14 Haziran 2017 Çarşamba

Tanıyınca hemen kaç...


Sürekli sizi eleştirenler.
Burnundan kıl aldırmayanlar.
Boş vakitlerin de sizi arayanlar.
Yalnız kalmamak için sizi isteyenler.
Gözü dışarıda olanlar.
Yürümeyen ilişkiler için hep karşı tarafı suçlayanlar.
Sürekli haklı çıkmaya çalışanlar.
Kendi isteklerini dayatanlar.
Sizi değiştirmeye çalışanlar.
Size bağıranlar.
Geçmişi unutmayan kinciler.
Anne, baba ya da geçmiş ilişkilerinin hırslarını sizden çıkaranlar.
Sürekli eski sevgilisinden bahsedenler.
Eski eşiyle, sevgilisiyle barışmak isteyenler. Görüşenler.
Hem ilişkiyi yönetmek isteyen, hem de adım atmayanlar.
Geçmiş ilişkilerindeki terk edilme ve öfkelerini size yansıtmaya çalışanlar.
Arayınca sen aradın, aramayınca neden aramadın, diyen dengesiz tipler.
Sürekli sen bunu dedin, sen bunu yaptın diyenler.
İş için bir yere gittiğinizde bozuk atanlar.
Kadın hem çalışsın, hem de yemek pişirsin, bana hizmet etsin diyenler.

Olmayacak hayaller kurmamalı insan. Hayalleri de yaşamları ile paralel olmalı. Hayale de, sevgiye de heyecan gerek.Düşünce de sadelik ve netlik olmalı. Bir de yürek olmalı sevdiğin insan da. Düşüncelerini dile getirmekte ve yine sen kalmalısın her zorlukta ve her şartta yanında.
Beklentiler kişiseldir. Bizim için değerli olan diğeri için de, değerliyse bunu hisseder ve kendince paylaşır. Diğeri için değerli olmayanı ondan beklemek ona karşı haksızlık olur. Aynı düşünce de olan insanlar, birbirlerini daha iyi anlarlar. Hayat çok nettir, bir şeyi yaşadık mı silemeyiz. Bir beklentiye girdik mi bir kez, karşılığını bulmadan mutlu olamayız, huzurumuz kaçar, yaşama karşı enerjimiz azalır.

Zamanla doğru insan arasında ters orantı vardır hep. Doğru zaman da yanlış insan, yanlış zaman da doğru insan denk gelir. Doğru insanı buldum ve bir bakıyorsun yanlış. Zamanla anlıyorsun. Ama elbet karşına doğru insan çıkacak. Sen sadece aşka, sevgiye ve insanlara inan. Yüce yaradan zamanı gelince en doğru insanı karşına çıkaracaktır.
Aslında doğru kişinin aşkı, yanlış kişinin aşkı hepsi aynı kapıya çıkıyor. Hissettiğin duygular da değişme yok.

Önemli olan doğru kişiye mi veriyorsun zamanını, aşkını, sevgini, arkadaşlığını, dostluğunu, merhametini vs. yoksa yanlış kişiye mi? Tek hatamız insanlara çabuk güvenmek, inanmak. Hayellerimizi paylaşmak. Zamanımızı değmeyecek insanlara hediye etmek. Canının acıdığını hissedersin. Ama ne kalbini susturabilirsin ne de gerçekleri değiştirebilirsin. Hayatı olmasını istediğin gibi değil, olduğu gibi yaşamaya çalışırsın. Yüreğindeki binlerce acıya rağmen gülen maskeni takıp her yeni güne umutla bakmaya devam edersin.

Hiç gitmeyecekmiş gibi sevenler, hiç sevmemiş gibi gidenlermiş. Unutmak istediğin keşkeler oldukça, uyuyamadığın geceler hep olacaktır. Kibir, gurur, açgözlülük, hırs ve son nefes daha ötesi yok anlayana. Hayat nettir. Hani bir söz vardır. Tırnakların varsa başını kaşırsın. Gerçekten de öyle olmalıyız. Hayatı belirleyen bizler değiliz. Geleceği göremeyiz yine de gelecek için tedbir almak zorundayız. İnsan psikolojik bir varlıktır. Hassastır. Bundan dolayı dünya da temkinli yaşamalıyız. Kişi kendisinin olmayanlara bakmayı bırakıp, sahip olduklarına odaklanırsa huzur da mutluluk da ona gelir.

Bazen insan kendini bir çıkmazın içerisinde bulur. Her işin bir zorluğu, her zorluğun da bir çıkışı vardır. Sabır ve azim. Her şeyin de bir çözümü vardır. Hiç bir şey çözümsüz değildir. Ölümün dışında. Hayat bir karne, yaşantımız da sınav. Yorumlarımız ve yaptıklarımız puan olduğuna göre, umarım yüksek puan alırız. Yoksa sınıfta kalırız.

HÜLYA ÇAKICI

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder