30 Kasım 2016 Çarşamba

Geç gelen adalet gerçekten adalet mi?


Gerçeklerin bir gün mutlaka ama mutlaka ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır...

Yıl 1968 ABD ordusu 500.000 askeriyle Vietnam'ın tuzaklarla dolu tropikal ormanlarında boğulmuştu... Vietnam Halk Kurtuluş Ordusu gerillaları bir türlü yok edilemiyor aksine pusularla ağır kayıplar verdiriyordu. Ordunun morali günden güne zayıflıyordu sonunda tümen komutanından emir geldi. 'Gerilla şüphesi olan yerde kadın çocuk, yaşlı yatalak canlı ne görürseniz öldürün.'

Tarih 16 Mart 1968 sabah saat 08.00, American tümeninin Charlie bölüğü, Vietnam’ın Son My yöresindeki My Lai köyü ve çevresine bir operasyon başlattı. Köy önce topa tutuldu. Sonra 1.ve 2. müfrezeler ateş ederek köye daldı. Hiç gerilla yoktu. Halkın hepsi kadın, çocuk ve yaşlılardan oluşuyordu. Hepsini öldürmeye başladılar. Yaralıları süngülediler. Kızların ırzına geçtiler. Kadınların memelerini kestiler. İnsanların çocuklarını saklamaya çalıştığı barakalara elbombası attılar. 100’den fazla insanı bir hendeğe doldurup taradılar. Lav silahlarıyla ahırları yaktılar. Katliam 4 saat sürdü. Dört saat sonunda 504 kadın, çocuk ve yaşlı öldürüldü. Sonra olay örtbas edildi. Kimsenin bu vahşetten haberi bile olmadı.

Aradan bir yıl geçti. Tarih 12 Kasım 1969. Amerikalı gazeteci Seymour Hersh, uzun bir araştırma sonunda My Lai katliamını canlı tanıklarıyla, şahitleriyle tüm dünyaya duyurdu. Yazdıkları tüyler ürpertici idi. Kendisini önce vatan haini ilan ettiler. Ancak Hersh'in haberi o kadar belgelerle doluydu ki sonunda Amerikan Ordusu katliamı kabul etmek zorunda kaldı. Ve suçlular yargılandı... 

Suçlular yargılanmadı. Bu katliamdan bir subay sorumlu tutuldu ve 3 yıl mahkumiyeti sonrası başkan Nixon tarafından affedildi.

Tarih yüzüne bakılmayacak insanlar biriktiriyor. Diktatörler, katiller, ırkçılar, korkaklar, hırsızlar ve tüm olanlara susanlar...

Deveye sormuşlar, neren eğri? diye. Nerem doğru ki demiş. Şu doğru yapıldı denilebilecek şey o kadar az ki... Üzüntü bile duymayan, bahaneden başka bir şey bilmeyenlerin geleceğinin yanlışlarla dolu olması normal değil mi?

HÜLYA ÇAKICI 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder