bağırdı.
Kocası ona destek olacağını, her sabah kendisinin işe bırakacağını ve akşamları da iş çıkışında alacağını ve ona çok güvendiğini söyledi. Çünkü eşini tanıyordu ve bunu başarabileceğini biliyordu. Kadın büyük bir umutsuzlukla kabul etti çünkü eşini çok seviyordu ve onu kırmak istemiyordu.
Her sabah eşini işine bırakıyor ve akşamları da alıyordu fedakar koca. Günler böyle ilerledi, karısı eskisinden biraz daha iyiydi. Fakat kocası daha fazlasını istiyordu, kendisine söz vermişti sonuna kadar gidecekti. Akşam karısına:
- Artık işe kendin gidip gelmelisin, dedi.
Kadın şaşırmıştı. Bunu asla yapamayacağını söyledi. Kocası ısrar edince onu yine kıramadı ve bütün cesaretini topladı. Bunu kendisi de istiyordu ama o kadar güveni yoktu.
Sabahları kadın artık otobüs durağına kendisi gidiyor, otobüsüne biniyor ve otobüsten inerek işine gidebiliyordu. Günler günleri kovaladı, hiç bir problem yoktu.
Yine bir gün otobüse binerken şoför: Sizi kıskanıyorum, hanımefendi dedi.
Kadın kendisine söylenip söylenmediğini anlayamadan, “Neden?” diye sordu.
Şoför: Çünkü her sabah sizin arkanızdan bir deniz subayı genç adam otobüse biniyor ve bütün yol boyunca sevgi ile size bakıyor, otobüsten indikten sonra yeşil ışıkta yolun karşısına geçmenizi bekliyor siz binaya girdikten sonra arkanızdan öpücük yollayıp size her gün sevgiyle el sallıyor, dedi.
(ALINTI)

İnsanın yanında büyük sözler söyleyenler değil yürekten sevenler kalır. Gerçek anlamda sevebilmenin güvenden geçtiğini anlar insan güveni ve güvenileceğini keşfetdiğinde. Sevdiğine güvenir, güvendiğini sever insan ve zamanla anlar güvenmenin sevmekten daha değerli olduğunu. İhtiyacımız olan şey sahte olmadan gülen bir yüz, yalanı olmadan seven bir kalp. Yanımızda olmasını istediklerimiz baş ucumuzdadır zaten, gerisi teferrüattır.

Seviyorsan sahiplenecek, değer verecek, kıymet bilecek, huzur verecek, önemseyeceksin, en önemlisi ezmeyecek, ezdirmeyeceksin. Yapılan seçimler bizi biz yapar. Güveneceğin insanı da, üzüleceğin insanı da biz belirleriz. Hayatında görmek istediklerini hayatına buyur edecek, istemediklerini uğurlayacaksın. Hak edeni aşk bilecek, senin kıymetini bilmeyenin de hakkını teslim ederek sensizliğe yolcu edeceksin. Olur olmadık insanlar için kalp ağrısı çekmeyecek, onları acına ortak etmeyeceksin. Zaman şimdidir, bir başkası için şimdiyi kaçırırsan gelecekte kendinden harcamış olursun. Anı yaşayın bugünü yarına ertelemeyin, öyle değerli ki zaman ama insan kıymetini bir türlü anlayamıyor. Bizi sevecek, yanımızda ve arkamızda duracak bir HAYAT ARKADAŞI bulmamız dileğiyle...

HÜLYA ÇAKICI 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder