8 Mayıs 2016 Pazar

Burası Türkiye Sarsılabilir Ama Yıkılmaz.


Seçimler olacağı için milliyetçi nutuklar atılmaya başlandı. Her seçim öncesi MHP seçmenine mesajlara devam her zaman ki gibi. Nutuk atmakla işler düzelseydi bugün dünyanın bir numaralı ülkesi olmuştuk :(

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet vurgusu yaparak, “4 sütun üzerinde yükselen bir Türkiye. Eğer bunlardan biri sallanırsa inanın bana bizi bu topraklarda bir gün dahi yaşatmazlar. 79 milyonla biz tek milletiz. Bizi ayıramayacaklar. Bizi bölemeyecekler. Bizi ayırmak, bölmek isteyenler bunun bedelini Temmuz’dan bu yana ödedikleri gibi, kazdıkları çukurlarda kendileri gömülecekler” dedi.

Dört bir yanımızdaki dostlarımızı Yeni Türkiye anlayışında bir yığın düşmanla donattınız. Sorunsuz komşuluktan sıfırlanan bir komşuluk anlayışına geçtik sayenizde. Milleti ırkına, dinine, mezhebine, sağına, soluna vs. böldünüz. Bu ülkenin çimentosu, harcı, temeli Atatürk sayesinde iyi atılmıştır. "Benin naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır. Ama Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."
Bu ülke Mustafa Kemal Atatürk tarafından sağlam temeller üzerine kuruldu. Biz korkmuyoruz. Kim korkuyorsa o düşünsün. Bu ülke de yaşayamayacak olanlar Türk olmayanlardır. Türkler her zaman var olacaklardır. Binlerce yıl önce de buradaydık, binlerce yıl sonra da burada olacağız. Biz bir ölür bin doğarız.
Çok kötülük yapmış birisinin, yapmış olduğu kötülüklere ortak olanları korkutma taktiği. (Son yıllarda bu konuda da epey artış var. İş hayatında özellikle) Ülkeyi bölen, ayıran, Ortadoğuya ve ülkemize terör örgütlerini musallat eden, 2009 yılında Habur'daki sınır kapısın da teröristlerin ayaklarına kırmızı halı serip, davullu zurnalı karşılanmalarını seyreden, pyd'ye kobani'de destek vermek üzere yola çıkan peşmerge'nin ülkemizden geçmesine izin veren, şehitlerimize kelle diyen, bebek katili, terör örgütü başı, vatan hainine sayın diyen, şehitlerimize kelle dedikten sonra şehit ailelerinin açtığı 3 kuruşluk davayı kaybedince şehit ailelerini karakterli/karaktersiz diye ayıran, Oslo, Dolmabahçe pazarlıkları sonucu teröristleri hendeklere, şehirlere yerleştiren, Barzani'yi Diyarbakır'da Kürdistan'a hoşgeldin diye kırmızı halılarla karşılayıp kongreye davet eden kimdi?/kimlerdi? Suriye'yi bölmekteki asıl maksadın Türkiye'yi bölmek olduğunu anlamayan ve unutanlardan değiliz. Bu ülke hiç bir zaman bu kadar bölünmemişti. Gelip geçen yönetimlerin hiç birisi bu kadar düşman yaratmamıştı.

Cahil bir toplum, özgür bırakılıp kendine seçim hakkı verilse dahi hiç bir zaman özgür bir seçim yapamaz. Sadece seçim yaptığını zanneder. Cahil toplumla seçim yapmak, okuma yazma bilmeyen adama hangi kitabı okuyacağını sormak kadar ahmaklıktır. Böyle bir seçimle iktidara gelenler düzenledikleri tiyatro ile halkın egemenliğini çalan zalim ve madrabaz hainlerdir. (Friedrich Nietzsche)

Yaşadıklarımızın pek çoğu algı yönetiminin bir parçası ve dünya algılarla yönetiliyor. Çünkü algı yönetimine maruz bırakılanlar gerçeği göremezler.
Başkanlık sistemini Milliyetçi tabana yedirmek, dokunulmazlıkları kaldırmak, MHP'yi baraj altında bırakarak anayasaya yeter çoğunluğunu kazanmak için sözde milliyetçi olanların arka çıktıklarını, Barzani ile gurur duyduklarını, Andımızı kaldırdıklarını, Ne Mutlu Türküm Diyene yazılarını sildirdiklerini, şehit ailelerini kendilerine sitem ediyor diye mahkemeye verdirdikleri günleri unutmadık.

Burası Türkiye, temelleri sağlam atılmıştır. Sarsılır ama yıkılmaz. Bir çocuğun karanlıktan korkmasından daha kötüsü bir yetişkinin ışıktan korkmasıdır. O dört sütünun altına ondört yıldır dinamitleri döşeyip bu ülkeyi yıkmak için elinden geleni arkasına koymayanlara hala inanıp, gencecik fidanların şehit olmasına ortam yaratanlar, oy uğruna teröre göz yumanlar milletin karşısına çıkıp konuşuyor ve ses çıkmıyorsa kendi kendilerini parçalayıp, yıkmalarını, yok etmelerini bekliyoruz/seyrediyoruz demektir.

HÜLYA ÇAKICI 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder