13 Ocak 2017 Cuma

Birisi barışı başlatmalı, tıpkı savaşı başlattığı gibi


Birisi barışı başlatmalı, tıpkı savaşı başlattığı gibi.
Stefan Zweig

Savaşları çıkaranların çocukları O savaşlar da asla bulunmazlar. Stefan Zweig tüm kitaplarını okuduğum yazarlardan birisi. Amok Koşucusu ile başlayan (hayranlığım) okumam tüm kitaplarını kapladı ve içinde hiç fire vermedim. İsterdim ki yeni nesil de bu tür kitapları okusun ve bakmaktan çok görebilmeyi öğrensin. Ama çok zor artık. Teknoloji ve yeni türeyen taklit kitaplar zoraki okunuyor artık. Stefan Zweig 2. Dünya Savaşındaki katliamlara dayanamayıp, karısıyla birlikte intihar etmiştir.

İnsanlık freni patlamış bir kamyon da uçurama doğru gidiyor. Gelecek nesillerin durumu hiç iç açıcı görünmüyor. Açlık, sefalet, yoksulluk, işsizlik, göçler, artan şiddet, terör, savaşlar, doğal kaynakların tüketilmesi, iklim değişikliği vs. İnsanoğlu kendi cehennemini kendi hazırlıyor sanki.

Bakıyorum dünya da kadınlar, çocuklar ve hayvanlar hep her türlü şiddete, kötülüğe, tacize, haksızlığa uğrayan onlar. Dünya'yı yönetenler de erkekler ve dünya iyiye doğru değil kötüye doğru gidiyor.

Ortalama 70 yıllık ömürlerini boşa harcayanlarla çevrili etrafımız. Kendileri yetmiyormuş gibi, başkalarını da zorluyorlar. İşte insanın insana kul olduğu bu düzeni yıktığımız gün, kalem kağıda barış ilan eder.

Akıllı dürüsttür veya akıllı olmanın bir kuralı da dürüst olmaktır. Eskilerin çok güzel bir sözü vardır. Değneksiz geziyorlar bunlar. Değnek biz de sırtlarında ha kırıldı ha kırılacak. Memleket iç savaşa doğru at gözlüğünü takmış gidiyor götürülüyor. Ama bilmedikleri de birşey var. İlk önce beden değil kafa kopar. Bir tarafta eğitimli, bilgili, mesleğine saygılı insanımız, diğer tarafta meslek adabından uzak görgüsüz, büyük mevkiye gelmiş basit, küçük insancıklar. Ve sonuçta haksızın zorbalılkla haklandırıldığı, adaletin ve demokrasinin yok edildiği bir yönetim.

Dünyanın en pahalı internetini Türk halkı kullanıyor. Devlet buna göz yumuyor ve rekabet ortamı oluşturacak başka firmaların bu piyasaya girmesini de engelliyor. Çünkü bu alandaki firmalar daha çok kar etsin ve bu firmaların oluşturdukları tek eller bozulmasın. Türk halkı kullanmadığı elektriğin parasını ödüyor. Elektrik dağıtım şirketleri kardan zarar etmesin diye. En son, Zorunlu Trafik Sigortası konusun da sigorta şirketlerine göz yumulması ile, millete attıkları kazık da ortada. Gariban parasız, pulsuz ve işsiz ise IMF'nin dikte ettiği ve vekilleri ve onların reşit olan çocuklarını muaf tutarak yasalaştırdığı, GSS denilen yasa yüzünden bugün hiç almadığı bir sağlık hizmeti için hiç olmayan geliri üzerinden devlete her ay haraç ödemekte daha doğrusu ödeyememekte ve bu GSS yüzünden bugün milyonlarca insan devlete haybeden milyarlarca lira borçlu durumdadır.
Milleti yoksullaştırıcı politikalar yüzünden bankaların ağına düşen, bankalara milyarlarca lira borçlu olan milyonlarca insandan hiç bahsetmeyelim. Böyle onlarca örnek sıralayabiliriz. Millet resmen uluslararası şirketler tarafından soyuluyor ve soygunun resmen bekçiliğini, korumalığı yapılıyor.
Bedava yaşıyoruz bedava! Şimdi ise tam tersi. Bedava / boş / gereksiz ödüyoruz paraları. Bedeli ödeyen, ödemeyen, yardım eden vs. hep belli.

Kişisel menfaatler dışında ne ilkesel bir duruş var, ne de insani bir kaygı. Ne bana ne diyebiliyorsun, ne hiç birşey olmamış gibi yaşayabiliyorsun. Ne gücün var değiştirmeye bu kadar saçmalığı, ne de kabullenen bir vicdanın bunca haksızlığı. İnsan olana azap, ızdırap bir ülke.
İnsanlar iyice tuhaf olmuşlar bu ülkede çok ağır olan şeyler normal gibi gelir olmuş. İllaki duyarli mantıklı insanlar da çok ama bir acayip toplum olduk. Dilerim bir an önce özüne döner bu millet.

Ortak menfaatler söz konusu olunca kişiler dilsiz, kör ve şeytan olurmuş. En tehlikeli silahları üretip satan ve milyonlarca masum insanın ölümüne sebep olan cahiller değil, bilgili canilerdir. İnsanlık ve doğa yararına kullanılmayan bilim zulme ve sömürüye hizmet eder.

HÜLYA ÇAKICI

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder