Kıvırtmaya gerek yok...


Bu dünya hem hoştur, hem de boştur. Konuşma balonlarının içi boşalınca, yer değiştirince fikirler, her şey alt üst olur. Dünyamız çok bilmişlerin, ben bilirimcilerin dünyası. Doğruyu söylemek en kolayı ama bunu her insan yapamaz. İnsanın soruları varoluşundan gelir bu engellenemez. İnsan sorarak, öğrenerek, yaşayarak kendini inşa eder ve sonsuzluğunu kazanır. İnsan olmak için uygulanması gerekenler bunlar kıvırtmaya gerek yok.

Kabul ettiğimiz düşüncelere göre yaşıyor ve hissediyoruz. İnsan düşündüğü şeylere göre şekillenebilen bir varlık ve bu şekillenme olayı duyguları açığa çıkarabiliyor, duyguya göre düşünce şeklimiz de şekillenebilir. Çünkü düşünce ve duygu birbirinden etkilenen iki faktördür. Geri beslemeli şekilde hissettikçe düşünür, düşündükçe daha çok hissederiz. Doğru zamanda doğru hamleleri yapamazsak halimiz kalmayana kadar böyle devam eder.

Olasılıklar dünyasındayız, her an her şey olabilir. En değerli şey zaman olduğuna göre ve harcama şekillerine bakılırsa, insanların büyük bir bölümü kendisini bir hiç olarak görüyor. Yaşam ne getirirse kabul edip, kimsenin hak ve özgürlüğümüzü almasına izin vermeden yaşamak gerekiyor. Anlık düşünceler, anlık refleksler, anlık üzüntüler hayat bunlardan ibaret, bir gün güneşli, bir gün bulutlu.

İnsan her durumda cesaretli ve metanetli olmalı, ne kadar pozitif bakarsak bakalım yaşadıklarımız ve yaşattıklarımız içinde bulunduğumuz koşullardan dolayı negatif düşünceyi, bakış açısını bir adım öne çıkarıyor. Yine de elimizdeki her şey alınmış olsa da inancımızı yitirmeden bütün gücümüzle çalışıp bir mucize yaratabiliriz. Uzun hikayelerin kısa hikayelere hep bir hayat borcu vardır.

HÜLYA ÇAKICI

http://hthayat.haberturk.com/blog/haber/1057719-kivirtmaya-gerek-yok

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Süleyman Demirel'den bir fıkra ile günümüz :)

Ayağınızdaki 6 Güçlü Nokta

Hayat Kişiye Özeldir