27 Temmuz 2017 Perşembe

Fakiri bol ülke...


Siyasal ve yönetimsel kurumlardaki güçsüzlük nedeniyle toplumda denetiminin kalmaması, psikolojisi bozuk bir toplum, ülkeye dolmuş ne olduğu belirsiz kişilerle yaşanamaz bir ülke olduk.

Boşanmalar artıyor, genç insanlar gasp ve hırsızlık yapıyor, tecavüz ve taciz haberleri eksik olmuyor, şiddet olayları giderek çoğalıyor, toplumsal hoşgörü, alçak gönüllülük sıfıra inmiş durumda, başka ülke insanına ucuz iş kolu yaratılırken ülke insanı işsiz, sanat adına yapılan diziler, filmler, klipler gençliği lükse, çarpık ilişkilere, mafya hayatına özendiriyor. Eğitimin içi bilimsel tekniklerden çok gerekli gereksiz bilgilerle dolduruluyor, iyi doktor yetişmiyor sağlık geriliyor, istihdam yaratacak üretim alanları açılamıyor camiler açılıyor.

Ülkede sosyal devletin sağlayamadığı yaşam refahını bulamadıkları için ekonomik nedenlerle psikolojileri bozulup umudu bitmiş insanların oluşturduğu bir toplum oluşuyor. Ülke sınırları içinde açlıktan, soğuktan, şiddetten, işsizliğin getirisi olan parasızlıktan ölmüş veya zor durumda olan her canlının, çocuğun, kadının, gencin, yaşlının sorumlusu vergisini alan, sosyal devlet olup barınma, sağlık ve yaşatma görevi olan sistemdir. Zengini çok zengin, fakiri bol bir ülke olduk.

Siyaset sen nelere kadirsin ve neler yaptırıyorsun. Hepimiz korkuyoruz bana dokunurlar mı, söylediklerim ve düşündüklerim yüzünden bana bir şey olur mu ve bunun adına da demokrasi diyoruz. Sonuç olarak güç sahipleri düşünen, sorgulayan, eleştiren bir nesil istemiyorlar. Biat et, rahat et zihniyeti ülkenin üzerine kara bulut gibi çökmüş durumda.

HÜLYA ÇAKICI

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder